Şiddet Kıskacındaki Gençlik: Okul Baskınları ve Toplumsal Çürüme

Hüseyin Turhal

16-04-2026 11:02

 

Son günlerde Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan, 13 yaşındaki çocukların okullara silahlı baskın düzenleyerek akranlarına ateş açmasıyla sonuçlanan trajik olaylar, Türkiye’nin eğitim ve güvenlik politikalarını yeniden masaya yatırmasını zorunlu kılmıştır. Bu olaylar sadece bireysel birer suç vakası değil; sosyolojik, kültürel ve siyasal bir krizin dışavurumudur.

Genç zihinlerin şekillenmesinde ailenin ve okulun önüne geçen kontrolsüz bir şiddet endüstrisi ile karşı karşıyayız. Mafya, çete ve illegal yaşamı kutsayan dizi ve filmler, şiddeti bir sorun çözme yöntemi veya bir statü sembolü olarak pazarlamaktadır. Bu içerikler, çocukların ruh sağlığını bozarak onları empati yeteneğinden yoksun, şiddete meyilli birer figüre dönüştürmektedir. Katil ve terör sempatizanı bir gençlik profili, bu kontrolsüz medya bombardımanının en acı meyvesidir.
Okulların birer güvenli liman olmaktan çıkıp çatışma alanlarına dönüşmesi, eğitim sistemindeki derin yozlaşmanın bir kanıtıdır. Eğitim sadece müfredat aktarmak değil, bireye ahlaki değerler ve toplumsal barış bilinci aşılamaktır. Eğer 13 yaşında bir çocuk, bir eğitim kurumuna silahla girebiliyorsa; burada hem denetim mekanizmalarında hem de pedagojik süreçlerde ağır bir ihmal söz konusudur.

Bu tür eylemlerin zamanlaması ve niteliği, akıllara daha derin siyasal soruları getirmektedir. Ancak sebebi ne olursa olsun, çocukların hedef alınması ve birer suç makinesine dönüştürülmesi hiçbir ideoloji veya siyasetle meşrulaştırılamaz. Çocuklarımızı şiddet sarmalından kurtarmak için medya içerikleri üzerinde sıkı bir denetim mekanizması kurulmalı, okul güvenliği sadece fiziksel değil, psikolojik danışmanlık hizmetleriyle de desteklenmelidir.

hüseyin.tur3434@gmail.com

DİĞER YAZILARI Bir Şehrin 1 Mayıs Portresi 01-01-1970 03:00 Kitap Okumak: Zamanın Değerini Hatırlatan Alışkanlık 01-01-1970 03:00 Nerede O Eski Bayramlar: Bir Özlemin ve Samimiyetin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Adıyaman’ın Üç Günlük Sessizliği: Bir Hafıza Kaydı 01-01-1970 03:00 Sarsılan Sadece Şehir Değil 01-01-1970 03:00 “Bir Gün Değil, Her Gün: Gazetecilik” 01-01-1970 03:00 Ferdi Baba 01-01-1970 03:00 Esnafın Omzundaki Kira Yükü 01-01-1970 03:00 Ekranların Gölgesinde Kaybolan Nesil 01-01-1970 03:00 Adıyaman’ın 71 Yıllık Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Kemal Sunal ve Öğretmenlerin Fedakarlık Hikayesi 01-01-1970 03:00 10 Kasım: Bir Milletin Hafızasında Sonsuz İz 01-01-1970 03:00 Taziye Sofraları: Bir Hayır Geleneği mi, Yoksa Ağır Bir Yük mü? 01-01-1970 03:00 Adıyaman’ın Yeşil Altın İmtihanı: Tütün, Bir Geçim Kapısından Fazlası 01-01-1970 03:00 Bir Şehrin Hafızası Olmadan Olmaz: Adıyaman’a Kütüphane Şart 01-01-1970 03:00 Adıyaman’da Gazetecilik 01-01-1970 03:00 Gazze’de Soykırım Var 01-01-1970 03:00 Dayanışma Kültürümüzün Göstergesi: Kurban Bayramı 01-01-1970 03:00 Deprem Bölgesinde Hüzünlü Bayram 01-01-1970 03:00 Depremin Acı Yüzü ve Hatıraları 01-01-1970 03:00 Asrın Felaketi Unutulmaz Acılar Bıraktı 01-01-1970 03:00 Kiracılar Dertli! Ev ve İşyeri Kiraları Durmadan Yükseliyor 01-01-1970 03:00 Görünenin Ötesinde: “Deprem Bizi Nasıl Etkiledi?” 01-01-1970 03:00 Deprem Bölgesinde Yardım ve Umutla Hayatta Kalmak 01-01-1970 03:00 Deprem Hayatımızın Gerçeği 01-01-1970 03:00 Depremin Geride Bıraktığı Acılar… 01-01-1970 03:00 Metin Göktepe 01-01-1970 03:00 Adıyaman-Çelikhan-Malatya Yolu Yılan Hikayesine Döndü 01-01-1970 03:00 Vatandaşın Sesini Duyan Var Mı? 01-01-1970 03:00 Üst Geçit Değil Sanki Çile Geçidi!!! 01-01-1970 03:00 Bakalım Vatandaşın Sesini Duyacaklar Mı? 01-01-1970 03:00 Bakalım Vatandaşın Sesini Duyacaklar Mı? 01-01-1970 03:00 Panorama ve Arkeoloji Müzesi Projesi Ne Zaman Hayata Geçecek? 01-01-1970 03:00 Bu Projeyi Duyan Çok Şaşırıyor! 01-01-1970 03:00