Bugün, kamuoyunu doğru, tarafsız ve hızlı bir şekilde bilgilendirmek için emek veren tüm gazetecilerin günü.
Gerçeklerin peşinde koşarken zorluklara, baskılara ve engellere rağmen kalemini doğruluktan ayırmayan gazeteciler, demokrasinin ve özgür düşüncenin en önemli savunucularıdır.
Basın; toplumun gözü, kulağı ve sesidir. Bu anlamlı günde, mesleğini onurla icra eden, halkın haber alma hakkı için gece gündüz çalışan tüm gazetecileri saygı ve minnetle selamlıyorum.
Bugün 21 Ekim… Takvim yapraklarında sıradan bir gün gibi görünebilir. Oysa bu tarih, kalemiyle, objektifiyle, mikrofonuyla gerçeğin izini süren gazeteciler için özel bir anlam taşır. Çünkü bugün, Dünya Gazeteciler Günü.
Gazetecilik; sadece haber yazmak, bir olayın detaylarını aktarmak değildir. Bazen yağmur altında, bazen enkaz başında, bazen de bir savaşın ortasında, halkın doğru bilgiye ulaşması için verilen bir mücadeledir.
Bir gazetecinin kalemi, sadece mürekkep değil, aynı zamanda cesaret ve sorumluluk taşır.
Bugün, hakikatin ışığını karanlığa taşıyan, susturulmaya çalışılsa da kaleminden vazgeçmeyen tüm gazetecileri anma günüdür.
Kimi zaman bir satır haberle bir hayatı kurtaran, kimi zaman toplumun vicdanı olan bu insanların emeği, demokrasinin en güçlü temellerinden biridir.
Unutmamak gerekir ki özgür basın, özgür bir toplumun güvencesidir. Sansürün değil, şeffaflığın; yalanın değil, gerçeğin hüküm sürdüğü bir medya düzeni, geleceğe umutla bakabilmenin de anahtarıdır.
6 Şubat depremlerinde yaşamını yitiren gazeteci meslektaşlarımı ve görevi başında katledilen gazetecileri saygıyla anıyorum. Bu özel günde; kalemiyle, sesiyle, görüntüsüyle hakikatin izini süren tüm meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Gerçeklerin gölgesinde değil, ışığında kalmanız dileğiyle…
leblebici0202@gmail.com