6 Şubat depremlerinin üzerinden geçerken, şehirlerin silüetini değiştirmeye devam ederken, toplumun ruhsal haritalarında da derin yarıklar açılmaya devam ediyor. Bu yarının en somut örneği, 1 Mayıs İşçi Bayramı'nda Adıyaman sokaklarında yaşandı. Bir zamanların meydanları dolduran coşku, yeri ağır bir sükunete ve kendi kabuğuna çekilmiş bir kente bıraktı.
CHP, DEM Parti, EMEP gibi siyasi oluşumların yanı sıra Eğitim-Sen, Sağlık-Sen, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Baro yönetimi gibi sınırlı sayıda sivil toplum toplantısının temsilcileri yürüyüşte yer aldı. Halk, yürüyüşlerin ve sloganların kendi gerçek dertlerine derman olmadığını acı bir tecrübeyle anlamış görünüyor.
Adıyaman'ın düzenli bayram kutlamalarından eli eteğinin çekmesinin ötesinde, depremin kalıntılarında ve devasa boyutlarda büyüyordu. Şehir, sadece binalarını değil, sağlıklı motivasyonunu da kaybetmiş durumda. İnsanlar artık ideolojik kavgaların veya meydan okumaların uzağında; sadece ayakta kalmanın, evin barkını toplamanın ve günlük rızkının peşinde.
Adıyaman halkının her şeyini kaybetmiş ve kendi kabuğuna çekilmiş durumda. Bu cümle, bugün Adıyaman'ın işleyişini özetliyor. Kolektif bir hareketin parçası olmak, bir parça umut gerektirir. Oysa Adıyamanlılar için artık görünüm, toplumsal taleplerden tamamen bireysel hayatta kalma mücadelesi haline gelmiş. Sonuç olarak; Adıyaman'da bu yıl 1 Mayıs sönük geçişdi; gerçekte bildirimi kaydetti.
huseyin.tur3434@gmail.com