Besni Neden Geriliyor? Elimizde Bu Kadar Değer Varken…

Mehmet Emin Danış

06-10-2026 11:05

 

Bana göre Besni'nin en büyük problemi potansiyelsizlik değil, potansiyelin yeterince organize edilememesi.

Besni'yi yalnızca nüfus rakamları üzerinden değerlendirmek, ilçenin bugün yaşadığı değişimi anlamaya yetmez.

Bir tarafta tarihi, kültürü, eğitimi, tarımı, gastronomisi ve üretim geleneğiyle son derece güçlü bir Besni var. Diğer tarafta ise nüfusunu korumakta zorlanan, özellikle gençlerini eğitim ve iş imkânları nedeniyle başka şehirlere gönderen ve geçmişte sahip olduğu bazı ekonomik değerleri kaybeden bir ilçe gerçeğiyle karşı karşıyayız.

İşte benim dikkat çekmek istediğim mesele tam olarak burada başlıyor:

Bunca değere sahip bir Besni neden olması gereken yerde değil?

Bu soruyu sormak karamsarlık değil; Besni'nin geleceğine sahip çıkma çağrısıdır.

BESNİ'NİN ELİNDEKİ DEĞERLERİ BİR DÜŞÜNELİM

Besni, Güneydoğu Anadolu ile Akdeniz arasında önemli bir geçiş noktasında bulunuyor. Verimli toprakları, güçlü tarımsal üretimi ve kendine has ürünleriyle önemli bir ekonomik potansiyele sahip.

Besni üzümü, Besni kavunu ve bölgenin önemli Antep fıstığı üretim merkezlerinden biri olması, ilçenin tarımsal kimliğinin başlıca unsurları arasında.

Fakat Besni'nin potansiyeli yalnızca tarımla sınırlı değil.

Besni mutfağı da başlı başına bir değer. Besni Tavası, üzümü, pekmezi, pestili ve yöresel yemekleriyle ilçenin gastronomi açısından değerlendirilmesi gereken ciddi bir zenginliği bulunuyor.

Dünyanın farklı bölgelerinde şehirler tek bir ürününü, yemeğini veya üretim geleneğini markalaştırarak turizm ve ticaret alanında önemli ekonomik değerler oluşturabiliyor.

O halde bizim de sormamız gerekiyor:

Besni'nin sahip olduğu bu değerler neden aynı ekonomik hikâyenin parçaları haline gelemiyor?

DÜNYADA TEK EĞİTİM BAYRAMI BESNİ'DE

Besni'nin en önemli farklılıklarından biri ise eğitim alanındaki güçlü geleneği.

Dünyada başka bir örneği bulunmadığı ifade edilen Eğitim Bayramı'nın Besni'de gerçekleştiriliyor olması, ilçenin eğitime verdiği önemin en güçlü göstergelerinden biri.

Bu gelenek, sıradan bir etkinlikten çok daha fazlasını ifade ediyor.

Besni'nin hayırseverleri, eğitim kurumları, öğretmenleri ve eğitimcileriyle oluşturduğu güçlü bir eğitim kültürü var.

Bir ilçenin en büyük sermayesi yalnızca toprağı veya fabrikası değildir.

İnsandır.

Üstelik Besni, Ali ve İbrahim Erdemoğlu kardeşler başta olmak üzere Erdemoğlu Ailesi'nin yanı sıra çok sayıda hayırsever iş insanına sahip. İlçenin gelişimine yönelik birçok projenin hayata geçirilmesinde ekonomik kaynak açısından önemli imkânlar bulunuyor.

Böyle bir tablo karşısında şu soru daha da anlamlı hale geliyor:

Eğitime bu kadar önem veren, hayırseverlik geleneği bu kadar güçlü olan Besni'de yetişen gençler neden geleceklerini çoğu zaman başka şehirlerde arıyor?

Bu sorunun cevabını bulmak zorundayız.

