İğne Kendimize, Çuvaldız Topluma…

Mehmet Emin Danış

17-04-2026 09:14

 

Toplumsal hatalarla yüzleşmeden değişim mümkün değil; çocuk yetiştirmeden eğitime kadar yapılan yanlışların sorumluluğu hepimize ait.

İĞNE KENDİMİZE, ÇUVALDIZ TOPLUMA…

Aklımızı başımıza almamızın zamanı belki de çoktan geçti. Üstelik bunu akil baliğ olan herkes biliyor. Ama asıl mesele bilmemek değil; bildiğimiz hatamızı kabullenmemek. Çünkü itiraf etmek zor geliyor. Oysa mesele bu kadar karmaşık değil.

Basit bir cümleyle başlayabiliriz:
“Hata bende.”

Eğer varsa bir suç, önce kendi ihmallerimizde arayabilsek… İşte o zaman gerçek bir başlangıç yapmış oluruz. Çünkü başarı dediğimiz şey, çoğu zaman ilk adımı atma cesaretidir. Ve o ilk adım, insanın kendine karşı dürüst olmasıyla atılır.

Bugün geldiğimiz noktada çocuklarımızı eleştiriyoruz. Oysa onları bu hale getiren şartları oluşturan da biziz. Kendi çocukluğumuzda yaşadığımız eksiklikleri telafi etme adına, bilim dışı yöntemlerle bir nesil yetiştirdik. “Ben yaşamadım, çocuğum yaşasın” anlayışıyla sınırları kaldırdık, dengeyi kaybettik. Sevgi ile sınır arasındaki ince çizgiyi görmezden geldik.

Evet, geçmişte yanlışlar vardı. Okullarda şiddet uygulayan öğretmenler de vardı, ölçüsüz cezalar da… Bunlar elbette kabul edilemezdi. Ancak hataları düzeltirken, disiplini tamamen ortadan kaldırmayı da doğru sandık. Oysa öğretmenlerimizin bizi hayata hazırlamak amacıyla uyguladığı, sembolik bir uyarı niteliği taşıyan kulak çekme gibi küçük disiplin yöntemlerini dahi tamamen yasaklayarak, eğitim sahasında otoriteyi zayıflattık, hatta yok ettik. Otoritenin olmadığı yerde ise ne düzen kalır ne de saygı.

Aile içinde de aynı çelişkiyi yaşadık. Bizi dinlemeden cezalandıran babalar yanlıştı. Ama bugün, açıkça ortada olan hataları bile görmezden gelen, “benim çocuğum yapmaz” diyen ebeveynler de aynı derecede hatalı. Hatta daha tehlikeli. Çünkü hatayı bilip görmezden gelmek, onu büyütmek demektir.

Sorun bireysel değil, toplumsal. Eğitim dediğimiz şey sadece okuldan ibaret değil. Ailede başlar, sokakta şekillenir, toplumda tamamlanır. Ve biz bu zincirin her halkasında sorumluyuz. Sorumluluğu bir kuruma ya da bir kişiye yükleyerek kendimizi temize çıkaramayız.

Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olaylara bakarken, sadece sonuçlara odaklanmak kolay. Ama o sonuçları doğuran sebepleri görmek zorundayız. Çünkü o çocuklar bir günde o noktaya gelmedi. Onları biz yetiştirdik. Bizim ihmallerimiz, bizim yanlışlarımız, bizim suskunluklarımız büyüttü.

Artık şunu açıkça söyleyebilmeliyiz:
İğneyi kendimize batırmadan, çuvaldızı başkasına yöneltmenin kimseye faydası yok.

Eğer gerçekten değişim istiyorsak, önce kendimizden başlamalıyız. Çünkü toplum dediğimiz yapı, başkaları değil; biziz.

Mehmet Emin DANIŞ

………………………………………………….

CİM BOM BOM!..

Geceler boyu yaşadığın bunalımları biliyorum.

Gözlerinden süzülen yaşları, yüreğinde bir notanın çınladığını ve çözemediğini biliyorum.

'Nedenleri', 'nasılları', 'niçinleri' düşündüğünü.. ve en önemlisi 'ne derleri', 'nasıl olacakları'...

Kâbus dolu gecelerin sonunda gözlerini açtığın sabah, sabah bunalımlarının resmolduğu dağınık yatak gibi.. saçların gibi karmakarışık... Savrulmak isteyip de rüzgârların önünde savrulamadığını.. Biliyorum.

(Bahar yağmurlarında ıslanmış yaprak gibisin...)

Biliyorum. Çocuğun yaprak yaprak yolduğu çiçek, bir kedinin dağıttığı yumak, boksörün acımasızca vurduğu kum torbası, işsizin tekmelediği konserve kutusu... Yıllar boyunca bir pil gibi şarzedilip bugüne gelince boşaltıldığını biliyorum...

