Günlük yaşamın koşturmacası içerisinde sokaklarda, parklarda, deniz kenarlarında ve akarsu kıyılarında sıklıkla karşılaştığımız küçük bir nesne: Sigara izmariti. Çoğu insan için tüketildikten sonra önemsenmeyen ve yere atıldığında kısa sürede ortadan kaybolduğu düşünülen bu küçük atık, aslında doğanın karşı karşıya olduğu en ciddi çevre kirliliği kaynaklarından biridir.
Türkiye genelinde milyonlarca insan tütün ürünü tüketirken geriye kalan milyarlarca izmarit, çevre bilincinin yetersizliği nedeniyle doğrudan doğaya bırakılıyor. Oysa sigara izmaritleri yalnızca görüntü kirliliğine neden olan sıradan atıklar değil, aynı zamanda ekolojik dengeyi, su kaynaklarını ve canlı yaşamını tehdit eden tehlikeli atıklardır.
Türkiye'de her yıl ortalama 120 milyar adet sigara tüketildiği belirtiliyor. Bu rakam, günlük ortalama 320 ila 350 milyon adet sigaraya karşılık geliyor. Tüketilen sigaraların önemli bir bölümünün uygun atık alanlarına değil, sokaklara, kaldırımlara, parklara, rögarlara, sahillere ve su kenarlarına atıldığı düşünüldüğünde ortaya çıkan çevre kirliliğinin boyutu daha iyi anlaşılıyor. Tahminlere göre her gün 150 ila 200 milyon sigara izmariti doğrudan çevreye karışıyor.
İzmaritlerin küçük olması, verdikleri zararın da küçük olduğu anlamına gelmiyor. Sigara filtreleri, doğada kolayca çözünmeyen selüloz asetat adı verilen plastik bir maddeden üretiliyor. Bu filtreler yıllarca doğada kalabiliyor, zamanla parçalanarak mikroplastiklere dönüşüyor ve toprağa, yer altı sularına ve su kaynaklarına karışıyor.
Üstelik sigara izmaritleri yalnızca plastik atık niteliği taşımıyor. Kullanılmış filtrelerde nikotin, arsenik, kadmiyum, kurşun ve çeşitli zararlı kimyasal kalıntılar bulunabiliyor. Yağmur sularıyla birlikte kanalizasyon sistemlerine, derelere, nehirlere, göllere ve barajlara ulaşan bu atıklar, su ekosistemleri açısından ciddi risk oluşturuyor.
Denizlere ve sahillere ulaşan izmaritler, balıklar, kuşlar ve diğer su canlıları tarafından yiyecek sanılarak yutulabiliyor. Bu durum canlıların sindirim sistemlerinde sorunlara, zehirlenmelere ve ölümlere neden olabiliyor. Daha da önemlisi, mikroplastikler ve zararlı maddeler besin zincirine dahil olarak insan yaşamını da tehdit ediyor. Bir başka ifadeyle doğaya bıraktığımız atıklar, farklı yollarla yeniden sofralarımıza kadar ulaşabiliyor.
Sigara izmariti kirliliğinin bir diğer önemli boyutu ise ekonomik ve toplumsal maliyetidir. Sokaklarda, parklarda ve ortak kullanım alanlarında biriken izmaritlerin temizlenmesi ciddi bir iş gücü ve kaynak gerektiriyor. Kanalizasyon ve yağmur suyu giderlerine ulaşan atıklar, altyapı sistemlerinde tıkanmalara ve çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Tütün kullanımının sağlık sistemi üzerindeki yükü de düşünüldüğünde meselenin yalnızca çevre temizliğiyle sınırlı olmadığı açıkça görülüyor.
Çevre kirliliğinin toplumsal yaşam üzerindeki etkileri de göz ardı edilmemelidir. İzmaritlerle dolu kaldırımlar, parklar ve sahiller yalnızca görüntü kirliliği oluşturmaz; aynı zamanda çevreyi kirletmenin sıradanlaşmasına ve toplumsal duyarlılığın zayıflamasına neden olur. Ortak yaşam alanlarına gösterilmeyen özen, zamanla diğer çevre sorunlarının da normal karşılanmasına zemin hazırlar.
Doğaya, gelecek nesillere bırakacağımız temiz su kaynaklarına ve birlikte yaşadığımız canlılara karşı sorumluluğumuz var. Bir sigara izmaritini yere atmak belki birkaç saniyelik bir davranış gibi görülebilir. Ancak bu davranışın doğada bıraktığı iz yıllarca devam edebilir. Küçük görünen bu sorumsuzluk, milyonlarca kez tekrarlandığında büyük bir çevre felaketine dönüşür.
Bu nedenle çevre bilincinin çocuk yaşlardan itibaren kazandırılması, okullarda ve toplumsal yaşamın her alanında farkındalık çalışmalarının artırılması büyük önem taşıyor. Kamusal alanlarda izmaritlerin uygun şekilde toplanabilmesi için gerekli imkânların yaygınlaştırılması, çevreyi kirleten davranışlara karşı caydırıcı uygulamaların hayata geçirilmesi ve sigara üreticilerinin çevresel sorumluluklarının artırılması da çözümün önemli parçalarıdır.
Unutulmamalıdır ki temiz bir çevre yalnızca kurumların değil, toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğudur. Yere atılan her izmarit, geleceğimizden eksilen bir temiz çevre parçasıdır. Doğayı korumak büyük adımlarla başlamak zorunda değil. Bazen atılması gereken en önemli adım, elimizdeki küçük bir izmariti yere atmamak kadar basittir.
leblebici0202@gmail.com