HALICILIKTAN BUGÜNE…

Besni'nin geçmişi bu soruyu daha da önemli hale getiriyor.

Bir dönem bölgenin halıcılık ve kilim sektörünün önemli merkezlerinden biri olan Besni, bu alanda ciddi bir ekonomik ve kültürel birikime sahipti.

Halı ve kilim yalnızca birer ürün değildi.

Kadın emeğiydi, aile ekonomisiydi, istihdamdı, ustalıktı ve kültürdü.

Besni'nin adını farklı coğrafyalara taşıyan ekonomik değerlerden biriydi.

Bugün ise bu sektörün geçmişteki canlılığından söz etmek giderek zorlaşıyor.

Bu bize şehirlerin yalnızca nüfus kaybetmediğini gösteriyor.

Şehirler ekonomik kimliklerini de kaybedebilir.

Bir sektör geriler, bir meslek unutulur, bir üretim geleneği zayıflar ve bir ürün markalaşamadan kaybolursa bunun etkisi yalnızca ekonomik olmaz; şehrin sosyal dokusuna da yansır.

BESNİ'NİN SORUNU SADECE İŞSİZLİK Mİ?

Bugün Besni'de küçük sanayi, Organize Sanayi Bölgesi, tarım, hayvancılık, ticaret, gastronomi ve turizm açısından değerlendirilebilecek tarihi-kültürel değerler bulunuyor.

Buna rağmen şu soruların cevaplarını aramak zorundayız:

Neden nüfusumuz istediğimiz ölçüde büyümüyor?

Neden gençlerimiz Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa, Kahramanmaraş ve büyükşehirlere gidiyor?

Bunu yalnızca “Besni'de iş yok” diyerek açıklamak mümkün değil.

Belki iş var ama istenilen nitelikte değil.

Belki ücretler yetersiz.

Belki kariyer imkânları sınırlı.

Belki eğitimli gençler kendi mesleklerine uygun çalışma alanı bulamıyor.

Belki kadınların çalışma hayatına katılımı yeterli düzeyde değil.

Belki gençlerin ilçede kalması için sosyal ve kültürel imkânlar yeterince güçlü değil.

Bunların her biri ayrı ayrı araştırılmalı.

Çünkü mesele artık yalnızca iş yaratmak değil, insanı ilçede tutabilecek bir yaşam ve gelecek ortamı oluşturmak.

MESELE SADECE FABRİKA KURMAK DEĞİL

Bir ilçenin kalkınmasını yalnızca fabrika sayısıyla ölçmek eksik bir değerlendirme olur.

Bir fabrika açılır, insanlar çalışır ve üretim gerçekleşir. Ancak çalışanların bir bölümü Besni'de yaşamıyorsa veya birkaç yıl sonra daha iyi imkânlar için ilçeden ayrılıyorsa, oluşturulan istihdamın nüfusa ve şehir hayatına etkisi sınırlı kalır.

Bu nedenle Besni'nin artık “istihdam yaratma” ile “insanı ilçede tutma” arasındaki farkı konuşması gerekiyor.

Genç bir insan için iş kadar konut, eğitim, sağlık, sosyal hayat, kültür, spor, ulaşım, kariyer ve gelecek umudu da önem taşıyor.

BESNİ MARKALARINI NEDEN BÜYÜTEMİYOR?

Besni üzümünü, kavununu, Antep fıstığını, pekmezini, pestilini ve yöresel mutfağını düşünelim.

Tarihimizi ve Eğitim Bayramı'nı düşünelim.

Bunların her biri tek başına ekonomik değer oluşturabilecek unsurlar.

Peki, bunları tek bir Besni markasının parçaları haline getirebiliyor muyuz?

Gastronomi turizmi oluşturabiliyor muyuz?

Üreticiyi doğrudan tüketiciyle buluşturabiliyor muyuz?

