Adıyaman Haber
HV
19 HAZİRAN Cuma 21:29

Umut Vakti

M.Ali Öztürk
M.Ali Öztürk
Giriş Tarihi : 19-06-2026 15:40

 

göstermemektedir. Diğer bir ifadeyle birinin diğerini yok etmesi söz konusu değildir. Ancak yer değiştirebilir. Farklılıkların net görülmesi halinde, zıtlıklardan istenmeyene bakarak istenene sahip çıkma ve onu büyütme çabası içerisine girilir. Örneğin kötülüğün ayırdına varıldığında iyiliğin, çirkinlik görüldüğünde güzelliğin geliştirilmesi yönünde çaba harcanır.

Düz mantıkla baktığımızda, farklılıkların birbirini beslemesi ve onu büyütmesi çok anlamlı gelmemektedir. Kötülük iyiliği nasıl besleyebilir? Umutsuz, çaresiz bir durum umudun ve sevincin yaşam kaynağı nasıl olabilir? Umut ve karamsarlık iklimlerinin ortasında kalan birini hayal edelim. Bu kişi, çevresini gözlemlediğinde açık bir şekilde iki durumda; farklı yaşantılar sürdüren kişilerin hayatlarına şahitlik edecektir. Hayatında her türlü yokluğun ve perişanlığın her anını iliklerine kadar hissetmiş birinin, günün birinde sabır ve metanetle bu durumdan kurtularak umudun timsali olduğunu görecektir. Şafak sökmeden önce kapkaranlık bir dünyayı sakin, huzurlu bir o kadar yavaş yavaş güneş ışınlarının aydınlattığını görebilmek için üstün vasıflara sahip olmak gerekmiyor. İçimizdeki umutsuzluk ve karamsarlık, umudumuzu ve sevincimizi beslemelidir. 

Örneğin bir seri katil, yaptığı eylemle birilerinin hayatını söndürürken, bu durumun ne kadar vahşice olduğunu gören kişiler ise; insanlık adına, güzellik adına ne varsa, bu anlamda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecektir. Yaptıkları eylemlerle muhataplarının yüreklerini dağlayan ve onlara her türlü işkenceyi reva gören kişilerin acımasızlığı ortadadır. Bu durumu gördükten sonra, insanların hayatlarına dokunarak bir avuç umut sunmak en insani görevimizdir. Savaşları, felaketleri çıkaran, insanı insana kırdıran ülkelerin yönetimleri karşısında yüreğimizdeki insanlık sevgisini ortaya koymalıyız. Savaşa karşı barışı, kin ve nefrete karşı sevgiyi, karamsarlığa karşı umudu yaşam katığı yapmalıyız. Öncelikle kendi yaşantımızı bu misyonla gözden geçirmeliyiz. İçimizdeki karanlık köşeleri aydınlatarak karamsarlığa, kötülüğe savaş açmalıyız. Birileri, karanlık bir tablo çizerken bizler de aydınlık yarınlar için var gücümüzle çalışmalıyız.

Bizler, kendi köşemize çekilip ben merkezli davranırken, insanların hayatını karartan ve iki cihanda da mahvı perişan eden kişiler, hiç durmadan yollarına devam etmektedir. Peki, bize düşen görev nedir? Bu sorgulamayı yaptığımız an, karanlıklara güneş doğacaktır. Bizlere düşen görev de sevgi, saygı ve mutluluk adına kalplere dokunmak olacaktır.

Bu bağlamda sloganlarımız şunlar olmalıdır:

Ayağa kalk, yürü ve yol al, sevgi adına!

Barışın ve uzlaşının tohumlarını ek, sevgi tomurcuğunu yeşertmek adına!

Merhamet ve yardımlaşma duygusunu geliştir, eşitlik ve hoşgörü adına!

İnsanların kalplerine sevgiyle dokun, sevilmek ve değer görülmek adına!

oz-mali@hotmail.com

YORUMLAR
Marka Flower Çiçekçi