Kadınlar Günü Mesajları ve Samimiyet

Mehmet Emin Danış

31-03-2026 09:59

 

8 Mart mesajlarıyla gündeme gelen politikacıların açıklamaları, kadınların hayatın her alanındaki gerçek sorunlarıyla ne kadar örtüşüyor?

8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle haber olmak isteyen başta tüm politikacılar ve gelecekte bir yerlere gelmek için her fırsatı değerlendiren zevat birkaç gündür medyada boy gösteriyor. Ortak ifadelerine baktığımızda “hayatın her alanında emekleriyle, fedakârlıklarıyla ve başarılarıyla topluma değer katan tüm kadınlarımızın Kadınlar Günü’nü kutluyoruz” şeklinde özetleyebiliriz.

Elbette bu sözlerin söylenmesi güzel; ancak mesele yalnızca yılda bir gün hatırlamakla ve birkaç süslü cümle kurmakla bitmiyor. Çünkü toplum artık söz ile icraat arasındaki farkı çok daha net görüyor. Kadınların emeğinden ve fedakârlığından bahsedenlerin yılın geri kalanında bu sözlerin gereğini ne kadar yerine getirdiği sorusu ister istemez akıllara geliyor. İşte tam da bu noktada merhum Necmettin Erbakan’ın yıllar önce siyaset sahnesinde sarf ettiği o meşhur söz kulaklarda çınlıyor: “Sizi gidi yalancılar!”

Evet, ben de bir erkeğim ve tarafsız bir gözlemci olarak yapılan açıklamalara baktığımda bu ifadeleri kullananların önemli bir kısmında samimiyet görmekte zorlanıyorum. Çünkü eğer gerçekten samimi olunsaydı, kadınların tarih boyunca kendilerini ispatlamak gibi bir mücadelesi olmazdı. Eğer gerçekten samimi bir yaklaşım olsaydı, parti yönetimlerinde, sivil toplum kuruluşlarında, kamu kurumlarında ya da özel sektörün yönetim kurullarında yer alan az sayıdaki kadını “başarısından dolayı” özellikle vurgulayan haberler yapma ihtiyacı da duyulmazdı.

Kadınların yöneticiliği, tıpkı herhangi bir erkeğin yöneticiliği kadar doğal ve sıradan bir gelişme olarak görülürdü. Yöneticilik yarışı cinsiyete göre değil başarıya göre değerlendirilirdi. Olumlu bir gelişme takdir görür, olumsuz bir gelişme ise aynı kararlılıkla eleştirilirdi.

Bugün ise çoğu zaman bunun tam tersini görüyoruz. Neredeyse her gün haberlerde karşılaştığımız ve artık ayrı bir başlık hâline gelen “kadın cinayetleri” ifadesi aslında hepimiz için utanç verici bir tabloyu ortaya koyuyor. Dünyanın herhangi bir yerinde bir insanın öldürülmesi başlı başına bir trajedidir. Ancak toplum olarak bu tür olayları hâlâ “kadın cinayeti” başlığı altında konuşmak zorunda kalıyorsak, burada ciddi bir toplumsal çelişki olduğunu kabul etmemiz gerekir.

Üstelik bu acı tablo yalnızca bireysel şiddet vakalarıyla sınırlı değil. Yıllardır toplumun kanayan yaralarından biri olan töre cinayetleri de hâlâ zaman zaman gündeme geliyor ve insanlık adına utanç verici manzaralar ortaya çıkarıyor. Töre adı altında işlenen bu cinayetler, aslında ne töreyle ne de insanlıkla bağdaşan bir anlayışın ürünüdür. Bir insanın hayatını, sözde geleneklerin ya da yanlış yorumlanmış değerlerin arkasına saklanarak sona erdirmek, hiçbir şekilde kabul edilemez.

Seçim dönemlerinde partilerin listelerine birkaç kadın ismi eklemek, ardından da “yönetimlerimizde şu kadar kadın kontenjanı ayırdık” şeklinde açıklamalar yapmak da samimiyetten çok siyasi hesap görüntüsü veriyor. Oysa gerçekten toplumsal fayda üreten politikaların anlatılması çok daha anlamlı olmaz mıydı?

Açık konuşmak gerekirse “Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamak” ifadesi bile bazen insana tuhaf geliyor. Çünkü kadınlara hayatı zorlaştıran zihniyetin sahipleri çoğu zaman yine biz erkekler değil miyiz? Eğer gerçekten samimi olsaydık, bu günü bir kutlama vesilesinden çok toplumsal bir muhasebe günü olarak görmemiz gerekirdi.