Yöresel ürünlerimizi ulusal ve uluslararası pazarlara taşıyabiliyor muyuz?

Eğitim Bayramı'nı Besni'nin eğitim kimliğiyle bütünleşen daha geniş bir kültür ve turizm değerine dönüştürebiliyor muyuz?

Bu soruların her biri aslında aynı noktaya çıkıyor:

Elimizde değer var. Fakat bu değerleri ortak bir kalkınma modeline dönüştürebiliyor muyuz?

POTANSİYEL VAR, FAKAT ORGANİZASYON EKSİK

Ben Besni'de kullanılmayan ciddi bir potansiyel görüyorum.

Burada artık daha açık konuşmamız gerekiyor.

Besni'yi kalkındırmakta görev üstlenen seçilmiş ve atanmış yöneticilerin başarısını yalnızca yaptıkları çalışmaların sayısıyla değil, ilçenin mevcut imkânlarını ne ölçüde harekete geçirebildikleriyle değerlendirmeliyiz.

Bir makamda bulunmak veya bir görevin sorumluluğunu taşımak tek başına yeterli değildir.

Önemli olan, o görevin verdiği imkânları azami ölçüde kullanabilmek, kurumları ortak hedef etrafında birleştirebilmek ve sonuç üretebilmektir.

Bugün Besni'nin ihtiyacı da tam olarak budur.

Tarımı sanayiyle, sanayiyi eğitimle, eğitimi istihdamla, gastronomiyi turizmle ve kültürel mirası ekonomik değerle buluşturabilecek ortak bir irade ve uzun vadeli bir plan.

Bence sorun potansiyelsizlik değil.

Potansiyelin yeterince organize edilememesi.

BU YAZININ AMACI SUÇLAMAK DEĞİL, HESAPLAŞMAK DA DEĞİL

Bu yazıyı herhangi bir kişiyi veya kurumu hedef göstermek için kaleme almıyorum.

Ama sorunlarımızı görmezden gelmenin de Besni'ye fayda sağlamayacağına inanıyorum.

Yetkililerin, iş insanlarının, eğitimcilerin, sivil toplum kuruluşlarının, akademisyenlerin, gazetecilerin ve bütün Besni sevdalısı aydınların bu mesele üzerinde düşünmesi gerekiyor.

Artık şu soruların cevabını birlikte aramalıyız:

Nüfusumuz neden azalıyor?

Gençlerimiz neden gidiyor?

Gidenlerin ne kadarı geri dönüyor?

Hangi sektörlerde büyüme sağlayabiliriz?

Hangi mesleklerimizi kaybediyoruz?

Gençlerimize hangi yeni iş alanlarını açabiliriz?

Sanayi ile eğitim arasında nasıl daha güçlü bir bağ kurabiliriz?

Tarım ürünlerimizi nasıl markalaştırabiliriz?

Gastronomimizi nasıl turizme dönüştürebiliriz?

Kızılin’den turizm açısından nasıl faydalanırız?…

Eğitim Bayramı'nı Besni'nin ekonomik ve kültürel markalarından biri haline nasıl getirebiliriz?

Bunlar artık ertelenmemesi gereken sorular.

BESNİ'NİN KAYBEDECEK ZAMANI YOK

“Eskiden halıcılık vardı.”

“Eskiden kilim vardı.”

“Eskiden ticaret daha canlıydı.”

“Eskiden herkes Besni'de kalıyordu.”

Geçmişi hatırlamak önemli ama yalnızca geçmişe bakarak geleceği kuramayız.

Asıl soru:

Yarın ne yapacağız?

Kaybettiğimiz ekonomik değerlerin bir bölümünü yeniden canlandırabilir miyiz?

Yeni sektörler oluşturabilir miyiz?

Gençlerimize yalnızca iş değil, gelecek sunabilir miyiz?

Besni'nin tarımını, sanayisini, eğitimini, gastronomisini ve turizmini aynı kalkınma planında buluşturabilir miyiz?

