Türkiye’yi Bekleyen Büyük Göç Tehlikesi: İran Senaryosu

Mehmet Leblebici

14-01-2026 12:45

 

 

İran’da olası bir iç çatışma ya da ABD-İsrail eksenli bir savaş, milyonlarca insanı harekete geçirebilir. Böyle bir senaryo da Türkiye yalnızca bir geçiş ülkesi değil, doğrudan hedef ülke hâline gelebilir. Soru şu: Türkiye bu riske gerçekten hazır mı? Türkiye göç meselesini artık geçici bir sorun olarak ele alamaz.

Çünkü İran’da yaşanabilecek büyük ölçekli bir kriz, bugüne kadar karşılaşılan göç dalgalarından çok daha ağır sonuçlar doğurabilir. 85 milyonu aşan nüfusu, etnik ve siyasal çeşitliliği ve jeopolitik konumu nedeniyle İran kaynaklı bir göç, bölgesel değil kıtasal bir etki yaratır.
Bu hareketliliğin ilk durağı ise coğrafya gereği Türkiye olacaktır. Türkiye-İran sınırı yaklaşık 560 kilometre uzunluğunda. Dağlık, engebeli ve kontrolü zor bir coğrafya. Fiziki güvenlik önlemleri önemli olsa da, kitlesel göçler söz konusu olduğunda tek başına yeterli değildir.

Tarih göstermiştir ki, milyonlarca insanın aynı anda hareket ettiği bir tabloda sınırlar yalnızca yavaşlatıcı rol oynar. Asıl mesele, böyle bir durumda nasıl bir siyasi ve idari refleks gösterileceğidir. Suriye krizinde yaşananlar hâlâ hafızalarda. “Geçici” denilen süreç kalıcı hâle geldi.

Toplumsal gerilimler, ekonomik baskılar ve güvenlik tartışmaları derinleşti. İran’dan gelebilecek bir göç ise çok daha karmaşık olur. Çünkü bu dalga yalnızca sivillerden oluşmaz. Rejim muhalifleri, asker kaçakları, silahlı unsurlar ve farklı istihbarat ağları bu hareketin içine karışabilir.

Bu nedenle İran senaryosu, yalnızca insani değil; açık biçimde bir ulusal güvenlik sorunudur. En büyük risklerden biri, Türkiye’nin bir kez daha Batı ile Doğu arasında “tampon ülke” rolüne itilmesidir.

Avrupa sınırlarını kapatırken, yükün büyük bölümünün Türkiye’ye bırakılması yeni değildir. Ancak bu kez söz konusu olan sayıların ve risklerin çok daha büyük olmasıdır. Plansızlık hâlinde bedel; ekonomi, sosyal yapı ve iç siyaset üzerinden tüm topluma yayılır.

Türkiye’nin böyle bir senaryoya karşı refleksif değil, önleyici politikalar üretmesi gerekir. Açık kapı yaklaşımı yerine; sınır ötesi kontrol mekanizmaları, uluslararası yük paylaşımını zorunlu kılan anlaşmalar, sınırlı, denetimli ve güvenlik taramasına dayalı kabul sistemi, olmazsa olmazdır.

Kriz çıktıktan sonra atılacak adımlar, çözüm değil yalnızca hasar kontrolü olur. İran senaryosu uzak bir ihtimal olarak görülmemeli. Ortadoğu’da krizler genellikle “olmaz” denilen anda patlak verir. Devlet aklı ve kamuoyu, bu riski bugünden tartışmak zorundadır.
Aksi hâlde bir sabah uyanırız ve artık planları değil, bedelleri konuşuruz. Peki sizce Türkiye, İran’dan gelebilecek olası bir kitlesel göçe gerçekten hazır mı? Yoksa bu konuda da her zamanki gibi krizi yaşadıktan sonra mı önlem almaya çalışacağız?
leblebici0202@gmail.com

 

DİĞER YAZILARI Ekranlarda Gürültü, Sokakta Sessizlik 01-01-1970 03:00 Parmak Ucunda Bir Dünya, Zihnin Ucunda Bir Boşluk 01-01-1970 03:00 Silahın Gölgesinde Eğitim: Siverek’te Yaşananlar ve Toplumsal Çöküşün Aynası 01-01-1970 03:00 Petrolün Gölgesinde Akan Kan 01-01-1970 03:00 “Rehavet” Diyen Dile İtirazım Var 01-01-1970 03:00 11 İl, Tek Acı: 6 Şubat’ın Bitmeyen Gecesi 01-01-1970 03:00 Vatandaşın Gündemi Değişmedi: Geçim Derdi 01-01-1970 03:00 Sözle Değil Hizmetle Konuşan Bir Başkan: Tutdere 01-01-1970 03:00 Adıyaman’dan Yükselen Dijital Dönüşüm: VayCard’ın 2026 Vizyonu 01-01-1970 03:00 10 Ocak: Görünmeyen Emeğin Günü 01-01-1970 03:00 Esnafın Sessiz Çığlığı: Kira 01-01-1970 03:00 2026’ya Zamlarla Uyandık 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret, Asgari Hayat 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret Artışı: Rakam Büyüdü, Hayat Küçülüyor 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Gidenler İşçiydi, Bugün Gidenler Gençlik 01-01-1970 03:00 Altındaki Hızlı Yükseliş 01-01-1970 03:00 Kitap Okumayan, Çalışmayan, Hazıra Konan Bir Neslin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Emekli Maaşıyla Altın Alınırdı… 01-01-1970 03:00 Küçük Eller, Ağır Yükler 01-01-1970 03:00 Tütün: Çiftçinin Emeği, Geçim Kapısı, Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 “10 Kasım: Bir Milletin Küllerinden Doğuşunun Hatırası” 01-01-1970 03:00 Yarım Kalan Çocuklukların Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tütünü: Emeğin, Alın Teriyle Yoğrulan Ekmeğin Adı 01-01-1970 03:00 Dördüncü Kuvvet; Medya… 01-01-1970 03:00 Filistin ve Gazze Bizim Kırmızı Çizgimizdir 01-01-1970 03:00 Deprem Bölgesinde Buruk Bayram 01-01-1970 03:00 Sana da Merhaba 2025! 01-01-1970 03:00 Halkın Tek Derdi, Geçim Derdi! 01-01-1970 03:00 Depremden Sonra Hayata Yeniden Başlamak 01-01-1970 03:00 Hısn-i Mansur Kalesi Kaderine Terk Edildi 01-01-1970 03:00 Mesafe Kat Ederek Hizmete Ulaşmak 01-01-1970 03:00 Adıyaman’da Zorlu Sınav 01-01-1970 03:00