EKONOMİ
Giriş Tarihi : 04-12-2021 23:18   Güncelleme : 08-12-2021 01:19

ATSO Başkanı Mustafa Uslu Ekonomide Yaşanan Gelişmeleri Değerlendirdi

Son günlerde Dolar’ın hızlı yükselmesinin ekonomiye etkisi iş dünyasını ne kadar etkiledi? Pandemi sürecinde ekonomide yaşanan son durumu gazetemize değerlendiren Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Mustafa Uslu, önemli mesajlar verdi.

ATSO Başkanı Mustafa Uslu Ekonomide Yaşanan Gelişmeleri Değerlendirdi

 

İş dünyasının pandemi sürecinde yaşadıklarını hatırlatan ATSO Başkanı Mustafa Uslu, sorularımızı yanıtlayarak, işadamlarının beklentilerini okuyucularımızla paylaştı.

2 yıldan bu yana devam eden pandemi süreci iş dünyasını hangi yönde etkiledi?

Allah sonumuzu hayreylersin. Son zamanlarda Türkiye’nin içerisinde bulunduğu ekonomik durum çok kaygan bir zeminde. İnişli ve çıkışlı bir sürecin içerisindeyiz. Bu süreci günlük hayatımızda da yaşıyoruz. Bu durumun ne şekilde olacağını kimse bilemiyor. 2 yıldan bu yana devam eden bu pandemi süreciyle birlikte dünyada olağan üstü durumları yaşamaya alıştık. Pandemi öncesi ve sonrası bir dünyayı istesek te, istemesek te yaşıyoruz. Bizden sonraki nesillerin bu sürece daha çok alışması lazım. Bu tür durumlarla daha çok karşılaşacaklar.

Bugünlerde Dolar’daki yükselişin sebebi ne olabilir?

Önümüzdeki süreçlerde birbirlerine rakip olan devletler savaşla değil de, ekonomik olarak birbirleriyle savaşacaklar. Yani devletler birbirlerini ekonomi üzerinden yok etmeye çalışacaklar. Pandeminin dünyada yaşanmasından sonra her yerde ekonomik olarak bir sıkıntı var. İtalya’da, Almanya’da, ABD’de, İngiltere’de başta olmak üzere ekonomide yaşanan sıkıntılar bütün dünyada yaşanmakta. Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntılar diğer ülkelere göre daha fazla. Bu sıkıntının sebebi dünya devletlerinin Türkiye ile uğraşmasıyla alakalıdır. Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafi konum itibariyle hem kendi konumunda hem de yeni dünya düzeninde önemli bir rol alması nedeniyle içinde bulunduğumuz sıkıntılarla karşı karşıya geliyoruz. Bu durum karşısında moral ve motivasyonumuzu bozmayacağız. Yaşanan bu süreci siyasilere yüklemek insafsızlık olur. Dünya devletleri ülkemizle çok ciddi şekilde uğraşıyorlar. Türkiye’nin İHA, SİHA yapması, savunma sanayinde belirli bir yere gelmesi, Azerbaycan’ın, Ermenistan’a karşı savaşında başarılı olmasının sağlanması, Akdeniz’de petrol aramamız, köprüleri ve havaalanlarını yapmamız dış devletleri rahatsız etti. Bu yapılan işlerden sonra Türkiye bir yere geldi. Bu durumu hazmedemeyen birçok devletler var. ABD başta olmamak üzere Avrupa’nın tamamı bu durumu hazmedemiyor. Geçmişte olduğu gibi bugünde Türkiye, Avrupa ülkelerinin dediğini yapsın, yarın Dolar 4 TL’ye düşer. Ortalık güllük gülistanlık olur. Ve yatırım alanına çok sıcak paralar girer. Ama ondan sonraki süreçte Türkiye 50 yıl geriye gider. Türkiye bazı alanlarda kendini kanıtlar hale geldi. Bir ayın içerisinde Dolar 5 TL artar mı? Bu durumu hiç kimse normal göremez. Bu süreçte ülke olarak sıkıntı yaşıyoruz. Bu durum en çokta asgari ücretlileri etkiledi. Geçen yılın koşullarında 2850 TL alan asgari ücretliler hayatını bu rakamla idame edebiliyorlardı. Ama bugün o parayla asgari ücretliler 15 gün geçinemezler. Bir işveren temsilcisi olarak bunu da açık ve net olarak söylüyorum. 2021 yılının sonuna doğru gidiyoruz. Önümüzdeki süreçte ekonomideki olumsuzluklarla mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu durumları yaşarken ihracatımız artıyor. Yüzde 26 oranında ihracat rakamlarının arttığını, büyümenin sağlandığını görüyoruz. Bu büyüme devletimizin pandemi sürecinde Türkiye’de işverenlere sağladığı imkanlardan dolayı gerçekleşmektedir. Bütün bu olumsuzluklara rağmen üretime arama vermeden devam ettik. Üretim noktasında ciddi bir mesafeyi kat ettik.