Kısacası mesele birkaç güzel cümle kurmak değil; hayatın her alanında doğal bir saygı ve adalet kültürünü gerçekten yaşayabilmektir. Samimiyet olsaydı, birçok şey zaten kendiliğinden olması gerektiği gibi gelişirdi. Belki o zaman toplumun enerjisi sembolik tartışmalara değil, akran zorbalığına, uyuşturucuya, teröre ve mafyaya karşı daha güçlü bir mücadeleye yönelirdi.

Kadınlara verilecek en büyük değer, yılda bir gün hatırlamak değil; hayatın her gününde adil ve saygılı bir düzen kurabilmektir.

 

m.emindanis@hotmail.com

DİĞER YAZILARI 17 Değil, 170 Yıl da Geçse "Bekleyeceğiz!" 01-01-1970 03:00 Görmezden Gelinen İyilik: Bir Fidan Meselesi 01-01-1970 03:00 İğne Kendimize, Çuvaldız Topluma… 01-01-1970 03:00 Farkında mısınız depremden gazeteciler de etkilendi! 01-01-1970 03:00 Besni’de “Çınarlara Vefa” Projesi Gönülleri Isıttı 01-01-1970 03:00 Biz'in anlamını bilenler; Sıra bize gelmedi mi? 01-01-1970 03:00 Artık, Savaş Değil Sağduyu Kazanmalı!.. 01-01-1970 03:00 Bebeğine Aptamil ve Bebelac Veren Anneler Dikkat! 01-01-1970 03:00 Artık, Savaş Değil Sağduyu Kazanmalı!.. 01-01-1970 03:00 Deprem Konutu Almayan Yerinde Dönüşümcüler Ne Olacak? 01-01-1970 03:00 Allah Ali Yerlikaya ve Ekibinden Razı Olsun! 01-01-1970 03:00 Acıları Hatırlayalım Ama Acımızı Deşmeyelim 01-01-1970 03:00 Şiir Severler İçin Bir Deneme: ÖZLEM 01-01-1970 03:00 Depremin Etkisi Psikolojimizi Bozdu; Tedavi olmalıyız! 01-01-1970 03:00 Bir Uğruna Onlara Karıştık, Onlardan Olduk! 01-01-1970 03:00 Bakalım Sayın Erdoğan'a Taleplerimiz İletilecek Mi? 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tarımda Deneme Pilot Bölgesi Haline Geldi! 01-01-1970 03:00 Vay, Besni Sana Ne Olmuş? 01-01-1970 03:00 LAY LAY LOM... 01-01-1970 03:00 GÖZÜMÜ YOL ÇEKİYOR... 01-01-1970 03:00 BURAK (NESİMİ) BİNZET... 01-01-1970 03:00 Bir Süre Yazmayacağım... 01-01-1970 03:00 Batsın 01-01-1970 03:00 Gastronomi Turizminden Adıyaman'ın Beklentileri Üzerine... 01-01-1970 03:00 Lider tamam da, ya kadro? 01-01-1970 03:00 AGSD'nin Çalıştayında Biz Bize Konuştuk... 01-01-1970 03:00 Hesabım Cennete Kaldı 01-01-1970 03:00 Mesele Parayla Alakalı Değil... 01-01-1970 03:00 Görülen Köy Yakındır... 01-01-1970 03:00 Benim Bir Fidanım Var... 01-01-1970 03:00 Değiştirilmiş Fıkra... 01-01-1970 03:00 Ziyaret Programlı Adaylık… 01-01-1970 03:00 Bölge Müdürünün Vedası 01-01-1970 03:00 Kullanılmış Düşünceler 01-01-1970 03:00 Kimse Kimsenin Gazeteciliğini Yargılamasın... 01-01-1970 03:00 İyiliğin ve Kötülüğün Ölçüsü 01-01-1970 03:00 Tekrar; Samsat'ın Su Bekleyen Tarlaları... 01-01-1970 03:00 Miras... 01-01-1970 03:00 Uyarı-Yorum... 01-01-1970 03:00 Şu Projenin Güzelliğine Bakın! 01-01-1970 03:00 Dündü... 01-01-1970 03:00 Vazgeçmek İstiyorum... 01-01-1970 03:00 Duydum ki sebep arıyormuşsunuz… 01-01-1970 03:00 Sayınlarımız, Sizi Katipleriniz Yok Ediyor 01-01-1970 03:00 Zararlı Alışkanlıklarla Mücadeleye Siz de Katılın... 