Belediyeler Milli Kalkınmanın Temeli Olmalıdır!

Mehmet Emin Danış

22-01-2023 01:38

Köylü vatandaş, ağanın konuk odasından sevinçle çıkar. Köy meydanına öyle bir dalar ki, koltuklarına iki karpuz bile rahatlıkla sığacak durumdadır. Doğruca köy kahvesinin önünden kendisine şaşkın-şaşkın bakan hemşerilerinin yanına gider. Adamlar, “Ne o Abuzer, nedir böyle şişkinliğin sebebi?” diye sorunca: Biliyonuz ağamın şeherden misafirleri var. Odada bi-sürü adam varken, ağam bana “Git tazının çulunu düzelt” dedi.

Daha çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaygın olan feodal ilişkilerin yoğun olduğu belde ve ilçelerde belediye başkanlığı yapmak çok kolaydır. Bu yerlerde belediye başkanı da diğer etkili makamları işgal edenler de ya ağanın kendisidir veya onun işaret ettiği bir yakınıdır. Örnekte olduğu gibi, buralarda vatandaşın en büyük arzusu “Ağası” veya “Beyinin” kendisine gülümsemesidir. Onlar için kanalizasyon, su ve diğer hizmetler buldukları kadar yeterli ve büyüklerinin verdiği değer kadar önemlidir.

Çoğunlukla yeni belediye olmuş bu yerlere yıllar önce köy muhtarlığıyken Köy Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yapılmış stabilize yol ve damlaya-damlaya akan köy çeşmesi Allah’ın lütfu, baş tacı yapılacak kadar önemli, hatta kaderdir. Biraz gelişmiş yerlerdeki belediyelerde ise durum farklıdır.

Alan olarak daha geniş olan bu yerlerde genel olarak birden fazla “Ağa” veya “Bey” vardır. Ayrıca bunlara ek olarak bürokrat ve siyasi parti yöneticisi sayısı çoktur.

Bu gibi yerlerdeki belediye yöneticileri birden fazla kitle liderini memnun etmek zorundadır. Buralarda da yol ve su o kadar önemli değildir. Hizmetin önemi muhalefetin kuvveti oranında artar. Muhalefeti güçlü kişi veya kitlelerden oluşan belediye yöneticileri kendilerini yıpratmak üzere bahane üretecek olan hizmetleri yaparlar. Mesela en büyük rakibinin evine yakın bir çeşme ve o bölgeye birkaç metre kaldırım döşendiği zaman genel olarak beklenen hizmette başarıya ulaşılmış olunur.

Artık, kent statüsüne kavuşmuş olan yerlerin durumu ise başkadır. İnsanların gözü açılmıştır. “Ağa”, “Bey”, “Amir” ve “Başkan” etkisinden bir şekilde kurtulmuş olan vatandaşlar iletişimin de yardımıyla edindikleri bilgiye oranla hizmet isterler. Onlar için yol, kaldırım, ışıklandırma, kanalizasyon ve su gibi şeyler belediyelerin yapmak zorunda olduğu hizmetlerdir. Bu belediyelerin cürümü büyük olduğu için üretmesi gereken hizmette büyük olmalıdır.

Bana kalırsa en çok da bu yerlerin belediyesini yönetenler yıpranır. Çünkü kitlelerin sayısı oldukça fazladır. Artık aşiret veya mahalle boyutunu aşmış, sokak-sokak talepler başlamıştır. Her kapıdan ayrı-ayrı oy istenmiş ve alınan oyların karşılığında hizmet sözü verilmiştir. Daha büyük yerleşim yerlerinde yük hafiflemiştir. Buralara daha önceki yıllarda atlatılan dönemlerde çeşitli hizmetler zaten yapılmıştır.

Mesele o hizmetlerde meydana gelebilecek arızayı gidermek ve boya-badana yöntemiyle kente makyaj yapmaktır. Hele büyük şehirler?... Gel keyfim, gel…Bırakın birilerinin dayatmasını, siz kendiniz bir güçsünüz. Sizin rızanız olmadan hükümetler bile adım atamaz. Siz istemezseniz çıkan kanunlar bile işlemez. Kafanız bozulursa basarsınız istifayı, geçersiniz başka partiye… Şaka tabi… İş böyle olmamalı, en küçüğünden en büyüğüne kadar tüm belediyelerin yapması gerekenlerin yanı sıra yapmaması gerekenler olmalıdır.

