Pandemi döneminde ayçiçeği ekim veya hasat dönemi değilken bir kriz söylemiyle ayçiçek yağının 5 litresi birden 30-35 liradan 120-130 liraya yükselmişti... Elbette hepimiz kızdık... Kızanlar arasında konut sahipleri de vardı...
Depremde ev kiraları 1-2 bin liradan 10-12 bin liraya çıktı... Elbette hepimiz kızdık... Kızanlar arasında evi veya işyeri kira olan nakliyeciler de vardı...
Sonra 1-2 bin lira olan nakliye fiyatları 10-12 bin liraya çıktı... Elbette hepimiz kızdık... Kızanlar arasında eşyalarını bir yerlere taşımak zorunda kalan jeologlar da vardı...
İnşaatlarda zemin etüdü yapılmalı ya, komşu il ve ilçelerde 30-35 bin lira olan etüt maliyeti 100-110 bin liraya çıkmış... Elbette hepimiz kızdık...
Berber 150-200 liralık kesimi 300-400 lira yaptı, duvarcı yevmiyesini 300-500 liradan 2-3 bin lira yaptı...
Kısacası kimin fırsatı doğuyorsa o fırsattan istifade ekonomimize yükleniyor...
Hep başkasına fırsatçı diyen bizleriz, fırsatçılık yapanlar da uzaydan gelmiyor ki?
Neden böyle, insanlar niye böyle açgözlü davranıyor? Yazık değil mi kendimize bunu niye yakıştırıyoruz, bindiğimiz dalı niye kesiyoruz?
100 liraya domates mi, 6 liraya yumurta mı olur, bir su arızasına bakmak 1000 lira mı olur? Bir tahta sandalye 10 bin lira, bir pantolon 3-4 bin lira!...
Nereye gidiyoruz, hiç birimiz durmayacak mıyız?
m.emindanis@hotmail.com






















