Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu?

Celil Kocataş

24-03-2026 10:00

 

Şehrin hiç dinmeyen gürültüsü, insanın ruhuna çöken stresi ve her geçen gün daha da içinden çıkılmaz hâle gelen o bitmek bilmeyen keşmekeş, artık insanları yalnızca yormakla kalmıyor; aynı zamanda onları nefes alamaz bir hâle sürüklüyor. Böylesi bir ortamda yaşayan insanlar ise çareyi, doğaya biraz daha yaklaşmakta, toprağa dokunmakta ve şehirden uzak küçük bir sığınak bulmakta arıyor; bu yüzden şehir dışından küçücük bir bahçe alarak, içine doğayla uyumlu, mütevazı bir yaşam alanı kurmak istiyorlar. Ancak ne var ki, bu masum arayışın daha ilk adımında karşılarına dikilen koca bir duvar var: yasaklar, yasaklar ve yine yasaklar…

Peki, sormak gerekiyor: Bu yasakların ardında yatan gerçek mantık nedir ve gerçekten neyi korumayı amaçlıyoruz? Doğayı koruduğumuzu mu düşünüyoruz, yoksa farkında olmadan insanı doğadan koparan bir düzenin devamına mı hizmet ediyoruz?

Ortada görmezden gelinmesi mümkün olmayan, son derece acı bir tablo var; ülkenin dört bir yanında yıllardır ekilmeyen, biçilmeyen, kaderine terk edilmiş ve adeta unutulmuş tonlarca arazi bulunuyor. Bu topraklarda üretim yok, emek yok, bakım yok; toprağın bereketi zamanla küsmüş, sertleşmiş ve adeta canını yitirmiş durumda. Ne var ki, biri çıkıp o sahipsiz toprağı sahiplenmek, onu yeniden hayata döndürmek, birkaç ağaç dikerek yeşertmek ve sadece hafta sonları bile olsa orada huzur bulmak istediğinde, karşısına bir anda yasak tabelaları dikiliyor.

Şimdi açıkça sormak gerekir: Atıl durumda bekleyen, toz ve toprağa gömülmüş o arazilerin kime, ne gibi bir faydası vardır? İnsanlar orayı yeşillendirdiğinde, meyve ağaçlarıyla donattığında ve toprağı yeniden canlandırdığında mı memlekete zarar vermiş oluyor? Sadece birkaç metrekarelik, temelsiz ve doğaya uyumlu bir yapının, koca bir ekosistemi bozduğunu iddia etmek ne kadar gerçekçi olabilir?

Eğer gerçekten mesele doğayı korumak ya da üretimi artırmak olsaydı, bugün o terk edilmiş arazilerin her biri birer yaşam alanına, birer üretim merkezine dönüşmüş olurdu. Ancak gelinen noktada görünen o ki, asıl mesele doğayı korumaktan çok, insanı doğadan uzak tutmak ve onu ruhsuz beton yığınlarının içine hapsetmektir.

Dört duvar arasında sıkışmış, toprağa dokunması engellenmiş, gökyüzünü yalnızca binaların arasından görebilen bir toplumdan ne verim beklenebilir ne de gerçek bir huzur umulabilir. Çünkü insanı topraktan uzaklaştırmak, aslında onu köklerinden koparmak demektir; köklerinden koparılan bir toplum ise zamanla kimliğini, üretkenliğini ve huzurunu yitirir.

Kusura bakılmasın ama toprağa yaklaşanı, ağaç dikeni ve doğayla yeniden bağ kurmaya çalışan insanı cezalandırarak ne üretimi artırmak mümkündür ne de toplumsal huzuru sağlamak. Yasakçı bir anlayışla tarım arazilerini korumaya çalışmak, sorunu çözmek yerine daha da derinleştirmekten başka bir işe yaramaz. Çünkü toprak, onu seven, ona emek veren ve onunla birlikte yaşayan insanla hayat bulur.

Artık insanları betona hapsetmekten vazgeçmek gerekiyor; bırakın bu millet nefes alsın, bırakın insanlar toprağa dokunsun, doğayla yeniden bağ kursun ve kendi köklerine geri dönsün. Çünkü toprağa dokunamayan, doğayla bağını kaybeden bir toplum, aslında çoktan kurumuş demektir.

kocatascelil@gmail.com

DİĞER YAZILARI Köy Yine Karışık; Herkes Bir Üstünlük Kurma Yarışında 01-01-1970 03:00 Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz 01-01-1970 03:00 Şimdi ne olacak, haydeee… 01-01-1970 03:00 Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? 01-01-1970 03:00 Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde 01-01-1970 03:00 Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik 01-01-1970 03:00 Ben Neyi Savunuyorum? 01-01-1970 03:00 O Ney La! 01-01-1970 03:00 Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi 01-01-1970 03:00 Yeni İsimler Er Meydanında 01-01-1970 03:00 Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı 01-01-1970 03:00 “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” 01-01-1970 03:00 Kazananı Olmayan Bir Sınav 01-01-1970 03:00 Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? 01-01-1970 03:00 Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı 01-01-1970 03:00 Köyde Kazan Kaynıyor 01-01-1970 03:00 Kürsü Sizin, Sokak Bizim! 01-01-1970 03:00 Sıradaki Kim? 01-01-1970 03:00 Kutuplaşmanın Dili 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli 01-01-1970 03:00 Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... 01-01-1970 03:00 Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Ramazan Gelince Hatırlanan Vicdan 01-01-1970 03:00 Bir “Şok” Diğerini Sökerken 01-01-1970 03:00 Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün 01-01-1970 03:00 Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar 01-01-1970 03:00 Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? 01-01-1970 03:00 Bir Şehir Dolusu Mağduriyet Yarım Kalan Beton, Tamamlanmayan Sorumluluk 37 Proje, Bir Şehir Dolusu Mağduriyet 01-01-1970 03:00 Bu Ülke Depremden Çok Deprem Şarlatanlarından Çekiyor 01-01-1970 03:00 Adıyaman’da Siyasetin Çamura Saplandığı Yer 01-01-1970 03:00 Yeter Artık, Bi Kalkın 01-01-1970 03:00 10 Ocak'ta Hatırlananlar 01-01-1970 03:00 Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 01-01-1970 03:00 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? 01-01-1970 03:00 Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü 01-01-1970 03:00 Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı 01-01-1970 03:00 Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor 01-01-1970 03:00 Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı 01-01-1970 03:00 Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları 01-01-1970 03:00 Görünenin Ardındaki Gerçekler 01-01-1970 03:00 Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! 01-01-1970 03:00 Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı 01-01-1970 03:00 Vatandaş Soruyor 01-01-1970 03:00 Depremler İntiharları Tetikledi Mi? 01-01-1970 03:00 Düğün Magandaları Yine İş Başında! Bir Silah, Bir Mermi, Bir Can…. 01-01-1970 03:00 Balık Çiftlikleri “Barajları Kirletiyor” Diyenler Haksız Mı? 01-01-1970 03:00 Z Kuşağının Evliliğe Bakışı ve Artan Boşanma Oranları 01-01-1970 03:00 Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? 01-01-1970 03:00 “Adı Festival” Festival Demeye Bin Şahit Lazım 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı 01-01-1970 03:00 Yıkılan Tarihi Yeniden İnşa Etmek 01-01-1970 03:00 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü 01-01-1970 03:00 Deprem Felaketinin Malatya’da Yaşam Üzerine Etkileri 01-01-1970 03:00