İzafiyetten Teslimiyete

Fatma Tunç

11-07-2026 23:31

 

İnsan, ömrü boyunca kendi elleriyle düğümler atar kaderin ipine. Bir kapıyı bin defa çalar, bir duayı bin defa göğe bırakır, bir hasreti bin defa kalbinde büyütür. Sonra yorulur… Çünkü anlar ki bazı yollar yürümekle değil, beklemekle aşılır.
Teslimiyet, sanıldığı gibi vazgeçmek değildir. Teslimiyet; iradeni tüketip kenara çekilmek de değildir. Teslimiyet, elindeki tohumu toprağa bırakıp filiz vermesini göğe emanet edebilmektir. Çünkü insanın gördüğü bir adımlık yoldur, ilahi hikmetin gördüğü ise bütün menzildir.
Mevlânâ ne güzel söyler: “Sen yola çık, yol sana görünür.” Lakin bazı yollar da vardır ki, insan yürümeyi bıraktığında görünür. Çünkü kaderin bazı kapıları, ısrarla değil, tevekkülle açılır.
Bir tohum düşünün… Toprağın bağrında karanlığa gömülür. Üzeri örtülür, yalnız bırakılır. Eğer dili olsaydı, belki de bunu sonu sanacaktı. Oysa toprağa düşmek onun kayboluşu değil, yeniden doğuşunun başlangıcıdır. İnsan da böyledir. Bazen gecikenler, bazen kaybettikleri, bazen de kapanan kapılar; ilahi rahmetin görünmez elleridir.
Yunus Emre'nin dediği gibi: “Sabır saadete erdirir.” Çünkü sabır, vakti gelmemiş çiçeği zorla açtırmaya çalışmamak, her mevsimin kendi hikmetini taşıdığına inanabilmektir.
Ne çok şeyin peşinden koştuk… Ne çok kapının önünde bekledik… Sonra bir gün geriye dönüp baktık ve anladık ki; bazı dualar kabul olmadığı için kurtulmuşuz. Bazı ayrılıklar olduğu için olgunlaşmışız. Bazı gecikmeler yüzünden kendimizi bulmuşuz. İşte o vakit, İbn Atâullah el-İskenderî'nin şu sözü gönlümüzde yankılanır: “Tedbirin seni meşgul etmesin; çünkü senin için takdir edilen şey mutlaka sana ulaşacaktır.”
İnsan her şeyi omuzlarında taşımaya çalıştıkça ağırlaşır. Fakat her şeyin bir sahibi olduğunu hatırladığı an hafifler. Çünkü tevekkül, yükü bırakmak değil; yükün sahibini bilmektir.
Belki de ilahi sistem, insanın “Ben yetişemem.” dediği yerde devreye girer. Kalbin diz çöktüğü, nefsin sustuğu, ellerin semaya açıldığı o sessiz eşikte… Çünkü bazı mucizeler, insanın gücünün bittiği yerde başlar.
Ve unutmayalım; bazen Rabbimiz bize istediklerimizi değil, ihtiyacımız olanı verir. Biz kapıları sayarken, O menzili hazırlamaktadır. Biz gecikme deriz, O vakit der. Biz kayıp deriz, O koruyuş…
Öyleyse biraz susalım… Biraz bekleyelim… Biraz da göğün bizim için kurduğu görünmez nizama güvenelim. Çünkü insan hikmete teslim olduğunda, kaderin sessiz bahçelerinde ilahi sistem çiçek açmaya başlar.

tun.fatma2016@gmail.com

DİĞER YAZILARI Aklın Minberinde Bin Seyahat 01-01-1970 03:00 Paradigma Yağmurları 01-01-1970 03:00 Geleceğin Cevher Kandili : Bilim 01-01-1970 03:00 Mânânın Çekilişi: Ruhun Sessiz Yoksullaşması 01-01-1970 03:00 Ehliyet Ehemmiyettir 01-01-1970 03:00 Sessizlik Üstün Bir Melodidir 01-01-1970 03:00 Liyakatin Lütufları 01-01-1970 03:00 Gülümsemek Zirvede mi Olmaktır? 01-01-1970 03:00 En Güçlü Yasa mı, En Temiz Vicdan mı? 01-01-1970 03:00 Hayata Çelme Takan Alışkanlıklar 01-01-1970 03:00 Panik Yok Panik Atağın Çaresi Var 01-01-1970 03:00 Fikirler Mucize Olabilir 01-01-1970 03:00