Planlarının olduğunu, hayallerinin genişliğini, (ufkunun ışıktan yoksun olduğunu biliyorum...) Ve neden gittiğini.. üstelik aniden; veda bile etmeden... Biliyorum.

Arayışlarının bitmediğini ama ağırlığı altında ezildiğini biliyorum... (Kocaman dünyada kocaman bir bebek gibi) şefkâtten yoksun olduğunu biliyorum..

Biliyorum işte, biliyorum.. aslında herkes biliyor... Sel gibisin, bir gün bendini aşmak istediğini biliyorum... Ve neden sustuğunu... Suskunluklarının tuvallere yansıyan kapkara resimler olduğunu; hürriyet içinde örümcek ağlarına tutulmuş kelebek gibisin, biliyorum...

Biliyorum.. biliyorlar.. biliyoruz.. sen de biliyorsun ama yine de hatırlatmış olayım: Avrupa Fatihi, Türkiye'nin gururu, aslan cim bom bom... Popescu, Capone, Hagi, Marcio.. Taffarel, Jardel.. sonra bir de Lucescu...

'Türküm, doğruyum, çalışkanım..' 'Bir Türk dünyaya bedel...' 'Türk ulusu çalışkandır, cesurdur...' (Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!...)

(Yeni Ufuk Gazetesi’nin 01 Şubat 2001 tarihli sayısından, arşiv.)

