Üç beş metrekare alan kazanacağız diye binlerce ağacı kestik. Şimdi eskiden kapımızın önünde olan incire, duta, cevize, bademe para vererek ulaşmaya çalışıyoruz.
Sanmıyorum ama belki bir yerlerde denk gelmişsinizdir… Batman’da 7 köy yoluna 3 bin 300 meyve fidanı dikildi.
Denk gelmemiş olmanız daha muhtemel. Çünkü bu bir “kaza”, bir “skandal” ya da “kavga” haberi değil. “Tık” getirmiyor, karşı cinse ilgi göstereceği oranda şirin görüntü vermiyor. İçeriğinde sansasyon yok. Ama aslında tam da manşetlik bir iş.
Batman İl Özel İdaresi ile Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün yaptığı bu çalışma, sadece birkaç fidan dikmekten ibaret değil; bir kültürün, bir anlayışın yeniden hatırlatılmasıdır.
Eskiden bu topraklarda yol kenarlarına ağaç dikmek sıradan bir iyilikti. Gölgesiyle dinlenilen, meyvesiyle paylaşım yapılan bu ağaçlar kimsenin malı değil, herkesin hakkıydı. Atalarımız bunu bir proje olarak değil, bir sorumluluk olarak görürdü.
Bugün ise durum ortada…
Üç beş metrekare alan kazanacağız diye binlerce ağacı kestik. Kereste yaptık, yaktık, yok ettik. Şimdi ise eskiden kapımızın önünde olan incire, duta, cevize, bademe para vererek ulaşmaya çalışıyoruz. Üstelik ciddi paralar.
Biz bir nesil olarak, atalarımızın diktiğini tüketerek büyüdük. Hiç yokluk çekmedik. Ama aynı cömertliği biz gösteremedik. İşte tam da bu yüzden Batman’da yapılan bu çalışma kıymetli. Çünkü bir şeyi hatırlatıyor:
Ağaç dikmek sadece çevrecilik değil, gelecek kurmaktır.
Bu yapılan iş küçük gibi görünebilir ama etkisi yıllar sürecek. O fidanlar büyüyecek, meyve verecek, belki de hiç tanımadığımız çocuklar o ağaçların altında gölge bulacak, meyvesini yiyecek. İşte gerçek yatırım budur.
Bu vesileyle, bu anlamlı çalışmayı hayata geçiren Batman İl Özel İdaresi’ne ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’ne teşekkür etmek gerekir. Sadece örnek bir hizmet yapmadılar, bir anlayışı yeniden hatırlattılar.
Artık mesele şu:
Biz ne yapacağız?
Herkesin büyük projeler yapmasına gerek yok. Her birimiz bulunduğumuz yerde 2-3 metrekarelik bir alan bulup bir fidan dikebiliriz. Kimse de çıkıp “neden diktin” demez. Tam tersine, bir gün gelip teşekkür eder.
Çünkü bizler, hoyratça kestiklerimizin yerine yenisini dikmek zorundayız.
Torunlarımıza bırakacağımız en değerli miraslardan biri de bu olacak.
Unutmayalım…
Bir fidan, sadece ağaç değildir.
Bir fidan, gelecek demektir.