Dolar’daki artış acaba ne zaman normal bir seyre geçer?

2023 yılını görmeden ileriye dönük yorumlar yapmak doğru değil. Ekonomistlerin bile yorumları tutmuyor. Gün içerisinde gündem çok çabuk değişebiliyor. İnsanlar gece uyurken bir gündemi takip ederken sabah uyandıklarında apayrı bir gündemle uyanıyorlar. Gündem çok çabuk değişiyor. Dünya devletlerinin birbirleriyle uğraştığı bir dönem içerisindeyiz. Ülke olarak çalışmamız lazım. Bu işin başka bir yöntemi yoktur. Dünyada hiçbir şekilde üretmeden, ürettiklerini satmadan zengin olmuş bir ülke, böyle bir dünya yoktur. Enerji konusunda yılda 5 milyar Dolar’a yakın bir dışa bağımlılığımız var. Güneş enerjisi konusunda bir adım atarsak bu rakamların önüne geçeceğiz. Yarın otomobiller elektrikli çalışacaklar. Bizim yılda 87 milyon ton petrole eş değer güneşle elde ettiğimiz bir varlığa, zenginliğe sahibiz. Heslerimiz, geslerimiz, reslerimiz, yer altı zenginliklerimiz var. Yer altı zenginliklerimizi gün yüzüne çıkarıp katma değere çevirirsek Türkiye’nin olması gereken yere gelmesi için hiçbir endişe görmüyorum. Türkiye’de özellikle siyasilerin tartışmaları bir kenara bırakıp, ekonomiye odaklanmaları gerekir. Önümüzde bir seçim süreci var. İnsanları kırmadan siyasi propagandanı yaparsın, milletin iradesi, tecellisi ne yönde ne olursa kabul edeceksin. Bu sürecin böyle olması lazım. Bu şekilde bir süreç devam ederse bizi güzel günler bekliyor.

Günümüzdeki asgari ücret oranı sizce yeterli mi?

İşveren temsilcisi olarak bugünkü asgari ücretin rakamı insanların açlık sınırının altında olmaması gerekir. Asgari ücretle çalışan insanlarımızın rahat bir şekilde hayatını idame edecek seviyede olması gerekmektedir. 21. yüzyılda o insanların özlük haklarını vermemiz lazım. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V); “İşçinin ücretini alın teri kurumadan önce ödeyiniz.” buyurarak emeğin önemine dikkat çekmiştir ve bu konuda insanlığa yol göstermiştir. İnsanların haklarını vermek bizler için bir vazifedir. Bu anlayışla yola çıkarsak daha rahat bir süreç yaşanır.

Adıyaman’a ikinci organize sanayi bölgesinin yapılması için geçen yıl girişimleriniz olmuştu. Şuanda ikinci organize sanayi bölgesinin son durumu nedir?

Üreteceğiz, ürettiğimizi de dünyada satacağız. Dünyada üreten kişi sayısı çoğalınca pastadaki payda azaldı. Adıyaman’ın teşvik paketinde 6.bölge olması nedeniyle ciddi bir sürece girdik. Bu süreçte ciddi bir talep alıyoruz. Şuanda 100’ün üzerinde yatırımcı bizi bekliyor. Bu işverenlere yer tahsisi verilmesi konusunu ATSO olarak dile getirdik. 5 yıldan bu yana Anadolu’nun üretimin üssünün olacağını söylemekteyiz. Yani üretim burada olacak. Pazar kısmı ise İstanbul başta olmak üzere batı illerimiz olacak. Bu konuda bir ön çalışma yapmamız lazım. Bu konuyu birçok alanda da dile getirdik. Kuyulu (Turuş) Köyü’nün yakınlarındaki 2. OSB’nin kurulmasıyla ilgili olarak ciddi çalışmalarımız var. Sayın Valimiz Mahmut Çuhadar’da bu konuda çok duyarlı ve çok efor sarf ediyor. Bu çalışma şuanda ilgili bakanlıkta. Devlet yetkililerimiz artık kurulacak OSB alanının hazine arazisi olmasına öncelik gösteriyorlar. Bu sebeple bizler 7 bin dönümlük o alana odaklandık. Çadır kentin yeri de ihtisastı. Orası da artık karma alan olacak. 2. OSB’yi hızlı bir şekilde bitirirsek teşvikte 6. bölgede olduğumuz için yatırımcılarımızı ilimize çekeceğiz.

Röportaj: Ömer Karakuş