https://www.adiyamandahaber.com/files/uploads/user/aa5b1bd57d0f81c1d0f0db812b75302e-c0cb7215a3d0747fc819.png
Celil Kocataş

Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer...

23-02-2026 08:50 302 kez okundu.

 

TÜİK yine yaptı yapacağını; 2025 Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nı alıp önümüze bıraktı. Rakamlar öyle söylüyor ki memleket güllük gülistanlık, dertler derya değil sanki küçük bir gölet, toplum ise neredeyse bir saadet zinciri içinde yaşıyor! Her 100 kişiden 53’ü mutluymuş, 67’si de geleceğe umutla bakıyormuş.
Peki bu hangi Türkiye? Nişantaşı’nın vitrinleri ışıl ışıl caddelerinde, Çukurambar’ın pahalı restoran masalarında ya da özel üniversitelerin steril kampüslerinde anket yaparsanız elbette o pembe tabloyu yakalarsınız. Ama gelin o soruları bir de Anadolu’nun çatlamış toprağına, daralan mutfağına, sessizleşen kahvesine sorun.
Sahi; İç Anadolu’da traktörüne mazot koyamayan çiftçiye, Doğu Anadolu’da kış ortasında yakacak hesabı yapan babaya, Güneydoğu’da işsizlikten gün tüketen gence bu sorular soruldu mu?
TÜİK’e göre en mutlu kesim 20 bin lira emekli maaşı alan 55-64 yaş grubuymuş. Bu bir istatistik mi, yoksa ince bir mizah denemesi mi? Büyükşehirlerde tek başına kirayı bile karşılamayan, Anadolu’da ise ay ortasını göremeyen bir maaşla “mutluluk” ancak hayal satmaktır. İnsanların “çok şükür bugün de karnımız doydu” demesini “gelecekten umutluyuz” diye kayda geçirmek sosyolojik başarı değil, istatistiksel makyajdır.
Gelecekten umutlu olduğu söylenen o yüzde 67… Bu bir refah vizyonunun sonucu mu, yoksa “bundan daha kötüsü olmaz herhalde” diyenlerin çaresiz iyimserliği mi? Ev almanın ütopya, araba almanın lüks, et yemenin özel gün etkinliği haline geldiği bir ülkede umut; plan yapmak değil, mucize beklemektir.
Araştırmada tek bir gerçek rakam var: Katılımcıların yüzde 31,3’ü hayat pahalılığını sorun olarak göstermiş. İşte o oran, geriye kalan bütün süslü mutluluk tablolarını tek başına devirmeye yeter. Mutfaktaki yangın söndürülmeden, cüzdandaki delik kapatılmadan ilan edilen her “mutluluk puanı”, vatandaşın aklıyla alay etmektir.
TÜİK’in tabloları bize “mutlu Türkiye” hikâyesi anlatıyor olabilir. Ama sokak başka konuşuyor, çarşı başka, Anadolu ise bambaşka bir dil kullanıyor. Bizim bildiğimiz gerçek şu: Mutlu diyenler bilsin ki Mut, Mersin’in bir ilçesidir; geri kalan mutluluk ise çoğu zaman kâğıt üstünde yaşayan bir rakamdan ibarettir.
Beyler, hanımlar…Rakamlarla karın doymuyor. Milleti mutlu görmek istiyorsanız anket formlarına değil, pazar filelerine, elektrik faturalarına ve gençlerin cebindeki harçlığa bakın. Mutlu kalın… kalabiliyorsanız.

kocatascelil@gmail.com
 

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Köy Yine Karışık; Herkes Bir Üstünlük Kurma Yarışında Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz Şimdi ne olacak, haydeee… Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik Ben Neyi Savunuyorum? O Ney La! Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi Yeni İsimler Er Meydanında Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” Kazananı Olmayan Bir Sınav Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki Kim? Kutuplaşmanın Dili Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Ramazan Gelince Hatırlanan Vicdan Bir “Şok” Diğerini Sökerken Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor Tesadüf Değil, Operasyon! Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet Yarım Kalan Beton, Tamamlanmayan Sorumluluk 37 Proje, Bir Şehir Dolusu Mağduriyet Bu Ülke Depremden Çok Deprem Şarlatanlarından Çekiyor Adıyaman’da Siyasetin Çamura Saplandığı Yer Yeter Artık, Bi Kalkın 10 Ocak'ta Hatırlananlar Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları Görünenin Ardındaki Gerçekler Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı Vatandaş Soruyor Depremler İntiharları Tetikledi Mi? Düğün Magandaları Yine İş Başında! Bir Silah, Bir Mermi, Bir Can…. Balık Çiftlikleri “Barajları Kirletiyor” Diyenler Haksız Mı? Z Kuşağının Evliliğe Bakışı ve Artan Boşanma Oranları Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? “Adı Festival” Festival Demeye Bin Şahit Lazım Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı Yıkılan Tarihi Yeniden İnşa Etmek 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü Deprem Felaketinin Malatya’da Yaşam Üzerine Etkileri
Marka Flower Çiçekçi