"Bugün Yazmayacağım" demiştim, 17 Temmuz 2019'da... Yine aynı moddayım, hatta daha da ilerlemiş bir kırgınlık sendromu yaşıyorum...
Bugün, yani sadece bir gün yazmamak yetmeyecek gibime geliyor, sanırım bir süre yazmayacağım... Tabi önemli bir konu gündem olmadıkça, hazır sizler önemsiz konularla meşgulken, bu da bana dinlenme zamanı sundu...
Sendrom dedim de, belki aranızda anlamını bilmeyen de vardır, bu yazımda da bu kelimeyi öğrenirsiniz umarım;
Sendrom, karma karışık olma halidir... Birden fazla nedenlerin oluşturduğu ruhsal sıkıntı desem yeter sanırım...
İşte bu yüzden, bir süre yazmayacağım...
O gün yaşadığım duyguları aynen iletsem anlarsınız diye yeniden döküyorum gözünüze... Umarım görür de anlarsınız.
Bugün Yazmayacağım
İçim makale dolu, heceler fokurduyor, harfler taşıyor... ama bugün yazmamaya çalışacağım..
Çünkü o kadar çok yazdım ki, yıllardır; beleş bulup bakmadı bazıları, bazısı üstün körü bastı geçti, hatta "uzun yazı sıkıyor" diye "sıktıklarım" bile olmuş...
Suç bende elbet, çakmak cebine bir çuval yükü depmeye çalıştım; "senin yazılarını sevmem galiba" diyecek kadar ukala oldu kimi, üstüne bir de sövenler...
Bugün pahallıyım, hasret koyacam sizi düşüme, "düşünün" diye haykırmayacağım...
Bugün "bana ne lan, ne haliniz varsa görün" deme lüksünü yaşayacağım, bile bile sırtladığı kazıkları taşıyan o bazı zalimlere bakıp bakıp güleceğim..
Bugün " Allah korkumu" zayıflık sayıp "mahşer uyarımı" alaya alıp arkamdan gülenlere gülme günü...
Çok mu "tın" diyorsanız elbette "tın" diyorum, yok yok aslında "tın" değil "dank" diyene selâm olsun.
m.emindanis@hotmail.com






















