https://www.adiyamandahaber.com/files/uploads/user/aa5b1bd57d0f81c1d0f0db812b75302e-c0cb7215a3d0747fc819.png
Celil Kocataş

Yeni İsimler Er Meydanında

16-04-2026 11:11 278 kez okundu.

 

Kırkpınar’ın o kadim dualı çayırında cazgırın sesi yükseldiğinde zaman durur: “İki yiğit çıktı meydan, ikisi de birbirinden merdane...” Bu sadece bir güreş tekerlemesi değil; aslında bir liyakat, bir cesaret ve bir duruş beyanıdır. Pehlivanın gücü bileğinde, ahlakı ise o meydandaki vakur duruşundadır.
Geçtiğimiz hafta sonu Adıyaman’da esen siyaset rüzgarlarını izlerken zihnimde hep bu "er meydanı" imgesi döndü durdu. Seçim takvimi yaklaştıkça sahadaki hareketlilik arttı; yemekli toplantılar, demli sohbetler ve bitmek bilmeyen kulisler... Siyaset kazanı artık sadece kaynamıyor, adeta taşıyor.
Bu hareketlilik içinde içimizi ferahlatan en güzel manzara, genç isimleri o er meydanında görmeye başlamamız oldu. Zira bu kadim şehrin artık yorgun yüzlere değil; taze bir kana, yeni bir sese ve alışılmışın dışında bir soluğa ihtiyacı var. Adıyaman artık "aynı isimlerin" oluşturduğu o kısır döngüden yoruldu. Halk artık birilerinin etrafında dönen oyunları, kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıkları kanıksamıyor. Aksine; davasında dik duran, ideolojisine ihanet etmeyen, rüzgara göre eğilip bükülmeyen adaylar özlüyor.
Ancak acı bir gerçeği de görmezden gelemeyiz: Ne yazık ki "ışığı" görenlerin; ilkesini değil de menfaatini o ışığa göre hizalayanların sayısı azımsanmayacak kadar çok. Asıl mesele ise sadece siyasi partiler değil. Bugün sivil toplum kuruluşları (STK) ve dernekler de aynı hastalığın pençesinde. Bakıyorsunuz; sırf bir yerlere sıçramak için bir gecede tabela derneği kuranlar, il temsilciliği kapıp kendi siyasi görüşüyle taban tabana zıt kapılarda ikbal arayanlar türemiş... Kendi fikriyle bağdaşmayan yerlerde boy gösterip, oralardan siyasi bir paye devşirmeye çalışmanın adını koymakta gerçekten zorlanıyorum.
İşte tam bu noktada görev halka düşüyor. Eğer bizler, hem partilerde hem de cemiyet hayatında "Yeter!" demeyi öğrenmezsek, bu devran hep aynı "her devrin adamları" ile dönmeye devam eder. Değişim, sadece isimlerin değişmesi değil, zihniyetin tazelenmesidir.
Seçim çalışmaları resmen başladı, meydan ısındı. Bakalım bu er meydanında kimler gerçekten "merdan" çıkacak, kimler ise sadece rüzgarın estiği yöne savrulacak? Haberiniz olsun; biz buradayız ve takip ediyoruz.
Küçük enişte yine ziyaretlerini sıklaştırmış, "herkes beni seviyor" imajı vermeye çalışıyormuş. Bu arada küçük eniştenin kurmaca videolarına kimse inanmıyormuş; "Buna kim inanır? Sadece Kadir İnanır!" diyorlarmış.

kocatascelil@gmail.com

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Köy Yine Karışık; Herkes Bir Üstünlük Kurma Yarışında Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz Şimdi ne olacak, haydeee… Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik Ben Neyi Savunuyorum? O Ney La! Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” Kazananı Olmayan Bir Sınav Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki Kim? Kutuplaşmanın Dili Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Ramazan Gelince Hatırlanan Vicdan Bir “Şok” Diğerini Sökerken Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor Tesadüf Değil, Operasyon! Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet Yarım Kalan Beton, Tamamlanmayan Sorumluluk 37 Proje, Bir Şehir Dolusu Mağduriyet Bu Ülke Depremden Çok Deprem Şarlatanlarından Çekiyor Adıyaman’da Siyasetin Çamura Saplandığı Yer Yeter Artık, Bi Kalkın 10 Ocak'ta Hatırlananlar Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları Görünenin Ardındaki Gerçekler Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı Vatandaş Soruyor Depremler İntiharları Tetikledi Mi? Düğün Magandaları Yine İş Başında! Bir Silah, Bir Mermi, Bir Can…. Balık Çiftlikleri “Barajları Kirletiyor” Diyenler Haksız Mı? Z Kuşağının Evliliğe Bakışı ve Artan Boşanma Oranları Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? “Adı Festival” Festival Demeye Bin Şahit Lazım Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı Yıkılan Tarihi Yeniden İnşa Etmek 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü Deprem Felaketinin Malatya’da Yaşam Üzerine Etkileri
Marka Flower Çiçekçi