01-01-1970 03:00 Fatma Şahin ve Hilmi Güler nasıl yapıyor? 01-01-1970 03:00 Doğamızı Korumak İnsanlık Görevimizdir!.. 01-01-1970 03:00 Ve Kuraklık Kapımıza Dayandı! 01-01-1970 03:00 Aklımızla Oynuyorlar 01-01-1970 03:00 Göbeklitepe'yi Kimler Kurdu? 01-01-1970 03:00 Memleket Dediğin 01-01-1970 03:00 Doğaüstü Bir Olay 01-01-1970 03:00 Olayların Zaman Kipiyle Yorumu... 01-01-1970 03:00 Hesap 01-01-1970 03:00 Çay 01-01-1970 03:00 Adıyamanlıların Bankalarda 48 Milyar Lira Faizli Parası Varmış... 01-01-1970 03:00 Kadir Abim Gibi... 01-01-1970 03:00 İnsanlığı Uygarca Katlediyorlar! 01-01-1970 03:00 Bilenleri kıskanıyorum... 01-01-1970 03:00 Elimizdekilerin Kıymetini Bilmek Gerek 01-01-1970 03:00 İnsanlar Niye Böyle Açgözlü Davranıyor? 01-01-1970 03:00 Bugün Endişeliyim!... 01-01-1970 03:00 Dönmeyeceğinizi Mi Sandınız? 01-01-1970 03:00 Karadeniz-Akdeniz Yolunun Önemi.. 01-01-1970 03:00 Gelmeyin Le Gelmeyin... 01-01-1970 03:00 Patpatla Trafiğe Çıkılmaz! 01-01-1970 03:00 Tıkladığımız Yerden Tıklanıyoruz.. 01-01-1970 03:00 Neden Fındığı Biz Üretirken, Parayı Başkası Kazanıyor? 01-01-1970 03:00 Gelmeyin Le, Gelmeyin!.. 01-01-1970 03:00 Adıyaman’da İntihar Girişimleri Yine Artmaya Başladı! 01-01-1970 03:00 Efsanelerin Krallığı, Nemrut.. 01-01-1970 03:00 Sokak Köpekleri Neden Saldırganlaştı? 01-01-1970 03:00 Nerede Hata Yaptık Diyen Hocama... 01-01-1970 03:00 Afet Durumunda Sakin Olunmalı! 01-01-1970 03:00 Tüm Valiliklere Açık Dilekçe... 01-01-1970 03:00 Yolcu, Güle Güle (Kahtalı Mıçe) 01-01-1970 03:00 Vakıf 01-01-1970 03:00 Deniz Suyunun Çekilmesinin Depremle İlişkisi... 01-01-1970 03:00 Yolcu, Güle Güle! (Kahtalı Mıçe) 01-01-1970 03:00 Ünye, Dünkü Çocuklarını Andı... 01-01-1970 03:00 Adıyamanın Tadı-Tuzu Gitti! 01-01-1970 03:00 Karadeniz’deki Küçük Kuş Türlerini Kaybettik 01-01-1970 03:00 Kruvaziyer Gemiler Ordu’dan Vaz Mı Geçti? 01-01-1970 03:00 Ezdirmemek Bu Mu? 01-01-1970 03:00 6 Şubat'ı Anmak Başka Depremleri Önlemez! 01-01-1970 03:00 Birlikte Kazanılan Unvan: Spor Şehri Ordu! 01-01-1970 03:00 Şen Olasın Demekle Şenlenecekse.. 01-01-1970 03:00 Ordu’nun Kaç Milletvekili Var? 01-01-1970 03:00 Geleceğin Başkanı Emir Sina Argan… 01-01-1970 03:00 Suç Mu? 01-01-1970 03:00 “Dinden Beslenen Şah ve Şeyh/Sultanlar” 01-01-1970 03:00 Bir Gün Çıktım Sokağa 01-01-1970 03:00 Uygularsanız Formül Basit 01-01-1970 03:00 Bazı Fidanlar Geç Büyür Ama Meyvesi Tatlı Olur… 01-01-1970 03:00 Nemrut Dağı Turizmine Zam Konusunda... 01-01-1970 03:00 Öyle Bir Zaman Ki, Düşman Başına... 01-01-1970 03:00 İş Ahlakında Geldiğimiz Duruma Bakın! 01-01-1970 03:00 Belediyeler Milli Kalkınmanın Temeli Olmalıdır! 01-01-1970 03:00 Sumak Tadında Adıyaman’da Biz Hep Uzağa Bakarız 01-01-1970 03:00 Kobilerimizi Ortak Projelerde Birleştirelim 01-01-1970 03:00 2023 Seçiminin Bir Başka Önemi... 01-01-1970 03:00