DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Uzm. Psk. Necmettin Gürsoy
Uzm. Psk. Necmettin Gürsoy
Giriş Tarihi : 07-01-2023 02:17

İntihar Nedir? İntihar Önlenebilir Mi? İntiharın Psikodinamiği ve Bir İntiharın Anatomisi

İntihar, kişinin istemli bir şekilde kendisinin ölümüne yol açma eylemi olarak tanımlanabilir. Sıklıkla çaresizlik hissinin sonucu olarak ortaya çıkar ve büyük oranda depresyon, bipolar bozukluk, şizofren, alkolizm ve maddeyi kötü kullanım gibi çeşitli ruhsal rahatsızlıklarla ilişkili olarak görülür. İntihar doğrudan bir hastalık değildir. İntihar dilimize Arapça’dan gelmiş bir terim olup nahr (boğazdan asma, deveyi boğazlama, gırtlağı bıçaklama vs.) kökünden türetilmiştir. Ekonomik ve iletişim sorunları İntihara sebebiyet veren stres faktörlerinin başında gelmektedir.

Dünya üzerinde her yıl bir milyon kişinin intihar yoluyla hayatını kaybettiği istatistiki verilerden anlaşılmaktadır. Diğer taraftan dünyada her yıl on beş, yirmi milyon insanın ölümle sonuçlanmayan intihar girişimi gerçekleşmektedir. İntihar bakımından en büyük risk faktörü kişinin intiharından hemen önce bir ruhsal hastalık yaşıyor olmasıdır. İntiharların yaklaşık %80’nin doğrudan bir ruhsal hastalıklarla ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Her kişinin kendini öldürmesine intihar denilebilir mi? İntihar olarak tanımlanabilir mi? İntiharın diğer insan davranışlarıyla ilişkisi onu tanımlamamızı nasıl etkileyecektir?

Önüne sürülen tanımların hiçbiri olayın bütün yönünü kapsamaya yeterli olmayacaktır. İntihar kavramı hep gizemini koruyacaktır.  Neticede insan beyninde karar verilen bir eylemdir. O kararın asıl nedeni hiçbir zaman tüm yönleriyle aydınlanmayacaktır. İntiharın psiko-dinamiğinde karşıya ceza verme ve karşıyı cezalandırmada yatmaktadır. Çünkü intihardan sonra bu durum bir ömür boyu geride kalanları etkileyecek ve hiçbir zaman unutulmayacaktır. “Benimle ilgilenmediniz, beni adam yerine koymadınız, beni dinlemediniz ve beni anlayamadınız” söylemleri intihar yakınlarını tabiatıyla etkileyecektir. Hatta bu olay kuşaktan kuşağa nakledilecektir.

“İntihar Niyetinin Anlama Yolları”

Peki, bir kişinin intihar girişiminde bulunacağını anlamanın yolları var mı? İntiharların çoğunda girişimlerin hemen öncesinde uyarıcı bazı belirtiler geriye dönük olarak tespit edilebilse de intiharın kesin olarak önceden tahminin her zaman mümkün olamayacağını kabul etmek gerekir. Ancak bazı belirtilerin özellikle ciddiye alınarak kişinin bir uzman tarafından değerlendirilmesi sağlanmalıdır. Kişi sürekli olarak ölümden bahsediyor ve düşünceleri bununla meşgulse, kişide klinik düzeyde depresyon mevcutsa, kişi ölümle sonuçlanması muhtemel şekilde riskli davranışlar sergiliyorsa, hızlı araba kullanma, hayati ilaçlarını reddetme vs. durumlar söz konusu ise bu durum düşündürücüdür.

Kişi önceden ilgilendiği etkinliklerden uzak durmaya başlamışsa, kendini çaresiz, yalnız ve suçlu hissettiğini ifade ediyorsa, duygusal olarak ileri düzeyde keyifsiz, isteksiz, kaygılı olduğu her halinden anlaşılıyorsa, ani değişikler (kaygılı olduğu halde birden neşeli duruma geçiyorsa), intihar isteğini açıkça ifade ediyorsa, veda etmek üzere ziyaretlerde ve benzeri davranışlarda bulunuyorsa bu durumlar kaygı vericidir. Tabi bu yazılanların haricinde intihar girişimde bulunacak kişi asla bu duygu ve düşüncesini ifade etmeden de gerçekleştirebilir. Yapılan araştırmalarda bu tip intiharların sabah erken vakitte, (aylar, haftalar öncesinde) ve gizli bir plan çerçevesinde uyguladığı tespit edilmiştir. Bu konuda çok renkli vakaların ve inanılmaz yöntemlerin olduğunu meslek hayatımızda görmekteyiz.

