Adıyaman Haber
HV
16 HAZİRAN Salı 16:23

Toplumsal Duyarlılık

M.Ali Öztürk
M.Ali Öztürk
Giriş Tarihi : 29-01-2026 12:49

 

İnsanlığın var oluşundan bu yana öneminden zerre kadar bir şey kaybetmeyen mihenk taşı eğitimdir. Eğitim, toplumları hep ileri taşıyan ve onları her alanda ön plana çıkaran ana unsurdur. Eğitim deyince elbette salt okullardaki eğitim anlaşılmamalıdır. Okuldaki eğitim ne kadar önemliyse; ailemizden, çevremizden aldığımız eğitim de bir o kadar önemlidir. Eğitim sorumluluğu, her bireyin omuzlarında taşıması gereken bir zorunluluktur. Eğitilmeyen bireyler, toplumun başına bela olma potansiyeli taşırlar. Hepimiz bu gemide olduğumuza göre, geminin su almaya başlaması yavaş yavaş bizim sonumuzu da getirecektir.

Bilindiği üzere eğitim, anne karnında başlar. Annenin hamilelik döneminde yaşadığı acılar, üzüntüler, sevinçler, mutluluklar bebeğin de ruh halini etkiler. Bu anlamda anne adaylarının, yeme içmelerine dikkat ettikleri gibi, ruhsal yaşantılarına da dikkat etmeleri gerekir. Buna dikkat etmeyen anneleri bekleyen sonuç; huzursuz, mutsuz, keyifsiz ve sürekli ağlayan bir bebeğe sahip olmaktır. “Bu bebeğe neler oluyor?” deyip durur, anneler. Ebeveynler olarak belki de en çok hata yaptığımız hususlardan biri, bir taraftan hayatımızı çocuklarımıza adarken, diğer taraftan da çocuğun ruhsal yapısını görmezlikten gelmektir. Çocuğun cebine harçlığını koyarak ya da onun her istediğini yaparak ona karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş olamayız. Cebini doldurduğumuz gibi ruhunu da beslememiz gerekir.

Bir öğrenci düşünün! Çok zeki ve okul başarısı da çok iyi. Fakat toplumsal bir konuda yüreğinde acı hissetmiyor. “Toplum yararına ben ne yapmalıyım ya da yapabilirim?” gibi soruları kafasından geçirmiyor. Böyle bir bireyin zekâsının ve başarısının kime ne faydası olabilir ki! Bu tür sosyal sorumluluk da ailede ve çevrede güzel örnek davranışlarda bulunarak verilen eğitimden geçmektedir. Okuldaki başarısını, toplumsal ve çevresel duyarlılıkla taçlandırmayan bir öğrencinin sorumluluğu hepimizden sorulmaz mı? Okul başarılarını sürekli sorgulayıp, toplumsal ve çevresel duyarlılıkları hiç hatırlamayan bizler değil miyiz? Bir öğrenciyle karşılaştığımızda ilk sorumuz, “derslerin nasıl?” sorusu değil midir? Onun; toplumla, çevreyle, ekonomiyle, siyasetle ilgili görüş ve düşüncelerinin hiç merak etmeyiz. Bizim için önemli olan, varsa yoksa okul başarısıdır.

Geleceği şekillendirecek, devleti devlet yapacak, toplumu her alanda daha ileriye götürecek unsurları aklında, kalbinde ve ruhunda taşıması gereken nesilleri; böyle tekdüze yetiştirerek, onları dar düşünce kalıpları içine sokmak ne kadar beyhude bir davranıştır. Tabi ki okuldaki başarı önemli ve kıymetlidir. Ancak bizim isteğimiz her öğrencinin, okul başarısıyla birlikte, çevresel ve toplumsal duyarlılığa sahip bireyler olmalarıdır. Yanağından gözyaşı süzülen bir yetimin başını okşamak ya da bir sokak köpeği gördüğünde ona merhamet gösterip bir parça yiyecek vermek gibi davranışların da kazandırılmasıdır. Ancak bu şekilde eğitim ve öğretim başarıya ulaşmış olur.

Merhamet duygusundan yoksun bireylerin tek düze bir eğitimle kazanılmış başarıları, keskin bir kılıç gibi olacaktır. Bu kılıcı da zamanlı zamansız, haklı haksız kişilere aynı tavırla kullanacaklardır. Bizim temennimiz, bu başarı kılıcının adalet, merhamet, ilim ve irfan yolunda kullanılmasıdır.

Savur elindeki kılıcı; yetim, öksüz ve ağlayan bebeler için,

Savur elindeki kılıcı; evine ekmek götüremeyen, çocuğuna harçlık veremeyen anne ve babalar için,

Savur elindeki kılıcı; vatanı uğruna kan veren gaziler, can veren şehitler için,

Yüreklerinizin toplumdaki her ferdin sağlık, başarı, huzur ve mutluluğu için atması dileğiyle…

oz-mali@hotmail.com

YORUMLAR
Marka Flower Çiçekçi