Bence artık bu soruların yüksek sesle sorulmasının zamanı geldi.

BESNİ'Yİ YENİDEN DÜŞÜNMELİYİZ

Besni'nin elinde pek çok ilçenin sahip olmadığı değerler var.

Bu değerlerin tamamını bir araya getirdiğimizde, yalnızca bölgesinde değil, çok daha geniş bir coğrafyada örnek gösterilebilecek bir kalkınma modeli oluşturabilecek potansiyelimiz bulunuyor.

Bu nedenle Besnililere sesleniyorum.

Besni'nin gelişmesinden fayda sağlayacak komşu ilçelere sesleniyorum.

Besni'nin varlığından güç alarak bölgesel kalkınma için atağa geçme potansiyeline sahip Adıyamanlılara sesleniyorum:

Elimizde bütün bu değerler varken nüfus kaybediyorsak, artık dönüp “Neyi eksik yapıyoruz?” diye sormamız gerekiyor.

Belki Besni'nin yeni bir yatırımdan önce yeni bir kalkınma fikrine ihtiyacı var.

İnsanı merkeze alan, gençleri ilçede tutan, üretimi markalaştıran, eğitimi ekonomiye bağlayan, tarımı sanayiyle buluşturan, gastronomiyi turizme dönüştüren ve geçmişteki üretim kültürünü geleceğin ekonomik modeliyle yeniden buluşturan bir fikir…

Çünkü mesele yalnızca Besni'nin nüfusunun kaç kişi olduğu değildir.

Asıl mesele şudur:

Besni, sahip olduğu bütün bu değerlerle birlikte neden olması gereken yerde değil?

Bu soruyu bugün sormazsak, yarın daha zor sorabiliriz.

Ben bu yazıyla bir tartışma başlatmak ve Besni sevdalısı herkesi bu sorunun etrafında düşünmeye davet etmek istiyorum.

Çünkü Besni'nin gerilemesini kader olarak kabul etmek zorunda değiliz.

Besni'nin geçmişi bize üretmeyi öğretti.

Eğitim geleneğimiz bize geleceği düşünmeyi öğretti.

Şimdi ikisini yeniden bir araya getirme zamanı.

Ve önümüzde bunun için önemli bir fırsat var.

24-27 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenmesi planlanan Besni Eğitim Bayramı'nda yetkililerin, eğitimcilerin, iş insanlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve Besni sevdalılarının bir araya gelmesi; yalnızca bir bayram programının değil, Besni'nin geleceğine ilişkin ortak bir arayışın başlangıcı olmasına vesile olabilir.

Belki de bu kez Eğitim Bayramı'nda yalnızca geçmişte eğitime yaptığımız katkıları konuşmayalım.

Besni'nin geleceğini de birlikte konuşalım.

