https://www.adiyamandahaber.com/files/uploads/user/aa5b1bd57d0f81c1d0f0db812b75302e-c0cb7215a3d0747fc819.png
Celil Kocataş

Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları

24-11-2025 11:36 466 kez okundu.

 

Vakti zamanında bir köy varmış…

Bu köyde dört tane sözü geçen, “ağa” diye anılan adam yaşarmış.

Bunlardan biri meyve tüccarıymış; sürekli bahçelerde dolaşır, yeni araziler peşinde koşar, köye her gelişinde “Benim elli oyum var!” diye böbürlenirmiş.

Diğeri sırma saçlı, gösterişli mi gösterişli, köyün parlayan yüzüymüş.

Üçüncüsü ise “Emrin olur abi!” demekten kendine söz hakkı kalmayan, başkalarının vekilliğini yapan, eli ayağı sürekli işte duran bir tipmiş.

Ama dördüncüsü… O başka bir âlemmiş. Köyün en tehlikelisi: Küçük enişte.

Küçük enişte öyleymiş ki; her delikten içeri girer, her gördüğü ışığa koşar, her gün başka kabuk değiştirirmiş. Ağaların yanında güler yüzlü, arkalarında ise kırk dolap çeviren tam bir fırıldak… Dört ağa arasında en sinsisi, en kıvrak zekâlısı oymuş.

Seçim Gelince Oyun Kurulur

Köyde muhtarlık seçimleri yaklaşınca işin rengi değişirmiş.

Meyve tüccarı elli oyuna güvenirmiş.

Sırma saçlının elli oyu varmış.

“Emrin olur” abinin de yine elli oyu olduğu söylenirmiş, ama o oylar aslında arkasındaki ağanınmış.

Küçük enişte mi?

Onun sadece kırk dokuz oyu varmış.

Ama her seçimde kazanan yine küçük enişte olurmuş.

Çünkü herkes kendi oyuna çalışırken, küçük enişte kırk fırıldak çevirir, başkalarının oylarını kendi tarafına çekermiş.

Bir bakarsın muhtarı kendi adamı yapar, azaları da kendinden seçtirir, köyün bütün iplerini eline geçirirmiş.

“Mühür kimdeyse Süleyman odur,” derler ya…

Köyde ne iş varsa küçük enişteden sorulur hale gelmiş.

Eski muhtarların adı bile unutulmuş.

Üstelik küçük enişte bu köyün öz evladı bile değilmiş; başka köyden gelip köyün düzenini, köyün kaderini eline almış. Eskiden söz sahibi olan ağalar bile bir süre sonra kenara çekilip durumu kabullenmek zorunda kalmış.

Eski Ağa Oyunu Bozmakta Kararlı

Ne var ki eski ağa, küçük eniştenin bu fırıldaklıklarını sineye çekmemiş.

Her davranışını gözlemleyip bir bir not almış.

Köylüye kol kanat germiş; gençlere iş bulmuş, yaşlıya hürmet etmiş, çocuğa çocuk büyükle büyük olmuş.

Köyün gençleri onu çok severmiş; “Bu işin adamı sensin!” diye desteklermiş.

Eski ağa sonunda elindeki bütün verileri toplamış; küçük eniştenin çevirdiği dolapları dosya dosya ilgili yerlere ulaştırmış.

Şimdi tüm köy nefesini tutmuş, seçim gününü bekliyormuş.

Ve gökten üç elma düşmüş…

Küçük enişte yine yapacağını yapıp:

“İki buçuğu bana, yarımını da aranızda bölüşün!” demeye hazırlanıyormuş.

Deprem Şehrinin Gerçekleri

Aslında bu hikâyeyi çoktandır yazmak istiyordum.

Ama bugün okuduğum bir yazıdan sonra kaleme almak farz oldu.

Deprem bölgesinde, siyaset fark etmeksizin yapılan bazı sert eleştirileri haksız buluyorum.

Yerle bir olmuş bir şehri ayağa kaldırmak kolay değildir.

Ev yaparsınız, iş yerlerini yaparsınız ama altyapı bambaşka bir meseledir.

Bir yol yapmaya başlarsınız, elektrik ekipleri gelir kazmaya başlar.

Onu kapatırsınız, bu defa doğalgaz girer devreye.

Ardından Telekom…

Ve siz aynı yolu, aynı kaldırımı, aynı hattı defalarca kez yapmak zorunda kalırsınız.

Bu işler kim iktidarda olursa olsun zor iştir.

Klavye başında oturup yazmak kolay; birilerinin yazdıklarının altına adını koyup uzaktan kumanda etmek kolay…

Ama sahaya inmek, o çileyi yaşamak hiç kolay değildir. Klavye delikanlıları çoğaldı ama memleket sahada ayağa kalkıyor.

Bu yüzden on bir ilde yaşayan insanların biraz daha sabırlı olması gerekiyor.

Unutmayalım:

Geçmişten hesap sormayan, bugünden hesap soramaz.

kocatascelil@gmail.com

 

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Köy Yine Karışık; Herkes Bir Üstünlük Kurma Yarışında Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz Şimdi ne olacak, haydeee… Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik Ben Neyi Savunuyorum? O Ney La! Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi Yeni İsimler Er Meydanında Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” Kazananı Olmayan Bir Sınav Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki Kim? Kutuplaşmanın Dili Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Ramazan Gelince Hatırlanan Vicdan Bir “Şok” Diğerini Sökerken Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor Tesadüf Değil, Operasyon! Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet Yarım Kalan Beton, Tamamlanmayan Sorumluluk 37 Proje, Bir Şehir Dolusu Mağduriyet Bu Ülke Depremden Çok Deprem Şarlatanlarından Çekiyor Adıyaman’da Siyasetin Çamura Saplandığı Yer Yeter Artık, Bi Kalkın 10 Ocak'ta Hatırlananlar Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı Görünenin Ardındaki Gerçekler Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı Vatandaş Soruyor Depremler İntiharları Tetikledi Mi? Düğün Magandaları Yine İş Başında! Bir Silah, Bir Mermi, Bir Can…. Balık Çiftlikleri “Barajları Kirletiyor” Diyenler Haksız Mı? Z Kuşağının Evliliğe Bakışı ve Artan Boşanma Oranları Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? “Adı Festival” Festival Demeye Bin Şahit Lazım Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı Yıkılan Tarihi Yeniden İnşa Etmek 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü Deprem Felaketinin Malatya’da Yaşam Üzerine Etkileri
Marka Flower Çiçekçi