Bir Zamanlar Emekli Maaşıyla Altın Alınırdı…

Mehmet Leblebici

25-11-2025 08:37

 

Yılbaşı yaklaşırken emeklilerin aklında tek bir soru var: “Bu kez ne kadar zam alacağız?” Aslında bu soru, sadece bir rakam beklentisi değil… Bir neslin sessiz ama derin hayal kırıklığının da özeti. Bugün emekliler, pazara çıkarken iki kez düşünüyor, torununa harçlık verirken eski cömertliğini arıyor. Oysa 1990’lı yıllarda tablo bambaşkaydı.

Emekli maaşı, bir hanenin onuruyla yaşayabileceği ölçüde güçlüydü. Pek çok emekli maaşıyla altın alır, kenara koyar, “yarına güven” denen şeyi hissederdi. 90’lar her şeye rağmen farklıydı. Emekli maaşı, çalışarak geçirilen on yılların karşılığı olarak bir değere sahipti. İnsanların cebine para girdiğinde yüzleri güler, “birikim” kelimesi sadece sözlükte değil, günlük hayatta da karşılık bulurdu.

Şimdi emekliler yılbaşı zammını konuşuyor ama aslında konu sadece zam değil. Konu pazarda fiyat sormadan alışveriş yapabilmek… Faturayı öderken yüzünün kızarmaması… Bir hastaneye giderken “acaba bu ayın sonunu getirebilir miyim?” diye düşünmemek… Torununa bir çikolata alırken bile iki kere hesap yapmamak…

Yıllarca çalışmış, üretmiş, ülkesine hizmet etmiş milyonlarca insan, hayatlarının en sakin olması gereken dönemini, geçim kaygısının gölgesinde geçiriyor. Çünkü en acı gerçek şu: Emekliler artık maaşıyla altın alamıyor; ne yazık ki bazen pazar filelerini bile dolduramıyor. Yılbaşı zammı, belki geçici bir nefes olur.

Ama esas ihtiyaç, emeklilerin hayatını gerçekten kolaylaştıracak, yılların emeğini onurlandıracak kalıcı ve adil bir düzenlemedir. Bir zamanlar emekli maaşıyla altın alınırdı. Bugün ise emekliler, eski günlerdeki gibi “altın değerinde” bir yaşam umuduyla yeni yılı bekliyor. Türkiye’de milyonlarca emekli, yıllarca çalıştıktan sonra hak ettikleri huzuru bulmayı hayal ederken, maalesef çoğu, temel ihtiyaçlarını karşılamada bile zorlanıyor.

Özellikle kira yükü, emekli maaşlarının üzerindeki en büyük kambur hâline geldi. Son yıllarda artan yaşam maliyetleri, enflasyon ve kira zamları, sabit gelirli emeklinin belini büküyor. 90’lı yıllarda emekli maaşıyla market alışverişi, küçük birikimlerle tatil yapmak mümkündü; bugün ise maaşın yarısı sadece kiranın ödenmesine gidiyor.

Kalan azıcık para ise elektrik, su, doğalgaz ve gıda masrafları arasında tükeniyor. Bu durum, toplumun sessiz krizi hâline geldi. Emekliler, maaşlarını ek gelirle tamamlamaya çalışıyor; bazısı çocuklarından destek alıyor, bazıları ise temel ihtiyaçlarını kısmak zorunda kalıyor. Kira ödemek için endişelenen bir emekli, bu hakkını yaşayamıyor. Çözüm için acil önlemler şart.

Kira desteği, sosyal yardımların artırılması ve emekli maaşlarının enflasyon karşısında reel değerinin korunması, hükümetin öncelik vermesi gereken konular olmalı. Aksi hâlde, her geçen gün artan kira yükü, emeklilerimizi borç batağına sürüklemeye devam edecek. Toplumun en değerli kesimi olan emeklilerimizin huzuru, yalnızca onların değil, hepimizin sorunudur. Onların hak ettiği rahat ve güvenli yaşamı sağlamak, sosyal adaletin de gereğidir.

leblebici0202@gmail.com

 

 

 

DİĞER YAZILARI Ekranlarda Gürültü, Sokakta Sessizlik 01-01-1970 03:00 Parmak Ucunda Bir Dünya, Zihnin Ucunda Bir Boşluk 01-01-1970 03:00 Silahın Gölgesinde Eğitim: Siverek’te Yaşananlar ve Toplumsal Çöküşün Aynası 01-01-1970 03:00 Petrolün Gölgesinde Akan Kan 01-01-1970 03:00 “Rehavet” Diyen Dile İtirazım Var 01-01-1970 03:00 11 İl, Tek Acı: 6 Şubat’ın Bitmeyen Gecesi 01-01-1970 03:00 Vatandaşın Gündemi Değişmedi: Geçim Derdi 01-01-1970 03:00 Sözle Değil Hizmetle Konuşan Bir Başkan: Tutdere 01-01-1970 03:00 Türkiye’yi Bekleyen Büyük Göç Tehlikesi: İran Senaryosu 01-01-1970 03:00 Adıyaman’dan Yükselen Dijital Dönüşüm: VayCard’ın 2026 Vizyonu 01-01-1970 03:00 10 Ocak: Görünmeyen Emeğin Günü 01-01-1970 03:00 Esnafın Sessiz Çığlığı: Kira 01-01-1970 03:00 2026’ya Zamlarla Uyandık 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret, Asgari Hayat 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret Artışı: Rakam Büyüdü, Hayat Küçülüyor 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Gidenler İşçiydi, Bugün Gidenler Gençlik 01-01-1970 03:00 Altındaki Hızlı Yükseliş 01-01-1970 03:00 Kitap Okumayan, Çalışmayan, Hazıra Konan Bir Neslin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Küçük Eller, Ağır Yükler 01-01-1970 03:00 Tütün: Çiftçinin Emeği, Geçim Kapısı, Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 “10 Kasım: Bir Milletin Küllerinden Doğuşunun Hatırası” 01-01-1970 03:00 Yarım Kalan Çocuklukların Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tütünü: Emeğin, Alın Teriyle Yoğrulan Ekmeğin Adı 01-01-1970 03:00 Dördüncü Kuvvet; Medya… 01-01-1970 03:00 Filistin ve Gazze Bizim Kırmızı Çizgimizdir 01-01-1970 03:00 Deprem Bölgesinde Buruk Bayram 01-01-1970 03:00 Sana da Merhaba 2025! 01-01-1970 03:00 Halkın Tek Derdi, Geçim Derdi! 01-01-1970 03:00 Depremden Sonra Hayata Yeniden Başlamak 01-01-1970 03:00 Hısn-i Mansur Kalesi Kaderine Terk Edildi 01-01-1970 03:00 Mesafe Kat Ederek Hizmete Ulaşmak 01-01-1970 03:00 Adıyaman’da Zorlu Sınav 01-01-1970 03:00