Günümüz kamuoyunu meşgul eden ve aynı zamanda çareleri aranan en önemli konulardan biri: Okullardaki akran zorbalığı. Gücü olanın, gücü olmayanı yerle yeksan ettiği bir düzen... Bu durum bazen "şaka" adı altında, bazen de ciddi bir tartışma esnasında birilerini köşeye sıkıştırarak ve darp ederek geri dönülmez sonuçlar doğurmaktadır. Söyleyecek sözü olmayan, kelime dağarcığı kıt bireyler ve gençler; her durumu kaba kuvvetle halletmeye çalışıyor.
Ergenlik evresindeki çocukların kendilerini dizginlemeleri gerekirken; çevrelerindeki arkadaşları, bu kaba kuvvet gösterisi yapan kişilere adeta tempo tutuyor: "İşte geliyor bizim zorba! Yaşasın bizim zorba! Sen zorbasın, zorba!" Bu nakaratlarla kanadı olsa uçacak hâle gelen, dünyayı kendisinin yarattığını sanan ve "Var mı benden başka zorba?" havasıyla gezenlerin kahkahaları, gökyüzünü hüzünlendirmektedir.
Ne zaman bu duruma geldik? Yürürken karınca yuvasını görüp etrafından dolanan çocuklarımız, ne zaman başkasının başına bela olmaya başladı? Merhamet duygusu içlerinden ne zaman sökülüp atıldı? Yolda bir ihtiyar gördüğünde hürmetle elinden tutan bir gençliğimiz yok muydu?
Evladının zorbalığını bildiği halde kılı kıpırdamayan; "Aman boş ver, benim oğlumun her istediği yapılmalı. Bu çocuklar bu yaşta kendini göstermeyecek de ne zaman gösterecek?" diyen anne ve babalar... Sonunuzdan korkun! Korku bilmez, saygı ve şefkat yoksunu evlatların kör bıçağı, gün gelir sizinle de buluşabilir. Aman dikkat edin; evlatlarınızın bu başıboşluğu ve kendini bilmezliği, hem sizin hem de toplumun başına bela olabilir.
Çok sevdiğim bir sözdür: "Kontrolsüz güç, güç değildir." Evlatlarımızın içindeki potansiyeli doğru kanalize edelim. Toplum, ya onların omuzlarında yükselecek ya da ayakları altında ezilecektir. Tercihimiz, elbette toplumu omuzlarında yükseltecek gençlerden yana olacaktır; her anne ve baba da kağıt üzerinde bu tercihte bulunur. Fakat ne yazık ki gerçekte tersi bir durumla karşı karşıyayız. Evlatlarımızı sadece okula gönderip; onların tavırlarını, davranışlarını ve arkadaşlarına karşı sergiledikleri hoyratça tutumları görmezden gelmek, onları mahvıperişan edecektir.
Bu konuda tüm aileler üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Çok saygıdeğer anne ve babalar; toplumumuzun bu ortak sorununu hep birlikte çözmeliyiz. Aksi takdirde başımız dertten ve kederden kurtulmayacaktır. Her ebeveyn çocuğunu takip etmeli ve gördüğü olumsuzlukları gidermeye çalışmalıdır. Bireysel olarak çözemiyorsa mutlaka profesyonel yardım almalıdır. Aksi takdirde, nice hayat hüsranla biteceği gibi; masum, günahsız ve tertemiz hayatların yok olmasına da sebep olunacaktır.
oz-mali@hotmail.com
