m.emindanis@hotmail.com

DİĞER YAZILARI 17 Değil, 170 Yıl da Geçse "Bekleyeceğiz!" 01-01-1970 03:00 Görmezden Gelinen İyilik: Bir Fidan Meselesi 01-01-1970 03:00 Farkında mısınız depremden gazeteciler de etkilendi! 01-01-1970 03:00 Besni’de “Çınarlara Vefa” Projesi Gönülleri Isıttı 01-01-1970 03:00 Biz'in anlamını bilenler; Sıra bize gelmedi mi? 01-01-1970 03:00 Kadınlar Günü Mesajları ve Samimiyet 01-01-1970 03:00 Artık, Savaş Değil Sağduyu Kazanmalı!.. 01-01-1970 03:00 Bebeğine Aptamil ve Bebelac Veren Anneler Dikkat! 01-01-1970 03:00 Artık, Savaş Değil Sağduyu Kazanmalı!.. 01-01-1970 03:00 Deprem Konutu Almayan Yerinde Dönüşümcüler Ne Olacak? 01-01-1970 03:00 Allah Ali Yerlikaya ve Ekibinden Razı Olsun! 01-01-1970 03:00 Acıları Hatırlayalım Ama Acımızı Deşmeyelim 01-01-1970 03:00 Şiir Severler İçin Bir Deneme: ÖZLEM 01-01-1970 03:00 Depremin Etkisi Psikolojimizi Bozdu; Tedavi olmalıyız! 01-01-1970 03:00 Bir Uğruna Onlara Karıştık, Onlardan Olduk! 01-01-1970 03:00 Bakalım Sayın Erdoğan'a Taleplerimiz İletilecek Mi? 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tarımda Deneme Pilot Bölgesi Haline Geldi! 01-01-1970 03:00 Vay, Besni Sana Ne Olmuş? 01-01-1970 03:00 LAY LAY LOM... 01-01-1970 03:00 GÖZÜMÜ YOL ÇEKİYOR... 01-01-1970 03:00 BURAK (NESİMİ) BİNZET... 01-01-1970 03:00 Bir Süre Yazmayacağım... 01-01-1970 03:00 Batsın 01-01-1970 03:00 Gastronomi Turizminden Adıyaman'ın Beklentileri Üzerine... 01-01-1970 03:00 Lider tamam da, ya kadro? 01-01-1970 03:00 AGSD'nin Çalıştayında Biz Bize Konuştuk... 01-01-1970 03:00 Hesabım Cennete Kaldı 01-01-1970 03:00 Mesele Parayla Alakalı Değil... 01-01-1970 03:00 Görülen Köy Yakındır... 01-01-1970 03:00 Benim Bir Fidanım Var... 01-01-1970 03:00 Değiştirilmiş Fıkra... 01-01-1970 03:00 Ziyaret Programlı Adaylık… 01-01-1970 03:00 Bölge Müdürünün Vedası 01-01-1970 03:00 Kullanılmış Düşünceler 01-01-1970 03:00 Kimse Kimsenin Gazeteciliğini Yargılamasın... 01-01-1970 03:00 İyiliğin ve Kötülüğün Ölçüsü 01-01-1970 03:00 Tekrar; Samsat'ın Su Bekleyen Tarlaları... 01-01-1970 03:00 Miras... 01-01-1970 03:00 Uyarı-Yorum... 01-01-1970 03:00 Şu Projenin Güzelliğine Bakın! 01-01-1970 03:00 Dündü... 01-01-1970 03:00 Vazgeçmek İstiyorum... 01-01-1970 03:00 Duydum ki sebep arıyormuşsunuz… 01-01-1970 03:00 Sayınlarımız, Sizi Katipleriniz Yok Ediyor 01-01-1970 03:00 Zararlı Alışkanlıklarla Mücadeleye Siz de Katılın... 01-01-1970 03:00 Fatma Şahin ve Hilmi Güler nasıl yapıyor? 01-01-1970 03:00 Doğamızı Korumak İnsanlık Görevimizdir!.. 01-01-1970 03:00 Ve Kuraklık Kapımıza Dayandı! 01-01-1970 03:00 Aklımızla Oynuyorlar 01-01-1970 03:00 Göbeklitepe'yi Kimler Kurdu? 01-01-1970 03:00 Memleket Dediğin 01-01-1970 03:00 Doğaüstü Bir Olay 01-01-1970 03:00 Olayların Zaman Kipiyle Yorumu... 01-01-1970 03:00 Hesap 01-01-1970 03:00 Çay 01-01-1970 03:00 Adıyamanlıların Bankalarda 48 Milyar Lira Faizli Parası Varmış... 01-01-1970 03:00 Kadir Abim Gibi... 01-01-1970 03:00 İnsanlığı Uygarca Katlediyorlar! 01-01-1970 03:00 Bilenleri kıskanıyorum... 01-01-1970 03:00 Elimizdekilerin Kıymetini Bilmek Gerek 01-01-1970 03:00 İnsanlar Niye Böyle Açgözlü Davranıyor? 01-01-1970 03:00 Bugün Endişeliyim!... 01-01-1970 03:00 Dönmeyeceğinizi Mi Sandınız? 01-01-1970 03:00 Karadeniz-Akdeniz Yolunun Önemi.. 01-01-1970 03:00 Gelmeyin Le Gelmeyin... 01-01-1970 03:00 Patpatla Trafiğe Çıkılmaz! 01-01-1970 03:00 Tıkladığımız Yerden Tıklanıyoruz.. 01-01-1970 03:00 Neden Fındığı Biz Üretirken, Parayı Başkası Kazanıyor? 01-01-1970 03:00 Gelmeyin Le, Gelmeyin!.. 01-01-1970 03:00 Adıyaman’da İntihar Girişimleri Yine Artmaya Başladı! 01-01-1970 03:00 Efsanelerin Krallığı, Nemrut.. 01-01-1970 03:00 Sokak Köpekleri Neden Saldırganlaştı? 01-01-1970 03:00 Nerede Hata Yaptık Diyen Hocama... 01-01-1970 03:00 Afet Durumunda Sakin Olunmalı! 01-01-1970 03:00 Tüm Valiliklere Açık Dilekçe... 01-01-1970 03:00 Yolcu, Güle Güle (Kahtalı Mıçe) 01-01-1970 03:00 Vakıf 01-01-1970 03:00 Deniz Suyunun Çekilmesinin Depremle İlişkisi... 01-01-1970 03:00 Yolcu, Güle Güle! (Kahtalı Mıçe) 01-01-1970 03:00 Ünye, Dünkü Çocuklarını Andı... 01-01-1970 03:00 Adıyamanın Tadı-Tuzu Gitti! 01-01-1970 03:00 Karadeniz’deki Küçük Kuş Türlerini Kaybettik 01-01-1970 03:00 Kruvaziyer Gemiler Ordu’dan Vaz Mı Geçti? 01-01-1970 03:00 Ezdirmemek Bu Mu? 01-01-1970 03:00 6 Şubat'ı Anmak Başka Depremleri Önlemez! 01-01-1970 03:00 Birlikte Kazanılan Unvan: Spor Şehri Ordu! 01-01-1970 03:00 Şen Olasın Demekle Şenlenecekse.. 01-01-1970 03:00 Ordu’nun Kaç Milletvekili Var? 01-01-1970 03:00 Geleceğin Başkanı Emir Sina Argan… 01-01-1970 03:00 Suç Mu? 01-01-1970 03:00 “Dinden Beslenen Şah ve Şeyh/Sultanlar” 01-01-1970 03:00 Bir Gün Çıktım Sokağa 01-01-1970 03:00 Uygularsanız Formül Basit 01-01-1970 03:00 Bazı Fidanlar Geç Büyür Ama Meyvesi Tatlı Olur… 01-01-1970 03:00 Nemrut Dağı Turizmine Zam Konusunda... 01-01-1970 03:00 Öyle Bir Zaman Ki, Düşman Başına... 01-01-1970 03:00 İş Ahlakında Geldiğimiz Duruma Bakın! 01-01-1970 03:00 Belediyeler Milli Kalkınmanın Temeli Olmalıdır! 01-01-1970 03:00 Sumak Tadında Adıyaman’da Biz Hep Uzağa Bakarız 01-01-1970 03:00 Kobilerimizi Ortak Projelerde Birleştirelim 01-01-1970 03:00 2023 Seçiminin Bir Başka Önemi... 01-01-1970 03:00