Gazetecilik mesleğine depremden sonra başlayan (aslında Mali Müşavir olan kardeşim Mehmet Hakan Karaarslan'ın son yazısını okudum. " Adıyaman’ın Uyuyan Serveti: 48 Milyar TL Ekonomiye Nasıl Kazandırılır?" başlıklı yazıdaki detaylara girmeyeceğim. Başlıkla beraber üç cümlesini de ekleyince anlayan için özet çıkarmış oluyorum. Diğer üç cümle şöyle;
"Adıyaman’da yeni ticaret merkezleri, sanayi bölgeleri ve sosyal yaşam alanları kurulmalı. Şehir ne kadar modernleşirse, yatırımcı o kadar cesur olur."
"Sonuç: Bu Şehir Bizim, Bu Parayı Uyandırmalıyız!"
"Bu şehir bizim… Ve bu şehri kurtarmak elimizde!"
Depremde çok şeyini kaybeden Adıyaman için binlerce defa, değişik kişiler, tarafından, değişik cümlelerle, ifade edilen, söylenen veya yazılan şeyleri burada yeniden yazmaya da gerek yok. Herkes ama herkes iyi biliyor ki Adıyaman ekonomik anlamda bitmiş durumda! Ama bunun yanı sıra sayıları az olsa da Adıyamanlı bazı insanların banka hesabında milyarlarca lira uyumaya bırakılmış...
Konuyla ilgili tüm yazı ve konuşmalara bakınca görüyoruz ki, "peki, bu insanlar neden faizle uğraşıyor, kendi memleketinin battığını gördüğü halde neden yatırım yapmıyor" diye soranlar oluyor... Hatta bu soruyu hakarete varan cümlelerle uluorta haykıranlar da var.
Hakan kardeşim gibi sorunu ortaya koyup, çözüm önerisi sunanların görüş ve önerilerinin de yukarıda ifade ettiğim boş ve hiçbir çözümü sunmayan, para sahiplerini kırmaktan öteye gitmeyenlerin laf kalabalığı arasında yitip gittiğini düşünüyorum.
Bu konuda önerim yapıcı çözüm önerisi olmayanların susmasıdır, hele hele bu konuyu kendi politik geleceği ve rantı için kullananların da dışlanması gerekiyor...
Depremin ardından geçen bunca günde elimize geçene bakıyoruz, koskoca bir hiç... Bu başarısızlığımızın sebebine bakıyoruz, özellikle sosyal medyadan önüne gelene hakaret eden kişilerdir.
Doğrusunu isterseniz bankalarda bulunan bu faizli hesapların sahibi olan Adıyamanlı para babalarının da kendi memleketinin bu haline üzüldüğünü düşünüyorum.
Neden mi yatırım yapmıyorlar, cevabı da basit...
Daha önce yatırım yapanların durumu ortada...
Yatırımcı açısından her türlü dezavantaja sahip kör nokta haline gelmiş, yıkık, virane memlekette nereye yatırım yapılır ki?
Varımız yoğumuz bir Organize Sanayi Bölgemiz var onun hali ortada... Yeni yatırımcı için arazi yok, "genişletme çalışmaları yapıldı" deniliyor, "altyapısı yapıldı" deniliyor, "şöyle yapıldı" deniliyor, "böyle yapıldı" deniliyor, özellikle seçim arifelerinde vaatler yağdırılıyor ama elde olana bakıyoruz; gerçekleşmiş hiçbir şey yok, varsa da yatırımcıya sunulamıyor.
Politikacılarımıza bakıyoruz; konu her açıldığında ilçelerdeki Organize Sanayi Bölgelerinin durumunu da ekleyerek, süsleyerek anlatıyorlar, "şehir merkezinde ne var" diyoruz, "Organizede şu yapıldı, bu yapıldı, şu hazırlanıyor, bu planlanıyor" diye başlıyorlar anlatmaya... Mevcut Organize Sanayi Bölgesiyle ile ilgili yaptıkları, yapılan küçücük çalışmaları bile destanlaştırarak anlatıyorlar ama ciddi bir yatırımcıya "gel, al kardeşim, alt yapısı şöyle, üst yapısı böyle, al sana enerji, al sana destek, al sana teşvik" deyip de sunabilecekleri bir alan gösteremiyorlar. Çünkü yok, dediğim gibi varsa da biz göremiyoruz.
Unutulan en önemli şey, yerel sermaye sahiplerinin yani halk diliyle Adıyamanlı zenginlerin ekonomi konusunda bilgi seviyesinin yeterli derecede olmadığıdır...
Unutulan önemli bir şey daha var ki, parasını bankalarda gizleyen bu insanların yatırım yapmaya cesaretinin olmadığıdır...
Unutulan bir şey vardır ki, dosya içerisinde olup sadece toplantılarda resmi ağızlardan çıkan çoğunlukla soğuk ve rakamlara boğulmuş cümlelerle uzun uzadıya anlatılan yazıları, projeleri, planları okuyacak durumda değiller. Hele hele bunu politikacılardan dinlemeye hiç razı değiller, çünkü inançlarını kaybetmişler.
Yapılacak şey ise yukarıda da belirttiğim gibi, konu ile alakası olmayan sosyal medya fenomenlerinin susmasıdır. Sadece ve sadece bilim insanlarının, ilgili Bakanlık görevlilerinin ve özel seçilmiş (ikna yeteneği kuvvetli) ekonomistlerin samimi bir çalışma yapmasıdır.
Mesela geçmişte Adıyaman'da faaliyet gösteren GAPGİDEM benzeri büroların yeniden aktif hale getirilmesidir. Bu konuda açılacak olan özel büroların görevlilerinin hiç zaman kaybetmeden (gerekirse özel çalışmayla tespit ettiği) para babalarının ayağına bizzat gitmesidir.
m.emindanis@hotmail.com