“İntihar Girişiminde Bulunan Bir Vaka Örneği”

İki ay önce ilaç alarak intihar girişiminde bulunan ve son anda kurtarılan 42 yaşında beş çocuk sahibi bayanın terapi sürecinde söyledikleri (karşıyı suçlama, kendini ifade edememe ve anlaşılamama) yukarıdaki söylediğimizi iddiaları doğrulamaktadır. Beni çok küçük yaşta evlendirdiler. Çorba yapmasını bilmiyordum. Benimle dalga geçiyorlardı, alay ediyorlardı. Her seferinde ben suçlu oluyordum. Hiçbir şeye anlam veremiyordum. Eşim beni çok anlayan ve sahiplenen biri değildi. Çok kaba ve itici biriydi. Şiddet ve dışlama had safhadaydı. Canı sıkıldığında; “Defol git evimden” derdi. O dönem kimse bana sahip çıkmadı.

Gidecek bir kapım, derdimi anlatacağım kimselerim yoktu. Neyi nasıl anlatacağımı da bilmiyordum. Babama ve anneme çok öfkeliydim. Doğum yaptım, yanımda annem yoktu. Eşim olan adam her fırsatta beni evden kovuyordu. Bir daha dünyaya gelsem eşimin ikinci şansı asla olmayacağım. Bana neler neler yaşattın, be adam…!  Ben hiçbir zaman olan biten şeyleri hak etmedim. Yangın merdivenlerinin dibinde karanlıkta uyuyordum. Eşim gece saat 01.01’de gelirdi. İntihara teşebbüsümden sonra eşim biraz kımıldanmaya başladı. Demek ki; bir şeylerin olması mı gerekiyordu?

 Eşime yalvararak; “Canım bana değer vermiyorsun, kıymet bilmiyorsun. Sevmiyor musun beni?” derdim. Eşim sürekli eski albümüne bakardı. Eski eşinin resimlerini karıştırıyordu. Bir kez kendisiyle eski eşinin resmine bakışını asla unutamam. Dedim; o kadına “Öyle bakacaktın, niye benimle evlendin?” Bana hep fazlalık gibiymiş gibi davranıyordu.  “Niye beni insan yerine koymuyorsun” dedim. Her şeyi unuturum, eşimin o resme bakışını asla unutamam. Gitmekte zor, kalmakta zor. Hep sabrettim, sabrettim ve sabrettim. Artık taştı demek ki. Ne gücüm kaldı ne takatim ve ne de cesaretim. Ben bunları hak etmedim. Bana eşim öylesine evlenmiş gibi geldi.

Aslında çok cesaretliydim. Mangal gibi yüreğim vardı. Ama hepsini eşim bitirdi. Şimdi ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Aslında onun üzülmesini de istemiyorum. Ama o hep beni üzdü. Hep benimle alay eder ve küçük görürdü. Niye bana öyle davranıyordu? İnsan sevdiğine öyle davranır mı?  Doktor bey, size soruyorum. Değer verdiği için mi? Değer vermediği için mi? Her şeyden koptum, hiçbir şeye hevesim kalmadı. Gitmek istiyorum. Uzaklara, çok uzaklara gitmek istiyorum. Çocuklarım bana iyiler. Onlardan şikayetçi değilim. Bu danışanımla altı seanstır görüşüyoruz. Bu süreçte terapi çok iyi geldi. Duygu ve düşüncelerini ifade etme imkânı buldu.

Bu arada psikiyatri doktoru ona ilaç önerdi. İlaç ve terapi ile tedaviye devam ediyoruz. Eşiyle de görüştüm. Eşinin pişmanlığı, eski hatalarını telafi etme isteği, bu durumlardan ders çıkarma düşünceleri var.  Danışanımızın eşi; “Bende çocukluğumdan beridir hep çalıştım, bir kadınla nasıl konuşulur, ona nasıl iltifat edilir, onun kalbi nasıl kazanılır bilmiyordum. Anne ve babamız bizi aile çocuğu gibi yetiştirmedi. Aile nedir? Bu kavramları öğrenemedik. Mutluluk nasıl bir şey bilmiyorduk. Günümüzü nasıl geçiririz, karnımızı nasıl doyururuz hep düşüncemiz, fikrimiz ve zikrimiz buydu” dedi.

necmettingursoy@hotmail.com

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
ÇOK OKUNANLAR
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Galatasaray2560
  • 2Fenerbahçe2454
  • 3Beşiktaş2549
  • 4Adana Demirspor2545
  • 5Trabzonspor2544
  • 6Başakşehir FK2441
  • 7Kayserispor2538
  • 8Konyaspor2534
  • 9Fatih Karagümrük2431
  • 10Antalyaspor2528
  • 11Alanyaspor2528
  • 12Sivasspor2527
  • 13Kasımpaşa2526
  • 14Gaziantep FK2525
  • 15MKE Ankaragücü2425
  • 16İstanbulspor2424
  • 17Giresunspor2423
  • 18Hatayspor2423
  • 19Ümraniyespor2522
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA