İlk kez adım atılan bir yolda insan; o yolun sunduğu güzellikleri, gizlediği tehlikeleri ve dönemeçleri önceden bilemez. İlerledikçe karşısına çıkan durumları fark eder; tutumunu ve adımlarını o anki şartlara göre şekillendirir. Oysa aynı yola ikinci kez çıkıldığında durum çok farklıdır; kişi, geçmiş deneyimlerinin sağladığı öngörü sayesinde daha rahat, kendinden emin ve bilinçli hareket eder.
Dünya hayatı da tam anlamıyla ilk defa çıkılan bu meşakkatli ve gizemli yolculuğa benzer. İnsan, hayat yolunda kendisini nelerin beklediğini önceden kestiremez; yaşam sürdükçe karşılaştığı olaylar karşısında kendini konumlandırmaya ve sürece uyum sağlamaya çalışır. Hayatın genel işleyişinde, bir defada kavrayamadığımız pek çok şeyi ikinci denememizde daha kolay algılarız; örneğin, ilk etapta karmaşık gelen bir problemi birkaç kez incelediğimizde zihnimizde çözüme kavuşturabiliriz. Benzer şekilde, yeni tanıştığımız bir insanın karakterini ilk anda anlayamasak da zaman geçirdikçe ve paylaşımlar arttıkça onu daha yakından tanıma imkânı buluruz.
Ne var ki dünya hayatının ikinci bir denemesi veya tekrarı yoktur; insan bu yaşamı yalnızca bir kez deneyimler. Bize ikinci bir yaşama hakkının sunulmadığı bu nihai yolculukta, hata yapma lüksü de oldukça sınırlıdır. İşte bu sebeple; insanı ve onun doğasını en iyi bilen Yaratıcı, kuluna tek bir yaşama hakkı tanımış; bu hakkı kullanırken izlemesi gereken doğru yolu ve takınması gereken erdemli tavırları elçileri aracılığıyla insanoğluna rehber olarak göstermiştir.
fahrettinsahin022@gmail.com
























