Hısn-i Mansur Kalesi Kaderine Terk Edildi

Mehmet Leblebici

27-12-2022 22:17

Adıyaman ilimizin belki de en güzel mekanları arasında yer alan Hısn-i Mansur Kalesi’nin şu an ki hali vatandaşlarımızı oldukça rahatsız ediyor. Adeta kaderine terk edilmiş olan bu kalenin içler acısı durumu vatandaşların tepkisine neden oluyor. İlimizin en gözde merkezinde yer alan bu kalede yapılan uygunsuz davranışlar konusu da başlı başına bir sorun. Bu konuda Adıyaman Belediyesi’nin hiçbir şekilde önlem almamasına anlam getiremiyorum.

İlimizin en gözde merkezi arasında yer alan bu kalenin bir şekilde halkın hizmetine açılması gerekiyor. Ne bekçisi ne de güvenlik kamerası olan bu kalenin bu şekilde kaderine terk edilmesine bir anlam getirmek elde değil. Halbuki bu gibi otantik mekanlar lokantalara ve çay bahçe işletmelerine kiraya verile bilinir. Yanı başımızda bulunan Şanlıurfa ilinde tarihi Şanlıurfa kalesine çıkarken birçok işletmenin burada hizmet verdiğini görüyoruz.

Adıyaman ilimizde de şehrimizin tek kalesi olan Hısn-i Mansur kalesinde böyle bir hizmet neden verilmesin. Bu gibi hizmetleri yapmak için projeci olmak gerekir. Diyarbakır iline gittiğimiz zamanda aynı şekilde tarihi hanların ve konakların lokanta ve çay içmek için özel bir şekilde donatılan yerler olduğunu görüyoruz. Adıyaman ilimizde ise insanların gidip oturabilecekleri yerler oldukça sınırlı. Bu konuda çevre illerimize göre geride kaldığımızı kabul etmemiz gerekiyor.

Çarşı merkezine giden bir insan Adıyaman kalesine çıkarak çay içmek istese böyle bir şansı yok. Çünkü kaleye çıktığınızda büfelerin kapalı olduğunu görüyorsunuz. Bir de kalenin çevresinde hep gençlerin uygunsuz davranışlarıyla karşılaşıyorsunuz. Bir defa kalenin her bir yanı güvenlik kameraları ile çevrili olmuş olsa kesinlikle uygunsuz davranışlar olmaz. Ve kalenin çevresinde güvenlikçiler devriye atmış olsa o mekan ailelerin tercih ettiği mekanlar arasında yer alır.

Sanat sokağı konusuna gelince bu sokakta yer alan bazı dükkanların kapıları kırılmış vaziyette. Kim bilir bu dükkanlarda geceleri kimler yatıyordur. Zaman zaman madde bağımlılarının da orda olduğunu iddia eden mahalle sakinleri, bu sokağın başıboş bir şekilde bırakılmasından da şikayetçiler. Bir defa her şeyden önce bu sokağın güvenli hale dönüştürülmesi gerekir. Bu konuda görev Adıyaman Belediyesi’ne düşmektedir.

Sokağın aydınlatma sistemleri güçlendirilerek her köşesine güvenlik kameraları yerleştirilmelidir. İşte o zaman sokağın güvenirliği artmış olur. Zaten bu sokağın içerisinde girdiğinizde kalenin duvarlarına boyalarla zarar verildiğine şahit oluyorsunuz. Her adımda bir duvara yazılar yazılmış. Defalarca bu yazıların üzeri kapatılsa bile aynı şekilde vurdum duymaz kişiler yine bu duvarları kirletmekten vazgeçmiyorlar.

Devletin bu gibi gençleri güvenlik kameralarından takip edip tespit etmesi gerekir. Çünkü devletin malına zarar vermek kadar kötü bir davranış yoktur. Devletimizin yapmış olduğu bir hizmet biz vatandaşların vergileriyle yapılmaktadır. Fakat ilimizde devletin malına zarar vererek kalenin duvarlarına çirkin yazılar yazan bu kişiler ne hikmetse yakalanmıyorlar. Olması gereken durum ise bu gibi kişilere en ağır şekilde para cezası veya farklı cezaların uygulanmasıdır.

Bu konunun sonlarına gelirken bakalım köşem yayınlandıktan sonra Adıyaman kalesi çevresinde güvenlik önlemleri alınacak mı? Burada güvenlikçiler olacak mı? Bunları göreceğiz. Benim amacım sadece gerçekleri yazmak. Köşe yazımı okuyan Adıyaman Belediyesi’nin yetkilileri “Köşe yazını yazarken çok abartmışsın” dediklerinde onlarla birlikte kalenin bulunduğu alanı gezebiliriz. Bir defa sanat sokağı içerisinde yer alan sembolik bir çeşmeye bile zarar vererek kırmışlar.