m.emindanis@hotmail.com

DİĞER YAZILARI 30 Bin İşsiz İçin 30 Bin Kişilik Fırsat: Kuyulu OSB 01-01-1970 03:00 Işıldayan Gençlik Türkiye’nin Ufkunu Aydınlatıyor 01-01-1970 03:00 17 Değil, 170 Yıl da Geçse "Bekleyeceğiz!" 01-01-1970 03:00 Görmezden Gelinen İyilik: Bir Fidan Meselesi 01-01-1970 03:00 İğne Kendimize, Çuvaldız Topluma… 01-01-1970 03:00 Farkında mısınız depremden gazeteciler de etkilendi! 01-01-1970 03:00 Besni’de “Çınarlara Vefa” Projesi Gönülleri Isıttı 01-01-1970 03:00 Biz'in anlamını bilenler; Sıra bize gelmedi mi? 01-01-1970 03:00 Kadınlar Günü Mesajları ve Samimiyet 01-01-1970 03:00 Artık, Savaş Değil Sağduyu Kazanmalı!.. 01-01-1970 03:00 Bebeğine Aptamil ve Bebelac Veren Anneler Dikkat! 01-01-1970 03:00 Artık, Savaş Değil Sağduyu Kazanmalı!.. 01-01-1970 03:00 Deprem Konutu Almayan Yerinde Dönüşümcüler Ne Olacak? 01-01-1970 03:00 Allah Ali Yerlikaya ve Ekibinden Razı Olsun! 01-01-1970 03:00 Acıları Hatırlayalım Ama Acımızı Deşmeyelim 01-01-1970 03:00 Şiir Severler İçin Bir Deneme: ÖZLEM 01-01-1970 03:00 Depremin Etkisi Psikolojimizi Bozdu; Tedavi olmalıyız! 01-01-1970 03:00 Bir Uğruna Onlara Karıştık, Onlardan Olduk! 01-01-1970 03:00 Bakalım Sayın Erdoğan'a Taleplerimiz İletilecek Mi? 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tarımda Deneme Pilot Bölgesi Haline Geldi! 01-01-1970 03:00 Vay, Besni Sana Ne Olmuş? 01-01-1970 03:00 LAY LAY LOM... 01-01-1970 03:00 GÖZÜMÜ YOL ÇEKİYOR... 01-01-1970 03:00 BURAK (NESİMİ) BİNZET... 01-01-1970 03:00 Bir Süre Yazmayacağım... 01-01-1970 03:00 Batsın 01-01-1970 03:00 Gastronomi Turizminden Adıyaman'ın Beklentileri Üzerine... 01-01-1970 03:00 Lider tamam da, ya kadro? 01-01-1970 03:00 AGSD'nin Çalıştayında Biz Bize Konuştuk... 01-01-1970 03:00 Hesabım Cennete Kaldı 01-01-1970 03:00 Mesele Parayla Alakalı Değil... 01-01-1970 03:00 Görülen Köy Yakındır... 01-01-1970 03:00 Benim Bir Fidanım Var... 01-01-1970 03:00 Değiştirilmiş Fıkra... 01-01-1970 03:00 Ziyaret Programlı Adaylık… 01-01-1970 03:00 Bölge Müdürünün Vedası 01-01-1970 03:00 Kullanılmış Düşünceler 01-01-1970 03:00 Kimse Kimsenin Gazeteciliğini Yargılamasın... 01-01-1970 03:00 İyiliğin ve Kötülüğün Ölçüsü 01-01-1970 03:00 Tekrar; Samsat'ın Su Bekleyen Tarlaları... 01-01-1970 03:00 Miras... 01-01-1970 03:00 Uyarı-Yorum... 01-01-1970 03:00 Şu Projenin Güzelliğine Bakın! 01-01-1970 03:00 Dündü... 01-01-1970 03:00 Vazgeçmek İstiyorum... 01-01-1970 03:00 Duydum ki sebep arıyormuşsunuz… 01-01-1970 03:00 Sayınlarımız, Sizi Katipleriniz Yok Ediyor 01-01-1970 03:00 Zararlı Alışkanlıklarla Mücadeleye Siz de Katılın... 01-01-1970 03:00 Fatma Şahin ve Hilmi Güler nasıl yapıyor? 01-01-1970 03:00 Doğamızı Korumak İnsanlık Görevimizdir!.. 