Adıyaman Haber
HV
19 MAYIS Salı 07:47

Bir “Şok” Diğerini Sökerken

Celil Kocataş
Celil Kocataş
Giriş Tarihi : 16-02-2026 12:52

 

Türkiye’de sabah uyandığınızda karşınıza çıkan ilk haber, akşam yastığa başınızı koyduğunuzda çoktan “eski” olur. Gündem artık yaşanmıyor; tüketiliyor. Halk arasında “çivi çiviyi söker” denir. Bizde ise bir şok, diğerini söküp atıyor. Her yeni kriz, bir öncekini gömmek için sahneye sürülüyor. Bu hız yalnızca haber döngüsünü değil; adalet duygumuzu, vicdanımızı ve toplumsal belleğimizi de aşındırıyor.
Daha dün milyonların gözü asgari ücrette, emekli maaşındaydı. Açıklanan rakamlar; enflasyon grafiğinin bir ay dipte, bir ay zirvede dolaşan tutarsız çizgisiyle birlikte tek bir soruya dönüştü: “Cebimizden ne kadar eksildi?” Ancak tam bu soruya odaklanmışken gündem, yönünü bir başka büyük sarsıntıya çevirdi. Küresel bir skandalın ayrıntıları manşetleri doldururken ülke içindeki derin yaralar yine arka sayfalara itildi. Epstein dosyası dünyada çok konuşulurken ülkemizde oldukça az konuşulması, üzerinin örtülmesi olarak algılanmaya başladı.
Adana’da, Gaziantep’te akıbeti yıllardır belirsiz olan çocuk dosyaları; deprem bölgesinde alın terinin karşılığını alamayan işçilerin çığlığı; Malatya’dan ve deprem bölgesinden gelen intihar vakaları; sahipsiz bırakılan hayatlar… Hepsi bir sonraki “daha büyük” haber gelene kadar konuşuldu, sonra sessizce kenara bırakıldı. Sosyal medya fenomenlerinin gözaltına alınması, magazin parıltısıyla yapısal sorunların üzerini örten bir perdeye dönüştü. Işıklar kameraya çevrildiğinde karanlık görünmez olur.
Deprem konutları meselesi bir devlet sözünden seçim vaadine evrilirken, siyasi koltuk değişimleri ve Meclis tartışmaları gündemi esir aldı. Oysa enkaz sadece beton yığınlarından ibaret değildi; güven duygusu da o enkazın altındaydı. Ama biz, her defasında yeni başlığa odaklanırken eski soruların cevapsız kaldığını kabullendik.
Vicdanımızın pusulası olan Gazze meselesi de aynı hızın içinde savruldu. Bir dönem meydanları dolduran öfke ve yas, zamanla alt bant haberine dönüştü. Şama, Cuma namazına gitme hayallerimiz ve Gazze ziyaretimiz şimdilik ertelendi. Kadın cinayetleri istatistiklerde kalırken insanlık da sayısallaştı. Dün yüksek sesle konuştuğumuz acılar, bugün başka bir gündemin gölgesinde kayboluyor.
Kadın cinayetleri artarken, ekonomik daralma derinleşirken, gençler umutsuzlukla başka ülkelerin hayalini kurarken; futbol kulüplerinin savurduğu astronomik paralar manşet olabiliyor. Gerçeklik ile gösteri arasındaki mesafe açıldıkça, toplum da kendi sorunlarına yabancılaşıyor.
Türkiye’nin asıl meselesi gündemin yoğunluğu değil; hiçbir meselenin sonuca ulaşmadan bir sonrakine kurban edilmesidir. Hesap sorulmadan değişen başlıklar, sorumluluğu buharlaştırır. Hafızasızlık bir savunma mekanizması değil, bir zayıflıktır. Çünkü hatırlamayan toplum, aynı acıyı tekrar tekrar yaşamaya mahkûmdur.
Bugün sormamız gereken soru basit ama ağırdır:
Biz en son neyi konuşuyorduk ve o mesele şimdi nerede?
Eğer bu soruya net bir cevap veremiyorsak sorun gündemin hızında değil, bizim unutuşumuzdadır. Unutkan bir toplum olmamızın asıl sebebi, okumaya başladığımız ilk ana dayanıyor. Çünkü öğrendiğimiz ilk cümle şuydu:
“ALİ ATA BAK.”

kocatascelil@gmail.com
 

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz Şimdi ne olacak, haydeee… Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik Ben Neyi Savunuyorum? O Ney La! Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi Yeni İsimler Er Meydanında Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” Kazananı Olmayan Bir Sınav Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki Kim? Kutuplaşmanın Dili Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Ramazan Gelince Hatırlanan Vicdan Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor Tesadüf Değil, Operasyon! Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet Yarım Kalan Beton, Tamamlanmayan Sorumluluk 37 Proje, Bir Şehir Dolusu Mağduriyet Bu Ülke Depremden Çok Deprem Şarlatanlarından Çekiyor Adıyaman’da Siyasetin Çamura Saplandığı Yer Yeter Artık, Bi Kalkın 10 Ocak'ta Hatırlananlar Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları Görünenin Ardındaki Gerçekler Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı Vatandaş Soruyor Depremler İntiharları Tetikledi Mi? Düğün Magandaları Yine İş Başında! Bir Silah, Bir Mermi, Bir Can…. Balık Çiftlikleri “Barajları Kirletiyor” Diyenler Haksız Mı? Z Kuşağının Evliliğe Bakışı ve Artan Boşanma Oranları Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? “Adı Festival” Festival Demeye Bin Şahit Lazım Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı Yıkılan Tarihi Yeniden İnşa Etmek 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü Deprem Felaketinin Malatya’da Yaşam Üzerine Etkileri
Marka Flower Çiçekçi