Her ne kadar seçimle gelen siyasilerle yönetiliyorsa da belediyeler özerk olmalıdır. Başkan dediğin seçimin hemen ardından, mazbatasını alır-almaz rozetini çıkarmalı halkın tümünü kucaklamalıdır. Etik olan budur. Büyük Önder, Atatürk’ün yerel idareler ve belediyelerle ilgili oldukça kapsamlı ve tanım niteliğinde bir sözü vardır. Atatürk; “Hususi İdareler ve belediyeler, büyük kalkınma savaşımızda başarı hasılasını artıracak vazifeler almalı ve hususiyle hayat ucuzluğunu temin edecek, yerine göre tedbirler bulmalı ve salahiyetlerini tam kullanmalıdırlar” diyerek işe noktayı koymuştur.

Belediyeler kanununa baktığımızda görevlerinin oldukça kapsamlı olduğunu görüyoruz. Belediyeler; imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, evlendirme, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır.

Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 50 bini geçen belediyeler, kadınlar ve çocuklar için koruma evleri açar. Bu da yetmez; belediyeler, okul öncesi eğitim kurumları açabilir; Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir; sağlıkla ilgili her türlü tesisi açabilir ve işletebilir; kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlayabilir, bu amaçla bakım ve onarımını yapabilir, korunması mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşa edebilir.

Belediyeler bir tek şov yapmaz, yapmamalıdır. Duruma bakıyoruz, hiç de böyle görülmüyor. Nerede kitle varsa belediye hizmeti orada, gariban ve kimsesizlerin yaşam alanı ise sadece seçimden seçime ziyaret edilen yerler haline gelmiş. Belediye başkanları seçildiği partinin reklam merkezi gibi çalışır duruma sokulmuş. Birçok beldede, seçilen başkan bir önceki başkanın hizmetlerinin tümünü birden ele alıp, mümkün olduğunca eleştirisel boyutta değerlendiriyor ve bir kısmını imha ederek onun izlerini silmeye çalışıyor.

Bunu yaparken diğer yandan da bir sonraki dönem yeniden seçilmenin yollarını arıyor. İşte bu nedenle de şehirler köstebek yuvası haline geliyor. Aynı cadde ve sokaklar neredeyse geleneksel bir şekilde yılda birkaç kez kazılıp yeniden yapılıyor. Sokak ve kapı köşeleri de sık sık değişen isim ve numaraların yağlı boyayla kapatılmış izleriyle görüntü kirliliğinin esas sebebi halini almış.

Tarih öncesinin yerleşim yeri kalıntılarındaki yapılar günümüze kadar varlığını koruyorken son yüzyılda inşa edilen yapıların kalıntıları şehir dışında curuf halinde beton yığını olarak yükseliyor. İmar ve planlamanın uygulama merkezi olan belediyeler imar ve planı en çok ihlal eden kurum halini almış. Neredeyse beldeler bile gecekondu mezarlığı gibi gelişi güzel büyürken doğa katliamına göz yumuluyor. Böyle giderse ülkemizde ekilebilir tarım arazisi bulmakta zorlanacağız.

Herkes nereyi isterse oraya bir yapı konduruyor ve belediyeler de bir sonraki seçim beklentilerine göre buraya hizmet götürüyor. Bu yazım belediyecilerin dergisinde yayınlanacak, muhtemel okuyucularım da belediyeciler olacak. Edindiğim tecrübeye göre, dışarıdan bir kişi olarak yansıttığım manzaranın çirkinliği hususunda bana katılacaksınız ama büyük kısmınız eleştirilerimi üstüne almayacak.

Kimse kendi yaptığı hatayı görmek istemez ve herkes kendince iyi bir şeyler yapıyor. Psikolojik açıdan buna inanmakta herkes haklıdır ama ülkemizin uzaydan görüntülerine bakıldığında yapılan ortak hata apaçık görülmektedir. Bu hatalardan dönmek için kaybedilen her saniyenin önemli olduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum. Görevinin bilincinde olanlara sözüm yok, olmayanlara ise bu vesileyle çağrı yapıyorum.

