Adıyaman Haber
HV
14 MAYIS Perşembe 15:07

Liyakatin Lütufları

Fatma Tunç
Fatma Tunç
Giriş Tarihi : 30-04-2026 10:01

 

Liyakat, çoğu zaman bir kavram gibi konuşulur ama aslında bir terazidir. Görünmez, sesi çıkmaz; fakat her şeyi yerli yerine koyar. İnsan, bulunduğu yere hak ederek geldiğinde sadece bir mevki kazanmaz; aynı zamanda içsel bir ağırlık, bir denge ve bir sükûnet kazanır.
Hak etmeyen bir yükseliş, dışarıdan parlak görünse de içeride sürekli titrer. Çünkü temelsiz olan şey, en ufak rüzgârda yön değiştirir. Oysa liyakat, insanı rüzgâra değil köke bağlar. Kökü olanın telaşı az olur; çünkü nereye dayandığını bilir.
Bir düşünürün ifadesiyle: “Adalet yerini bulduğunda dünya sessizleşir.” Liyakat de adaletin en sessiz ama en güçlü yüzüdür. Bağırmaz, ilan etmez, gösteriş yapmaz. Sadece doğru olanı doğru yere yerleştirir.
İnsan hayatında en büyük kırılmalar çoğu zaman yanlış yerlerde durmaktan doğar. Kendi kapasitesinin altında ya da üstünde zorlanan her yapı zamanla çatlar. Liyakat ise bu çatlamayı önleyen görünmez bir mühendisliktir. İnsanı kendi ölçüsüne yaklaştırır, kendisiyle uyumlu hale getirir.
Fakat liyakatin en derin lütfu, sadece düzen kurması değildir. Asıl lütuf, insanın kendine yabancılaşmasını engellemesidir. Çünkü insan, hak etmediği bir yerde uzun süre kalınca, önce rol yapmaya başlar, sonra kendini unutur.
Gerçek yerinde olan kişi ise bir şeyi ispatlamak zorunda değildir. Zaten bulunduğu yer onunla konuşur. Başarı bir iddia değil, doğal bir sonuç olur.
Bugün en çok kaybedilen şeylerden biri belki de budur: insanın kendi yerini bilmesi. Çünkü yerini bilen insan, ne başkasını küçültmek zorunda kalır ne de kendini büyütmek için yorulur.
Liyakat, sonunda şunu öğretir: Her şeyin bir ağırlığı vardır ve bu ağırlık doğru ellere verildiğinde dünya daha az gürültülü olur.

tun.fatma2016@gmail.com

YORUMLAR
Marka Flower Çiçekçi