Adıyaman Haber
HV
14 AĞUSTOS Cuma 21:03

Kutsal Maskeli Zalimler

Fatma Tunç
Fatma Tunç
Giriş Tarihi : 14-08-2026 15:36

 

Zulüm, kendisini her zaman zulüm olarak tanıtmaz; bazen adaletin, bazen ahlâkın, bazen dinin, bazen de “iyilik” niyetinin arkasına saklanır. Tarihin en tehlikeli yanılgılarından biri de kötülüğün yalnızca kötü insanlar tarafından yapılabileceğini düşünmektir. İnsan, kendisini haklı gördüğü anda başkasına yaptığı haksızlığı meşrulaştırabilecek kadar güçlü bir savunma mekanizmasına sahiptir. Bu yüzden mesele yalnızca zalimi tanımak değil, zulmün hangi gerekçelerle normalleştirildiğini fark edebilmektir.
Bugün kutsal kelimeleri çokça kullanan herkesin ahlâklı olduğunu varsaymak, hakikati sözlerin içine hapsetmek olur. Bir insanın dilinden adalet düşmüyor olabilir; fakat kendi çıkarına dokunduğunda adaleti terk ediyorsa, söylediği sözlerin değeri davranışlarıyla ölçülmelidir. Çünkü ahlâk, insanın kendisini nasıl tanımladığı değil, gücü eline geçtiğinde başkasına ne yaptığıdır.
Kur'an'ın adalet konusundaki ölçüsü oldukça nettir: “Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adil olun; bu, takvaya daha yakındır.” (Mâide, 5/8) Burada dikkat çekici olan, adaletin sevgiye değil ilkeye bağlanmasıdır. Sevmediğimiz insana karşı bile adil olamıyorsak, savunduğumuz değerleri aslında kendimiz için bir ayrıcalık aracına dönüştürmüşüz demektir.
Üstelik kutsal metinlerin eleştirisi yalnızca dışarıdaki zalime yönelik değildir. Kur'an, “Allah adaleti, iyiliği... emreder” der (Nahl, 16/90); yani iman iddiasının yanında ahlâkî bir sorumluluk da koyar. Bu nedenle başkasının hakkını çiğneyip ardından dindarlık görüntüsü vermek, davranış ile iddia arasındaki çelişkiyi ortadan kaldırmaz.
Psikolojide de insanın kendi davranışlarını haklılaştırma eğilimi iyi bilinen bir olgudur. İnsan, kendisiyle ilgili olumlu benlik algısını koruyabilmek için yaptığı yanlışlara makul açıklamalar üretebilir. Bir başka deyişle, insan bazen kötülüğü inkâr etmek yerine ona daha kabul edilebilir bir isim verir. İntikam “adalet”, baskı “terbiye”, dışlama “koruma”, küçümseme “hakikati söylemek” diye adlandırıldığında davranış değişmez; yalnızca vicdanın onu görme biçimi değişir.
Böylece “kutsal maskeli” zalimlik  tehlikelinin boyutunu ürkünç bir şekilde hissettirmeye başlar.
Çünkü açık bir zalimden korunmak daha kolaydır; fakat kendisini iyi, ahlâklı veya kutsal gösteren birinin zulmünü sorgulamak daha zordur. İnsanlar çoğu zaman davranışın kendisinden önce kişinin sahip olduğu imaja bakar. Oysa bir insanın itibarı, yaptığı haksızlığın delili olmadığı gibi, haksızlığını ortadan kaldıran bir mazeret de değildir.
Bazen zulüm büyük olaylar şeklinde gerçekleşmez. Bir insanın emeğini sistematik biçimde küçümsemek, itiraz hakkını elinden almak, onu çevresinden izole etmek, hakkında gerçeği çarpıtan sözler yaymak veya sürekli suçlu hissettirmek de ciddi bir psikolojik baskıya dönüşebilir. Şiddetin yalnızca fiziksel olandan ibaret olmadığını anlamak, insan ilişkilerindeki görünmeyen yaraları fark edebilmek açısından önemlidir.
Fakat burada kendimize de dürüst olmamız gerekir. Her anlaşmazlığı zulüm, her eleştiriyi kötülük, her reddedilmeyi haksızlık olarak görmek de doğru değildir. Hakikati savunmak, hoşumuza gitmeyen her davranışı zalimlik ilan etmek değildir. Eleştirel olmak kadar kendi hükmümüzü de sorgulamak gerekir. Çünkü adalet, yalnızca başkalarının yanlışlarını teşhis etmek değil; kendi nefsimizin yanlış yapabileceğini kabul etmektir.
Belki de en zor soru budur:
Başkasının maskesini düşürmeye çalışırken kendi maskemizi hiç kontrol ediyor muyuz?
İnsan, kutsal olanı kendisine kalkan yaptığında tehlikeli bir noktaya gelir. Çünkü kutsal değerler insanı sorumluluktan kaçırmak için değil, sorumluluğunu ağırlaştırmak için vardır. Din insana başkalarını yargılama ayrıcalığından önce kendisini hesaba çekme sorumluluğu verir.
Sonunda geriye unvanlar, güzel sözler, gösterişli söylemler veya insanların önünde oluşturulan imaj kalmaz. Geride, insanlara yaşattığımız hayat kalır.
Çünkü hakikat, insanın söylediğiyle değil; söylediğiyle yaptığı arasındaki mesafeyle ölçülür.
Ve hiçbir kutsal maske, zulmü hakikate dönüştüremez.

tun.fatma2016@gmail.com

YORUMLAR
Marka Flower Çiçekçi