Adıyaman Haber
HV
08 HAZİRAN Pazartesi 21:36

Taksitli Memleket: Satılan Taşınmazlar, Ertelenen Borçlar ve Kâğıt Üzerindeki Refah

Celil Kocataş
Celil Kocataş
Giriş Tarihi : 07-06-2026 09:30

 

Ödeyemiyorsan ertele, alamıyorsan taksit yap, yetişmiyorsa vadeyi uzat
Eskiden insanlar ev almak için borçlanırdı. Şimdi borçları ödeyebilmek için yeniden borçlanıyor. Aradaki fark küçük görünse de aslında bir ülkenin ekonomik fotoğrafını anlatmaya yetiyor.
Son açıklanan düzenlemelere bakınca ortaya çıkan tablo netleşiyor. Kamu taşınmazları taksitle satılacak. Peşinat yüzde 25, kalan borç vadeli, üstelik faizli. Vergi borçları yapılandırılıyor. SGK borçları için uzun vadeler konuşuluyor. Krediler yeniden düzenleniyor. Konut kampanyaları hazırlanıyor.
Bir soru sormak gerekiyor:
Ekonomi gerçekten güçleniyor mu, yoksa sadece ödeme tarihi mi ileri alınıyor?
Çünkü bugün yaşanan şey ekonomik büyüme değil; ekonomik erteleme.
Devlet satıyor, vatandaş borçlanıyor, işletme yapılandırıyor, banka vade uzatıyor. Herkes biraz daha zaman kazanıyor ama kimse temel sorunu çözmüyor.
Sorun şu: Para dönmüyor.
Üretici maliyet altında eziliyor. Esnaf dükkânı açık tutmayı başarı sayıyor. Sanayici yatırım hesabı değil kredi faizi hesabı yapıyor. Çalışan maaş aldığı günün akşamı cebindeki paranın eridiğini görüyor.
Sonra önümüze rakamlar çıkıyor.
Enflasyon açıklanıyor.
Büyüme açıklanıyor.
Geçim standartları anlatılıyor.
Ama vatandaşın cebindeki hesap makinesi başka sonuç veriyor.
Çünkü mutfakta açıklanan enflasyonla yaşanan enflasyon aynı değil.
Market rafı başka konuşuyor, kira başka konuşuyor, elektrik faturası başka konuşuyor.
Bir ülkede insanlar maaşını değil, kredi kartı limitini takip etmeye başladıysa orada mesele ekonomi yönetimi değil, ekonomik gerçekliktir.
Şimdi bir de konut meselesi var.
Binlerce konut satışa çıkıyor.
Peki soru şu:
İnsanların geliri mi arttı da konut alacak, yoksa daha uzun vadelerle borçlanması mı isteniyor?
Çünkü konut satmak ekonomik canlılık değildir.
İnsanın ev alabilecek güce ulaşması ekonomik canlılıktır.
Bugün geldiğimiz yerde sistem şu cümleyle özetlenebilir:
Ödeyemiyorsan yapılandır.
Yetmiyorsa taksitlendir.
Olmuyorsa vadeyi uzat.
Ama ekonominin kitabında bunun adı kalkınma değildir.
Bu, geleceği bugüne ipotek etmektir.
Bir ülke sürekli borç erteliyorsa, taşınmaz satarak nakit arıyorsa, vatandaşını kampanyalarla ayakta tutuyorsa artık şu soruyu yüksek sesle sormanın zamanı gelmiştir:
Biz ekonomiyi büyütüyor muyuz, yoksa sadece günü mü kurtarıyoruz?
Çünkü tarih şunu defalarca gösterdi:
Borç ertelenir.
Gerçekler ertelenmez.

kocatascelil@gmail.com

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Geleceği Baltalamak: Bedava Oksijenden Milyon Dolarlık Yıkıma Köy Yine Karışık; Herkes Bir Üstünlük Kurma Yarışında Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz Şimdi ne olacak, haydeee… Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik Ben Neyi Savunuyorum? O Ney La! Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi Yeni İsimler Er Meydanında Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” Kazananı Olmayan Bir Sınav Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki Kim? Kutuplaşmanın Dili Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Ramazan Gelince Hatırlanan Vicdan Bir “Şok” Diğerini Sökerken Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor Tesadüf Değil, Operasyon! Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet Yarım Kalan Beton, Tamamlanmayan Sorumluluk 37 Proje, Bir Şehir Dolusu Mağduriyet Bu Ülke Depremden Çok Deprem Şarlatanlarından Çekiyor Adıyaman’da Siyasetin Çamura Saplandığı Yer Yeter Artık, Bi Kalkın 10 Ocak'ta Hatırlananlar Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları Görünenin Ardındaki Gerçekler Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı Vatandaş Soruyor Depremler İntiharları Tetikledi Mi? Düğün Magandaları Yine İş Başında! Bir Silah, Bir Mermi, Bir Can…. Balık Çiftlikleri “Barajları Kirletiyor” Diyenler Haksız Mı? Z Kuşağının Evliliğe Bakışı ve Artan Boşanma Oranları Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? “Adı Festival” Festival Demeye Bin Şahit Lazım Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı Yıkılan Tarihi Yeniden İnşa Etmek 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü Deprem Felaketinin Malatya’da Yaşam Üzerine Etkileri
Marka Flower Çiçekçi