Ülkemizde siyasi kaygıları bir kenara atıp, “Ben halka hizmet için talip oldum ve bunu yapacağım” diyecek kararlı başkan ve yöneticilere acil ihtiyaç var. Gelin milli kalkınmamızda kaybettiğimiz zamanı kazanmak üzere el birliği yapalım. (Bu yazı “Yerel Siyaset” Dergisi’nin Şubat 2006 tarihli sayısında yayınlanmıştır.)

m.emindanis@hotmail.com

 

DİĞER YAZILARI 17 Değil, 170 Yıl da Geçse "Bekleyeceğiz!" 01-01-1970 03:00 Görmezden Gelinen İyilik: Bir Fidan Meselesi 01-01-1970 03:00 İğne Kendimize, Çuvaldız Topluma… 01-01-1970 03:00 Farkında mısınız depremden gazeteciler de etkilendi! 01-01-1970 03:00 Besni’de “Çınarlara Vefa” Projesi Gönülleri Isıttı 01-01-1970 03:00 Biz'in anlamını bilenler; Sıra bize gelmedi mi? 01-01-1970 03:00 Kadınlar Günü Mesajları ve Samimiyet 01-01-1970 03:00 Artık, Savaş Değil Sağduyu Kazanmalı!.. 01-01-1970 03:00 Bebeğine Aptamil ve Bebelac Veren Anneler Dikkat! 01-01-1970 03:00 Artık, Savaş Değil Sağduyu Kazanmalı!.. 01-01-1970 03:00 Deprem Konutu Almayan Yerinde Dönüşümcüler Ne Olacak? 01-01-1970 03:00 Allah Ali Yerlikaya ve Ekibinden Razı Olsun! 01-01-1970 03:00 Acıları Hatırlayalım Ama Acımızı Deşmeyelim 01-01-1970 03:00 Şiir Severler İçin Bir Deneme: ÖZLEM 01-01-1970 03:00 Depremin Etkisi Psikolojimizi Bozdu; Tedavi olmalıyız! 01-01-1970 03:00 Bir Uğruna Onlara Karıştık, Onlardan Olduk! 01-01-1970 03:00 Bakalım Sayın Erdoğan'a Taleplerimiz İletilecek Mi? 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tarımda Deneme Pilot Bölgesi Haline Geldi! 01-01-1970 03:00 Vay, Besni Sana Ne Olmuş? 01-01-1970 03:00 LAY LAY LOM... 01-01-1970 03:00 GÖZÜMÜ YOL ÇEKİYOR... 01-01-1970 03:00 BURAK (NESİMİ) BİNZET... 01-01-1970 03:00 Bir Süre Yazmayacağım... 01-01-1970 03:00 Batsın 01-01-1970 03:00 Gastronomi Turizminden Adıyaman'ın Beklentileri Üzerine... 01-01-1970 03:00 Lider tamam da, ya kadro? 01-01-1970 03:00 AGSD'nin Çalıştayında Biz Bize Konuştuk... 01-01-1970 03:00 Hesabım Cennete Kaldı 01-01-1970 03:00 Mesele Parayla Alakalı Değil... 01-01-1970 03:00 Görülen Köy Yakındır... 01-01-1970 03:00 Benim Bir Fidanım Var... 01-01-1970 03:00 Değiştirilmiş Fıkra... 01-01-1970 03:00 Ziyaret Programlı Adaylık… 01-01-1970 03:00 Bölge Müdürünün Vedası 01-01-1970 03:00 Kullanılmış Düşünceler 01-01-1970 03:00 Kimse Kimsenin Gazeteciliğini Yargılamasın... 01-01-1970 03:00 İyiliğin ve Kötülüğün Ölçüsü 01-01-1970 03:00 Tekrar; Samsat'ın Su Bekleyen Tarlaları... 01-01-1970 03:00 Miras... 01-01-1970 03:00 Uyarı-Yorum... 01-01-1970 03:00 Şu Projenin Güzelliğine Bakın! 01-01-1970 03:00 Dündü... 01-01-1970 03:00 Vazgeçmek İstiyorum... 01-01-1970 03:00 Duydum ki sebep arıyormuşsunuz… 01-01-1970 03:00 Sayınlarımız, Sizi Katipleriniz Yok Ediyor 01-01-1970 03:00 Zararlı Alışkanlıklarla Mücadeleye Siz de Katılın... 