Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Torunoğlu, Adıyaman Üniversitesi Kampüsündeki "Adıyaman Gastronomi Akademisi Uygulama Restoranı"nda gerçekleştirdikleri proje hakkında bilgilendirme toplantısında uzun vadede oluşacak gelişmelerle ümit verdi...
Bilindiği gibi Yunanca bir deyim olan Gastronomi, yemek ve kültür arasındaki ilişkiyi, zengin veya hassas ve iştah açıcı yiyecekleri hazırlama ve sunma sanatı, belirli bölgelerin pişirme stilleri ve iyi yeme biliminin incelenmesidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine hanımın sahiplendiği yurt genelindeki gastronomi faaliyetleri özellikle yerli ve yabancı turizme yeni ivme kazandırdı.
Yıllarca kendi yemeklerini arka plana atıp yabancı mutfakların kültürüyle konuklarına servis yapan otel ve restoranların kendi kültürümüze yöneldiğini görmek bile elbette oldukça önemli bir gelişme.
Gastronomi faaliyetleri bir yandan yüksek maliyetli aşçılarla ekonomik açıdan zorlanan otel ve restorantları rahatlattı diğer yandan yerel üreticilere oldukça büyük bir pazar oluşturdu.
Bu sayede ev hanımları bile maharetlerini sergilerken aile bütçesine katkı veriyor, edindiğim bilgiye göre bazı hanımların gelirleri aile bütçesini rahatlatmaktan öte yüksek gelirlere ulaşmış. Görüştüğüm bazı evden üretim yapan hanımlar sipariş yetiştirmekte zorlandıklarını ifade ediyor..
Başta Valilik olmak üzere ülke ekonomisine fayda üretmek isteyen kurum ve kuruluşlar bu yeni gelir kaynağına pozitif ayrım yaparak topluma fayda üretecek adımları destekliyor, Adıyaman Üniversitesi akademik desteğini bu projelerden esirgemiyor, açılan kurslar potansiyelin üzerinde başvuru alıyor...
Buraya kadar olumlu bir gelişmeden bahsedebiliriz ama Gastronomi Turizminden Adıyaman'ın beklentileri üzerine yaptığım araştırmada kısa vadede bu fırsattan yararlanamayacağımız sonucuna vardım çünkü bu alanda ilimizin altyapısı çok yetersiz...
Mesela yabancı turistleri ilimizde tutacak, onların yemek ve alışveriş ihtiyacını karşılayacak ortamdan yoksunuz...
Turizmle bağlantılı bir çalışma gerektiren gastronomi projelerimiz bu noktada ilk aşamada eksiklerle boğuşmak zorunda...
İlimizde yerli turizm de tatminkâr rakamlara ulaşmış değil, Gaziantep ve Şanlıurfa'nın başarısının sebebi turizmin zaten gelişmiş olmasıdır. Onların tek eksiği günübirlik uçak seferleriydi ki o sorunu da çoktan çözdüler. Ülkenin dört yanından ailecek karar verenler diledikleri an uçağa binip Şanlıurfa veya Gaziantep'e geliyor, hem turistik mekânları geziyorlar, hem alışveriş yapıyorlar, hem de biri birinden leziz yöresel yemekleri tadıyorlar...
Sayın Torunoğlu'nun sunumunda bahsettiğim eksiklerin zaten bilindiğini ve çözüm arayışları olduğunu gördüm. Gerek Valiliğin, gerekse ilgili kurum ve kuruluşların bu konudaki her özel teşebbüse açık olduğu ortada... O halde mesele bu konuda yatırım yapacak teşebbüsleri harekete geçirmektir... Tabi bu girişimi yapacak yatırımcılara da proje uygulayacakları alan ve kredi desteklerini oluşturmak gerekiyor...
Gördüğüm ve öğrendiğim kadarıyla Cendere Köprüsü, Eski Kahta Kalesi ve Nemrut Dağı üçlüsünde müsait bir alanın turizme uygun bir projeyle yatırımcılara sunulması ilk adımlardan biri olacak...
Sonrasında günübirlik uçuşlarla ilimize ulaşım sağlanması ve tabi bu sayede ilimize gelecek insanların alışveriş, gezi, konaklama ve yemek ihtiyaçlarını karşılayacak profesyonel işletmeler kurmalıyız.
m.emindanis@hotmail.com






















