Şehrin Esintileri 1

Hanifi Çavuş

17-09-2026 00:20

 

Onlar hep galip,

bizler hep mağlup.

Onlar mağrur,

biz hep mağdur.

Onlar ağa, paşa, bey;

biz hep maraba…

O değil de, Harhar Meydanı’nı bilir misiniz?

12 Eylül Okulu’nu, Zey ile Malatya’ya kadar uzanan yolun yol ayrımını…

İşte şehrin ilk şehir içi dolmuş durağı orada başladı. 2,5 Ford’lar vardı; üstleri demir bagajlı…

Oradan yola çıkar, eski Hükümet Konağı ile eski Emniyet arasındaki yoldan çarşıya iner, Heykel Meydanı’ndan döner, Harhar’a geri gelirdi.

Meydan dediğime bakmayın; iki yolun yol ayrımı olması sebebiyle biraz büyükçe bir yol işte.

Ama şehrin dağ köylerine giden son durağıydı.

Köylü Fırını,

Tuzcu Beyaz Emmi,

Gazeteci Tellal,

Kepekçi Ramo,

Zahireci Veysi (babam),

Mis Lokantası (Şişko Mehmet),

Ataarabacı Yusuf emi,

Elarabacı İbrahim emi..

Biraz daha aşağıda ise belediyenin bakım işletmesi…

Caminin dibinde, el arabasında ciğerci Mısto…

Hemen yanındaki sokakta ise herkesin koşa koşa geldiği kırıkçı avo amca

Sıra sıra bakkallar…

Küçük, şirin bir semtti Harhar.

Herkes birbirini bilirdi.

Köylerin araçları; otobüsler, minibüsler, kamyonetler… Hepsi oradan kalkardı.

Zeylili dostların meşhur katırları…

Pirinden gelen el arabalarındaki mısırlar, salatalıklar, sütler, yoğurtlar…

Dağ köylerimizden gelen, meşhur atlarıyla şapkalı amcalar…

Ve meydandaki at arabalarıyla,

El arabaları ile şehrin güzel yaşamları…

Hemen meydanın köşesinde, Zeyli Hacı Emin’in bahçesindeki incirler…

Velhasıl…

Bizler hep mağlup,

sizler hep galip…

Hanifi çavuş

14 Eylül 2026

Ankara

Onlar hep galip,

bizler hep mağlup.

Onlar mağrur,

biz hep mağdur.

Onlar ağa, paşa, bey;

biz hep maraba…

O değil de, Harhar Meydanı’nı bilir misiniz?

12 Eylül Okulu’nu, Zey ile Malatya’ya kadar uzanan yolun yol ayrımını…

İşte şehrin ilk şehir içi dolmuş durağı orada başladı. 2,5 Ford’lar vardı; üstleri demir bagajlı…

Oradan yola çıkar, eski Hükümet Konağı ile eski Emniyet arasındaki yoldan çarşıya iner, Heykel Meydanı’ndan döner, Harhar’a geri gelirdi.

Meydan dediğime bakmayın; iki yolun yol ayrımı olması sebebiyle biraz büyükçe bir yol işte.

Ama şehrin dağ köylerine giden son durağıydı.

Köylü Fırını,

Tuzcu Beyaz Emmi,

Gazeteci Tellal,

Kepekçi Ramo,

Zahireci Veysi (babam),

Mis Lokantası (Şişko Mehmet),

Ataarabacı Yusuf emi,

Elarabacı İbrahim emi..

Biraz daha aşağıda ise belediyenin bakım işletmesi…

Caminin dibinde, el arabasında ciğerci Mısto…

Hemen yanındaki sokakta ise herkesin koşa koşa geldiği kırıkçı avo amca

Sıra sıra bakkallar…

Küçük, şirin bir semtti Harhar.

Herkes birbirini bilirdi.

Köylerin araçları; otobüsler, minibüsler, kamyonetler… Hepsi oradan kalkardı.

Zeylili dostların meşhur katırları…

Pirinden gelen el arabalarındaki mısırlar, salatalıklar, sütler, yoğurtlar…

Dağ köylerimizden gelen, meşhur atlarıyla şapkalı amcalar…

Ve meydandaki at arabalarıyla,

El arabaları ile şehrin güzel yaşamları…

Hemen meydanın köşesinde, Zeyli Hacı Emin’in bahçesindeki incirler…

Velhasıl…

Bizler hep mağlup,

sizler hep galip…

Hanifi çavuş

14 Eylül 2026

Ankara

hanificvs@gmail.com

DİĞER YAZILARI Gül Abzer Gül 01-01-1970 03:00 Ya Hızır! 01-01-1970 03:00 Şehrim Şubatın Bitmez Sensizliği 01-01-1970 03:00 Korkma Kendin Ol 01-01-1970 03:00 Acelen Ne Mamo, Hele Bir Dur… 01-01-1970 03:00 Kahvehane Gerçeğimiz 01-01-1970 03:00 Şimdi Ne Güzeldir Ali Dağı’ndan Şehri-Yaman’a Bakmak 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Babam’a 01-01-1970 03:00 Bu Gece Kandil… 01-01-1970 03:00 Kendimle Uzun Yol Sohbetlerimden 3 01-01-1970 03:00 YAS I MATEM 01-01-1970 03:00