Adıyaman Haber
HV
10 NİSAN Cuma 15:31

Deprem Felaketinin Malatya’da Yaşam Üzerine Etkileri

Celil Kocataş
Celil Kocataş
Giriş Tarihi : 12-03-2025 14:29

 

6 Şubat depremlerinin üzerinden 2 yıla aşkın bir süre geçti. “O günden bugüne neler değişti” Depremin bir şekilde herkesin hayatından bir şeyler aldığı bir gerçek. Ancak o günden bugüne bazı sorunlar yerinde duruyor. O sorunları da biz gazetecilerin köşelerimizde, haberlerimizde dile getirmemiz gerekiyor. Çünkü bizler halk ile yetkililer arasında köprü vazifesi görevini yerine getirmekteyiz. Vatandaş yetkililere ulaşamadığında bir şekilde gazeteciye ulaşır ve sorununu anlatır.

Uzun yıllar Adıyaman ilinde yaşadıktan sonra son yıllarda Malatya ilinde yaşıyorum. 6 Şubat depremlerine Malatya ilimizde yakalandım ve yaşanan acılara şahit oldum. Malatya, Hatay, Adıyaman ve Kahramanmaraş illeri depremden çok kötü etkilenen illerin başında geliyor. O günden bugüne 2 yıla aşkın bir süre geçti. Ancak halen yaşamış olduğum Malatya ilinde çözüm bekleyen onca sorun var. Vatandaşlarla yapmış olduğum görüşmelerde o sorunları haber yapmaya çalışıyorum.

Bu sorunları köşe yazımda şöyle sıralayayım. 6 Şubat depremlerinden sonra koca bir enkaz yığınına dönen Malatya’da inşaatlar hızla devam ediyor. Ancak düzensiz yapılan çalışmalarda ne yol kaldı ne de vatandaş. Malatya’da şehrin hafızası tamamen kayboldu. Artık insanlar şehir merkezini tanıyamaz oldu. PTT önünde bekliyorum, Emeksiz’den aşağı yürüyorum, Fuzuli’deyim. İstasyon Caddesi’ne doğru yürüdüğümüzde o yerleri unutur olduk, adeta yabancı olduk.

Uzun yıllar Malatya iline gelmeyen bir kişi 6 Şubat depremlerinden sonra Malatya iline gelirse kesinlikle memleketine yabancı olur. Ve hiçbir şekilde Malatya ilini tanıyamaz. Deprem sonrasında

Şemsiye Sokağı, Bakırcılar Çarşısı, Kasap Pazarı, Ayakkabıcılar Çarşısı, Peynirciler, Şire Pazarı, Atarlar, Teze Cami, Soğuttu Cami, Kiğılı Pasajı yok oldu. Kısacası şehrimizin artık ruhu yok, artık beton bir şehre doğru evriliyoruz, Ruhsuz şehir benliği olmayan bir Malatya bizi bekliyor.

Köşe yazımı okuyan Malatyalıların benimle aynı düşüncede olduğunu farkındayım. Keşke 6 Şubat depremlerini yaşanmamış olsaydık da o eski Malatya yerinde dursaydı. Malatya’nın o caddelerinde, sokaklarında herkesin bir anısı var. Her Malatyalı çocukken anne ve babası ile birlikte o cadde ve sokaklarda mutlaka gezmiştir. Şimdi ise o cadde ve sokaklardan eser yok. Bir ilde depremin yaşanmasından sonra o ilin tarihinin ve şehrin silüetinin yok olmasına neden olduğunu bu depremde görmüş olduk.

Tarihin güzellikleriyle var olan Malatya ilimizde şehir merkezinin eski dokusuna uygun yapıların yapılması gerekir. Bu konuda her vatandaşın düşüncesi bu şekildedir. Beni tanıyıp gazeteci olduğumu bilen her vatandaş bu konuyu haber yapmamı veya köşeme taşımamı söylüyor. Ayrıca deprem sonrası Malatya’da sağlam yol kalmadı. Şehir merkezinde trafik sorunu almış başını gidiyor. Deprem konutları bitine kadar bu sorunları yaşamaya devam edeceğiz.

6 Şubat depremlerinin yaşandığı hemen hemen her ide asbest sorunu ilk sırada yer alıyor. Malatya ilimizde de yıkımlar devam ettiği için asbest sorunu halen devam etmekte. Depremin yaşandığı günden bugüne 2 yıla aşkın bir süre geçti, bugüne kadar hasarlı binaların yıkım işleminin tamamlanmış olması gerekirdi. Vatandaşın bu konuda tek beklentisi bir an önce enkazların tamimiyle ortadan kaldırılmasıdır. Bu konuda vatandaş haklı olduğu gibi artık enkazları görmemek istemesi de en doğal hakkıdır.  

kocatascelil@gmail.com

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” Kazananı Olmayan Bir Sınav Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki Kim? Kutuplaşmanın Dili Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Ramazan Gelince Hatırlanan Vicdan Bir “Şok” Diğerini Sökerken Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor Tesadüf Değil, Operasyon! Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet Yarım Kalan Beton, Tamamlanmayan Sorumluluk 37 Proje, Bir Şehir Dolusu Mağduriyet Bu Ülke Depremden Çok Deprem Şarlatanlarından Çekiyor Adıyaman’da Siyasetin Çamura Saplandığı Yer Yeter Artık, Bi Kalkın 10 Ocak'ta Hatırlananlar Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları Görünenin Ardındaki Gerçekler Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı Vatandaş Soruyor Depremler İntiharları Tetikledi Mi? Düğün Magandaları Yine İş Başında! Bir Silah, Bir Mermi, Bir Can…. Balık Çiftlikleri “Barajları Kirletiyor” Diyenler Haksız Mı? Z Kuşağının Evliliğe Bakışı ve Artan Boşanma Oranları Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? “Adı Festival” Festival Demeye Bin Şahit Lazım Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı Yıkılan Tarihi Yeniden İnşa Etmek 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü
Marka Flower Çiçekçi