01-01-1970 03:00 Fatma Şahin ve Hilmi Güler nasıl yapıyor? 01-01-1970 03:00 Doğamızı Korumak İnsanlık Görevimizdir!.. 01-01-1970 03:00 Ve Kuraklık Kapımıza Dayandı! 01-01-1970 03:00 Aklımızla Oynuyorlar 01-01-1970 03:00 Göbeklitepe'yi Kimler Kurdu? 01-01-1970 03:00 Memleket Dediğin 01-01-1970 03:00 Doğaüstü Bir Olay 01-01-1970 03:00 Olayların Zaman Kipiyle Yorumu... 01-01-1970 03:00 Hesap 01-01-1970 03:00 Çay 01-01-1970 03:00 Adıyamanlıların Bankalarda 48 Milyar Lira Faizli Parası Varmış... 01-01-1970 03:00 Kadir Abim Gibi... 01-01-1970 03:00 İnsanlığı Uygarca Katlediyorlar! 01-01-1970 03:00 Bilenleri kıskanıyorum... 01-01-1970 03:00 Elimizdekilerin Kıymetini Bilmek Gerek 01-01-1970 03:00 İnsanlar Niye Böyle Açgözlü Davranıyor? 01-01-1970 03:00 Bugün Endişeliyim!... 01-01-1970 03:00 Dönmeyeceğinizi Mi Sandınız? 01-01-1970 03:00 Karadeniz-Akdeniz Yolunun Önemi.. 01-01-1970 03:00 Gelmeyin Le Gelmeyin... 01-01-1970 03:00 Patpatla Trafiğe Çıkılmaz! 01-01-1970 03:00 Tıkladığımız Yerden Tıklanıyoruz.. 01-01-1970 03:00 Neden Fındığı Biz Üretirken, Parayı Başkası Kazanıyor? 01-01-1970 03:00 Gelmeyin Le, Gelmeyin!.. 01-01-1970 03:00 Adıyaman’da İntihar Girişimleri Yine Artmaya Başladı! 01-01-1970 03:00 Efsanelerin Krallığı, Nemrut.. 01-01-1970 03:00 Sokak Köpekleri Neden Saldırganlaştı? 01-01-1970 03:00 Nerede Hata Yaptık Diyen Hocama... 01-01-1970 03:00 Afet Durumunda Sakin Olunmalı! 01-01-1970 03:00 Tüm Valiliklere Açık Dilekçe... 01-01-1970 03:00 Yolcu, Güle Güle (Kahtalı Mıçe) 01-01-1970 03:00 Vakıf 01-01-1970 03:00 Deniz Suyunun Çekilmesinin Depremle İlişkisi... 01-01-1970 03:00 Yolcu, Güle Güle! (Kahtalı Mıçe) 01-01-1970 03:00 Ünye, Dünkü Çocuklarını Andı... 01-01-1970 03:00 Adıyamanın Tadı-Tuzu Gitti! 01-01-1970 03:00 Karadeniz’deki Küçük Kuş Türlerini Kaybettik 01-01-1970 03:00 Kruvaziyer Gemiler Ordu’dan Vaz Mı Geçti? 01-01-1970 03:00 Ezdirmemek Bu Mu? 01-01-1970 03:00 6 Şubat'ı Anmak Başka Depremleri Önlemez! 01-01-1970 03:00 Birlikte Kazanılan Unvan: Spor Şehri Ordu! 01-01-1970 03:00 Şen Olasın Demekle Şenlenecekse.. 01-01-1970 03:00 Ordu’nun Kaç Milletvekili Var? 01-01-1970 03:00 Geleceğin Başkanı Emir Sina Argan… 01-01-1970 03:00 Suç Mu? 01-01-1970 03:00 “Dinden Beslenen Şah ve Şeyh/Sultanlar” 01-01-1970 03:00 Bir Gün Çıktım Sokağa 01-01-1970 03:00 Uygularsanız Formül Basit 01-01-1970 03:00 Bazı Fidanlar Geç Büyür Ama Meyvesi Tatlı Olur… 01-01-1970 03:00 Nemrut Dağı Turizmine Zam Konusunda... 01-01-1970 03:00 Öyle Bir Zaman Ki, Düşman Başına... 01-01-1970 03:00 İş Ahlakında Geldiğimiz Duruma Bakın! 01-01-1970 03:00 Sumak Tadında Adıyaman’da Biz Hep Uzağa Bakarız 01-01-1970 03:00 Kobilerimizi Ortak Projelerde Birleştirelim 01-01-1970 03:00 2023 Seçiminin Bir Başka Önemi... 01-01-1970 03:00