Son zamanlarda yaygınlaşan bir trend var; "Bugün bu akım var, haydi biz de geri durmayalım, akım akım akalım." Bu hafta şu akım var, bu ay bu akım var diyerek akan zamanda kendimizi yitip gidiyoruz. Sosyal medya bizleri kendi bünyesine hapsetmiş durumda. Ondan ayrıldığımız zaman kendimizi yetim, garip, öksüz hissediyoruz. Varlık ve yokluğumuz adeta bu akımlara bağlı; bir gün önce çok konuşulan bir konunun başka bir gün zerre kadar önemi kalmıyor.
Sözde biz de uzak kalmayalım, bize sorduklarında bu haftanın trendini bilmezsek yok olduğumuzun günüdür! Aman Allah’ım, düşünemiyorum bile arkadaşlar arasında ne kadar mahcup olurum. Bana demezler mi, "Sen geride kalıyorsun, gündemi takip etmiyorsun, senden adam olmaz; gündemi takip etmeyen, günün hatta saatin trendini takip etmeyene ben adam demem" diye yüklenirlerse ben ne yaparım, nerelere giderim?
Diye diye hayatımızın baharını yaşamadan, gonca gülün güzelliğinden bihaber solup gitmişiz. O an iyi bir şeyler yaptığımızı düşünsek de birçok güzelliği de kaçırıyoruz. Tüketimin hızlı ve teşvik edici olduğu bir devirde yaşadığımıza göre, bu alışkanlığımızı frenlemediğimizde sonumuz hüsran olacaktır. Bu demek değildir ki gündemi takip etmeyeceğiz, modadan bihaber yaşayacağız; tam tersi bilgi olarak donanmalıyız fakat kendimizi kaptırmamalıyız. Atalarımız ne demiş: "Azı karar, çoğu zarar." Biz de hayatımızın nirengi noktasına bu anlayışı yerleştirmeliyiz. Bu davranışı sergilediğimizde pişman olmayız.
Kıymetli dostlar, akım akım bir yere gitmek mantığımızı devre dışı bırakacaktır. Hayat bizlere güzel şeyler sunmuş, biz de bu güzel şeyleri bir hiç uğruna feda etmemeliyiz. Elimizdeki kaynakları heba etmek istemiyorsak ayağımız yere basmalıdır. Sosyal medyadaki düşüncesiz akımları ve sürekli kandırmacayı bünyesinde barındıran her türlü davranışı elimizin tersiyle itmeliyiz. İnanın günün sonunda ne kadar doğru karar verdiğinizi göreceksiniz.
oz-mali@hotmail.com
