01-01-1970 03:00 Ve Kuraklık Kapımıza Dayandı! 01-01-1970 03:00 Aklımızla Oynuyorlar 01-01-1970 03:00 Göbeklitepe'yi Kimler Kurdu? 01-01-1970 03:00 Memleket Dediğin 01-01-1970 03:00 Doğaüstü Bir Olay 01-01-1970 03:00 Olayların Zaman Kipiyle Yorumu... 01-01-1970 03:00 Hesap 01-01-1970 03:00 Çay 01-01-1970 03:00 Adıyamanlıların Bankalarda 48 Milyar Lira Faizli Parası Varmış... 01-01-1970 03:00 Kadir Abim Gibi... 01-01-1970 03:00 İnsanlığı Uygarca Katlediyorlar! 01-01-1970 03:00 Bilenleri kıskanıyorum... 01-01-1970 03:00 Elimizdekilerin Kıymetini Bilmek Gerek 01-01-1970 03:00 İnsanlar Niye Böyle Açgözlü Davranıyor? 01-01-1970 03:00 Bugün Endişeliyim!... 01-01-1970 03:00 Dönmeyeceğinizi Mi Sandınız? 01-01-1970 03:00 Karadeniz-Akdeniz Yolunun Önemi.. 01-01-1970 03:00 Gelmeyin Le Gelmeyin... 01-01-1970 03:00 Patpatla Trafiğe Çıkılmaz! 01-01-1970 03:00 Tıkladığımız Yerden Tıklanıyoruz.. 01-01-1970 03:00 Neden Fındığı Biz Üretirken, Parayı Başkası Kazanıyor? 01-01-1970 03:00 Gelmeyin Le, Gelmeyin!.. 01-01-1970 03:00 Adıyaman’da İntihar Girişimleri Yine Artmaya Başladı! 01-01-1970 03:00 Efsanelerin Krallığı, Nemrut.. 01-01-1970 03:00 Sokak Köpekleri Neden Saldırganlaştı? 01-01-1970 03:00 Nerede Hata Yaptık Diyen Hocama... 01-01-1970 03:00 Afet Durumunda Sakin Olunmalı! 01-01-1970 03:00 Tüm Valiliklere Açık Dilekçe... 01-01-1970 03:00 Yolcu, Güle Güle (Kahtalı Mıçe) 01-01-1970 03:00 Vakıf 01-01-1970 03:00 Deniz Suyunun Çekilmesinin Depremle İlişkisi... 01-01-1970 03:00 Yolcu, Güle Güle! (Kahtalı Mıçe) 01-01-1970 03:00 Ünye, Dünkü Çocuklarını Andı... 01-01-1970 03:00 Adıyamanın Tadı-Tuzu Gitti! 01-01-1970 03:00 Karadeniz’deki Küçük Kuş Türlerini Kaybettik 01-01-1970 03:00 Kruvaziyer Gemiler Ordu’dan Vaz Mı Geçti? 01-01-1970 03:00 Ezdirmemek Bu Mu? 01-01-1970 03:00 6 Şubat'ı Anmak Başka Depremleri Önlemez! 01-01-1970 03:00 Birlikte Kazanılan Unvan: Spor Şehri Ordu! 01-01-1970 03:00 Şen Olasın Demekle Şenlenecekse.. 01-01-1970 03:00 Ordu’nun Kaç Milletvekili Var? 01-01-1970 03:00 Geleceğin Başkanı Emir Sina Argan… 01-01-1970 03:00 Suç Mu? 01-01-1970 03:00 “Dinden Beslenen Şah ve Şeyh/Sultanlar” 01-01-1970 03:00 Bir Gün Çıktım Sokağa 01-01-1970 03:00 Uygularsanız Formül Basit 01-01-1970 03:00 Bazı Fidanlar Geç Büyür Ama Meyvesi Tatlı Olur… 01-01-1970 03:00 Nemrut Dağı Turizmine Zam Konusunda... 01-01-1970 03:00 Öyle Bir Zaman Ki, Düşman Başına... 01-01-1970 03:00 İş Ahlakında Geldiğimiz Duruma Bakın! 01-01-1970 03:00 Belediyeler Milli Kalkınmanın Temeli Olmalıdır! 01-01-1970 03:00 Sumak Tadında Adıyaman’da Biz Hep Uzağa Bakarız 01-01-1970 03:00 Kobilerimizi Ortak Projelerde Birleştirelim 01-01-1970 03:00 2023 Seçiminin Bir Başka Önemi... 01-01-1970 03:00