Bu alanın yapılacağı günü beklerken, her defasında oradan geçtiğimde buranın da onarılmamasına şahit oldum. Ülkemizin hangi iline giderseniz gidin mutlaka sanat sokaklarının çok modern bir görünümde olduğunu görürsünüz. Adıyaman ilimizde ise kimse kusura bakmasın ama sanat sokağımız sanki derme çatma bir sokak görünümünde. Bu konuda farklı illerinde sanat sokakları örnek alınamaz mıydı? Demek ki; kimse farklı bir ildeki örnek projeyi kendi iline örnek almayı düşünmüyor.

İlimize yıllar evvel bir Keleş Konağı kazandırıldı. Bu konakta halka kapalı. Allah aşkına ilimizde vatandaşın gidip oturacağı kaç tane tarihi veya otantik görünümlü yer var. Keleş Konağı gibi önemli bir tarihi dokuya sahip olan bir mekanın halkın hizmetine açılması gerekir. Lakin sosyal medyada gördüğümüz kadarıyla bu tarihi mekan sadece özel toplantıların yapıldığı bir mekan olarak hizmet veriyor. Bu konuda bir iyileştirmenin olması gerektiğini düşünüyorum.

Tamam o mekan devlet yetkililerinin ağırlanmasında mutlaka kullanılmalı. Fakat gündüz vakitlerinde de vatandaşlarımıza açık hale getirilmelidir. Diyarbakır iline gittiğimiz zaman her hanın ve tarihi evin vatandaşın hizmetine açıldığını görürüz. Ahmet Arif’in evinin bulunduğu mekan bile insanlar çaylarını ve içeceklerini içecekleri yerler olarak halkın hizmetine açılmış. Adıyaman ilimizde ise böylesine tarihi bir tane mekan bile yok.

leblebici0202@gmail.com

 

DİĞER YAZILARI Ekranlarda Gürültü, Sokakta Sessizlik 01-01-1970 03:00 Parmak Ucunda Bir Dünya, Zihnin Ucunda Bir Boşluk 01-01-1970 03:00 Silahın Gölgesinde Eğitim: Siverek’te Yaşananlar ve Toplumsal Çöküşün Aynası 01-01-1970 03:00 Petrolün Gölgesinde Akan Kan 01-01-1970 03:00 “Rehavet” Diyen Dile İtirazım Var 01-01-1970 03:00 11 İl, Tek Acı: 6 Şubat’ın Bitmeyen Gecesi 01-01-1970 03:00 Vatandaşın Gündemi Değişmedi: Geçim Derdi 01-01-1970 03:00 Sözle Değil Hizmetle Konuşan Bir Başkan: Tutdere 01-01-1970 03:00 Türkiye’yi Bekleyen Büyük Göç Tehlikesi: İran Senaryosu 01-01-1970 03:00 Adıyaman’dan Yükselen Dijital Dönüşüm: VayCard’ın 2026 Vizyonu 01-01-1970 03:00 10 Ocak: Görünmeyen Emeğin Günü 01-01-1970 03:00 Esnafın Sessiz Çığlığı: Kira 01-01-1970 03:00 2026’ya Zamlarla Uyandık 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret, Asgari Hayat 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret Artışı: Rakam Büyüdü, Hayat Küçülüyor 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Gidenler İşçiydi, Bugün Gidenler Gençlik 01-01-1970 03:00 Altındaki Hızlı Yükseliş 01-01-1970 03:00 Kitap Okumayan, Çalışmayan, Hazıra Konan Bir Neslin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Emekli Maaşıyla Altın Alınırdı… 01-01-1970 03:00 Küçük Eller, Ağır Yükler 01-01-1970 03:00 Tütün: Çiftçinin Emeği, Geçim Kapısı, Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 “10 Kasım: Bir Milletin Küllerinden Doğuşunun Hatırası” 01-01-1970 03:00 Yarım Kalan Çocuklukların Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tütünü: Emeğin, Alın Teriyle Yoğrulan Ekmeğin Adı 01-01-1970 03:00 Dördüncü Kuvvet; Medya… 01-01-1970 03:00 Filistin ve Gazze Bizim Kırmızı Çizgimizdir 01-01-1970 03:00 Deprem Bölgesinde Buruk Bayram 01-01-1970 03:00 Sana da Merhaba 2025! 01-01-1970 03:00 Halkın Tek Derdi, Geçim Derdi! 01-01-1970 03:00 Depremden Sonra Hayata Yeniden Başlamak 01-01-1970 03:00 Mesafe Kat Ederek Hizmete Ulaşmak 01-01-1970 03:00 Adıyaman’da Zorlu Sınav 01-01-1970 03:00