


Bugün Adıyaman teşkilatına güç veren ve her zaman yanlarında olan Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Ergen’e özel teşekkürlerini ileten Taşkın, “Kendilerinin teşkilatımıza verdiği destek ve katkılar bizler için son derece kıymetlidir” ifadelerini kullandı.
Kuruluşundan bu yana Büro Memur-Sen’in, kamu görevlilerinin hak ve menfaatlerini korumak ve çalışma hayatını daha adil bir noktaya taşımak için büyük mücadele verdiğini belirten Taşkın, sendikanın bugün sadece Türkiye’de değil, kamu çalışanlarının en güçlü ve etkili temsilcilerinden biri haline geldiğini aktardı.
Adıyaman’da da aynı anlayışla hareket ettiklerini söyleyen Taşkın, “Şubemiz olarak göreve geldiğimiz günden bu yana üyelerimizle sürekli temas halinde olmaya, onların sorunlarını yerinde dinlemeye ve çözüm üretmeye gayret ettik. İl merkezinde ve ilçelerimizde gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerle üyelerimizin yanında olmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
Taşkın, sendikacılığın sadece masa başında yürütülen bir hak arayışı olmadığını, sahada yapılan çalışmaların önemini vurgulayarak, “Üyelerimizin bulunduğu her yerde olmak, onların sorunlarını dinlemek ve çözüm üretmek bizim en temel sorumluluğumuzdur. Kurum ziyaretlerimiz, istişare toplantıları ve saha çalışmalarımızla teşkilatımızı daha da güçlendirmeye çalışıyoruz” dedi.
Toplu sözleşme sürecinin sendikal mücadelede kritik bir aşama olduğunu belirten Taşkın, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının iyileştirilmesi adına önemli kazanımlar elde ettiklerini ifade etti. “Maaş iyileştirmeleri, sosyal haklar ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi gibi pek çok konuda önemli adımlar atıldı. Ancak yapılacak daha çok iş, alınacak daha çok yol vardır” diyen Taşkın, mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti.
Adıyaman’da üyelerin sorunlarıyla yakından ilgilenmeye devam ettiklerini aktaran Taşkın, “Kurum ziyaretleri, istişare toplantıları, birebir görüşmeler ve sosyal faaliyetlerle hem teşkilatımızı güçlendirmeye hem de üyelerimizle olan bağımızı kuvvetlendirmeye çalışıyoruz. Sendikacılık sadece hak arama mücadelesi değil; aynı zamanda birlik, dayanışma ve kardeşliktir” dedi.
Taşkın, iftar programlarının önemine de değinerek, “Bu sofralar gönüllerin birleştiği, dostlukların pekiştiği ve kardeşliğin güçlendiği sofralardır. Komşularımızı unutmamak ve gönüllere dokunmak hepimizin sorumluluğudur. Bizler sendika olarak sadece üyelerimizin haklarını savunmakla kalmıyor, aynı zamanda sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Çünkü güçlü bir toplum ancak dayanışma ile mümkündür” ifadelerini kullandı.
Ramazan Bayramı’nı kutlayan Taşkın, tüm üyeler, aileler ve millet için iyi dileklerini ileterek, “Bayramlar; birlik ve beraberliğin, kardeşliğin, sevgi ve muhabbetin en güçlü şekilde yaşandığı müstesna günlerdir. Bu vesileyle şimdiden tüm üyelerimizin, kıymetli ailelerinin ve aziz milletimizin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle tebrik ediyor; bayramın ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum. Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul eylesin, birlik ve beraberliğimizi daim eylesin” dedi.
Haber: Ömer Karakuş
Ömer Karakuş















