https://www.adiyamandahaber.com/files/uploads/user/aa5b1bd57d0f81c1d0f0db812b75302e-c0cb7215a3d0747fc819.png
Celil Kocataş

Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır!

10-11-2025 09:35 404 kez okundu.

 

Milletvekillerinin son dönemdeki fotoğraf merakını bir türlü anlayabilmiş değilim. Eskiden insanlar, ünlü birini görünce onunla fotoğraf çektirmek isterdi. Şimdi ise tam tersi bir durum var: Vekiller, vatandaşlarla fotoğraf çektirme yarışına girmiş durumda.

Sosyal medya adeta bir albüme dönmüş; “Şu beni ziyaret etti, bu beni ziyaret etti” paylaşımlarıyla dolup taşıyor. Neredeyse “bugün şu kadar kişiyle fotoğraf çektirdim” diye istatistik paylaşacaklar. Sanki seçim değil, hatıra defteri yarışına girmiş gibiler.

Oysa önemli olan bu fotoğraflar değil, yapılan hizmettir. Bir ilin sorununa çözüm bulmuş musunuz, vatandaşın derdine derman olabilmiş misiniz, mesele budur. Garip bir durum daha var. Herhangi bir kurum bir adım atsa, tüm milletvekilleri aynı konuyu kendi başarısıymış gibi paylaşmaya başlıyor. Bir ile doktor atanıyor, tüm vekiller sırayla “emeği geçenlere teşekkür ederiz” paylaşıyor.

Oysa bu, Sağlık Bakanlığı’nın rutin ataması… Bunun nesi özel bir başarı? Gerçekten sizin girişiminizle yapılan bir iyileştirme, bir yatırım, bir hizmet varsa elbette paylaşın; gururla alkışlayalım. Ama rutin işler üzerinden alkış toplamaya çalışmak, siyasetin itibarını zedeliyor.

Unutmayalım bu ülkede “vekil”, asıldan daha kıymetli hale gelirse sonuç kaçınılmaz olur.
Seçim dönemlerinde elinizi sıkmak için yarışanlar, seçimden sonra elinize bile bakmaz hale gelir. Son günlerde ortalık yine hareketli…

Sahaya inen inene. Seçim ufukta göründü anlaşılan. Ama bu kez dikkatli olun sevgili vatandaşlar; elinizi sıkanlara değil, hizmet edenlere bakın. Unutmayın, siyaset fotoğrafta değil, icraatta güzeldir. Eskiden liderler böyle miydi?

Turgut Özal halkın içindeydi, protokol değil, gönül köprüsü kurardı. Bir sanayiciyle konuşur, sonra köy kahvesine oturur, vatandaşın çayını içerdi. Necmettin Erbakan sahaya indiğinde, kimse onun önüne kırmızı halı sermedi. O, halkın arasında yürür, dinler, not alır, çözüm üretirdi.

Merhum M. Bedri İncetahtacı, makam koltuğundan çok esnafın dükkanında görülürdü. Merhum Necmettin Cevheri, halkın içine girdiğinde etrafında koruma değil, dost halkası olurdu. Bu insanlar “fotoğraf çekelim” diye değil, “dert dinleyelim” diye giderdi memleketine. O yüzden isimleri hâlâ saygıyla anılıyor.

Celal Doğan, Gaziantep’te makam koltuğunda değil, halkın sofrasında yer bulan bir isimdi. Sokakta yürürken selam vermediği, derdini dinlemediği bir vatandaş neredeyse yoktu. Gaziantep’in taşında, toprağında, emeğinde Celal Doğan’ın halkla kurduğu gönül bağı hissedilir.

Halkın içinde yaşayan, halkın diliyle konuşan bir siyasetçiydi; bu yüzden gönüllerde yer etti. Gaziantepli onu bir belediye başkanından öte, mahallesinden bir komşu, dost bir abi olarak görürdü. Celal Doğan, protokolün değil, pazar yerinin, sanayi sitesinin, işçinin ve esnafın insanıydı.

Ve elbette merhum Mahmut Bozkurt. Siyaseti koltukta değil, halkın içinde yaptı. Gösterişe değil, söze; reklama değil, adalete ve samimiyete inanmış bir isimdi. Bu insanların ortak noktası, fotoğraf değil, güven bırakmalarıydı. Bugünse siyaset, fotoğraf karelerine sıkışmış durumda.
Sahaya inmek el sıkmak değil; dert dinlemek, çözüm üretmektir.

Bugünse vekillerin halkla buluşması ancak selfielerle mümkün! Bu ülkede vekil, asıldan daha kıymetli hale geldi. Seçimden önce elini sıkmak için sıraya girenler, seçimden sonra o eli unutur oldu. Halkın derdi değil, takipçi sayısı yarışıyor artık.

Ama bilesiniz, milletin hafızası sosyal medya kadar kısa değil. Seçim yaklaşıyor… Sahaya inen inene. El sıkmak kolay, gönül kazanmak zor. Bu millet artık poz veren vekili değil, halkın derdiyle dertlenen vekil görmek istiyor.  Fotoğrafla siyaset yapılmaz.

kocatascelil@gmail.com


 

 

 

 

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Köy Yine Karışık; Herkes Bir Üstünlük Kurma Yarışında Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz Şimdi ne olacak, haydeee… Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik Ben Neyi Savunuyorum? O Ney La! Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi Yeni İsimler Er Meydanında Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” Kazananı Olmayan Bir Sınav Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki Kim? Kutuplaşmanın Dili Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Ramazan Gelince Hatırlanan Vicdan Bir “Şok” Diğerini Sökerken Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor Tesadüf Değil, Operasyon! Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet Yarım Kalan Beton, Tamamlanmayan Sorumluluk 37 Proje, Bir Şehir Dolusu Mağduriyet Bu Ülke Depremden Çok Deprem Şarlatanlarından Çekiyor Adıyaman’da Siyasetin Çamura Saplandığı Yer Yeter Artık, Bi Kalkın 10 Ocak'ta Hatırlananlar Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları Görünenin Ardındaki Gerçekler Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı Vatandaş Soruyor Depremler İntiharları Tetikledi Mi? Düğün Magandaları Yine İş Başında! Bir Silah, Bir Mermi, Bir Can…. Balık Çiftlikleri “Barajları Kirletiyor” Diyenler Haksız Mı? Z Kuşağının Evliliğe Bakışı ve Artan Boşanma Oranları Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? “Adı Festival” Festival Demeye Bin Şahit Lazım Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı Yıkılan Tarihi Yeniden İnşa Etmek 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü Deprem Felaketinin Malatya’da Yaşam Üzerine Etkileri
Marka Flower Çiçekçi