Depremde evini ve işyerini kaybeden gazeteciler halen görmezden geliniyor. Çeliker’in çağrısı net: “Biz de depremzedeyiz, hakkımız olanı istiyoruz.”
Adıyaman’da aylardır dile getirilen bir talep var. Aslında bu talep ne abartılı ne de ayrıcalık isteyen bir çağrı. Tam aksine, adalet ve eşitlik temelinde yükselen bir beklenti.
Adıyaman Basın Kartı Sahipleri Derneği Başkanı Murat Çeliker’in defalarca dile getirdiği, mektuplarla, ziyaretlerle, açıklamalarla anlatmaya çalıştığı bir gerçek…
Gazeteciler de depremzede.
Önümüzdeki hafta Adıyaman’a gelmesi beklenen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a hitaben kaleme alınan açık mektup, aslında sadece bir kişinin değil, bir meslek grubunun ortak sesi niteliğinde. Çeliker’in talebi son derece net: Depremde evini, işyerini kaybeden gazeteciler için de konut ve ofis imkânı sağlanmalı.
Üstelik bu talep “bedelsiz” bir ayrıcalık değil. Aksine diğer depremzedelere sunulan imkânların aynısından faydalanma isteği. Yani uygun ödeme koşulları, taksitlendirme ve desteklerle bir yaşam alanı kurabilme hakkı…
6 Şubat depremleri yalnızca binaları yıkmadı. Birçok gazetecinin ofisi enkaz altında kaldı, ekipmanları yok oldu, geçim kaynakları büyük darbe aldı. Ama buna rağmen Adıyaman’daki basın mensupları şehri terk etmedi. Çadırda kalan, zor şartlarda yaşayan gazeteciler, yine de kalemini bırakmadı. Halkın sesi olmaya devam etti.
Bugün dönüp baktığımızda şu soruyu sormak gerekiyor: Bu fedakârlık karşılıksız mı kalacak?
Çeliker’in mektubunda dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise boş kalan konutlar. İndere TOKİ konutlarında hak sahiplerine dağıtım yapıldıktan sonra bazı dairelerin elde kaldığı biliniyor. İşte tam bu noktada yapılan çağrı oldukça makul: Yeni bir kura çekilişi yapılsın ve bu kuraya gazeteciler ile emekliler de dahil edilsin.
Çünkü bugün Adıyaman’da kira fiyatları ciddi bir sorun haline gelmiş durumda. Sabit gelirli vatandaşlar gibi gazeteciler de bu yükün altında eziliyor. Özellikle yerel basında çalışan birçok gazeteci, aldığı maaşla kira dengesini kurmakta zorlanıyor.
Dahası var…
Depremde 14 gazeteci hayatını kaybetti. Türkiye’de en fazla basın kaybı Adıyaman’da yaşandı. Bu bile tek başına bu şehrin basın camiasının ne kadar ağır bir bedel ödediğini göstermeye yeter.
Yerel basının içinde bulunduğu ekonomik tablo da ayrı bir gerçek. Gazeteler artan baskı maliyetleriyle boğuşuyor, radyolar elektrik ve işletme giderleri altında ayakta kalmaya çalışıyor. Reklam gelirleri düşmüş, birçok kurum kapanma riskiyle karşı karşıya.
Tüm bu tablo ortadayken sorulması gereken soru şu:
Bu şehir için bu kadar fedakârlık yapan bir meslek grubunun temel bir barınma ve çalışma talebi neden karşılıksız kalıyor?
Murat Çeliker’in bugüne kadar iletmediği kapı kalmadı. Valilikten milletvekillerine, kurum temsilcilerinden yetkililere kadar birçok noktaya bu talep taşındı. Ama görünen o ki halen bir “yeşil ışık” yakılmış değil.
Şimdi gözler, Adıyaman’a gelecek olan Sayın Bakan Murat Kurum’da.
Belki de bu ziyaret, sadece konut teslimleriyle değil, bir meslek grubunun yıllardır süren mağduriyetine verilecek cevapla da hatırlanacak.
Çünkü bu mesele sadece konut meselesi değil…
Bu mesele, emeğin, fedakârlığın ve adaletin karşılık bulup bulmayacağı meselesidir.
m.emindanis@hotmail.com

























