Ayrışmak mı, yoksa birlikte büyümek mi doğru olur? Bir projeyi konuşurken ortak geleceğimizi de düşünmeliyiz. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin gündeme getirdiği “100 İl, 1000 İlçe” projesi kapsamında Kahta’nın il olması ihtimali, Adıyaman ve Kahta kamuoyunda yeniden tartışılmaya başlandı. Elbette Kahta’nın il olma arzusunu, bu beklentinin Kahtalı hemşehrilerimizde oluşturduğu heyecanı ve sevinci anlamak gerekir. Bir ilçenin il olmayı istemesi gelişme, büyüme ve kamu hizmetlerine daha kolay erişme arzusunun doğal bir sonucudur.
Ancak bu konuya yalnızca Kahta’nın il olması açısından değil, Adıyaman’ın geleceği, ilçelerimiz arasındaki ilişkiler ve bölgemizin ortak kalkınması bakımından da bakmalıyız.
Kahta’nın il olması hâlinde Kahtalı hemşehrilerimizin yaşayacağı sevinci anlıyorum. Bununla birlikte Adıyamanlıların da yıllardır aynı şehir çatısı altında yaşadığı, tarihî, kültürel, sosyal, ticari ve gönül bağlarıyla birbirine bağlı olduğu Kahta’nın ayrılması karşısında üzüntü duyması son derece doğaldır.
Burada amacım Sayın Bahçeli’nin projesini siyasi açıdan eleştirmek veya peşinen doğru ya da yanlış ilan etmek değildir. Amacım, bu ihtimali Adıyaman, Kahta ve Türkiye’nin menfaatleri açısından değerlendirmek; bugün atılacak adımların yarın nasıl sonuçlar doğurabileceğini tartışmaya açmaktır.
Çünkü mesele yalnızca bir ilçenin il olması değil, birlikte oluşturduğumuz ekonomik, sosyal ve idari gücün nasıl şekilleneceğidir.
ÖNCE MEVCUT POTANSİYELİMİZİ HAREKETE GEÇİRELİM
Adıyaman’ın bugün öncelikle çözüm bekleyen çok sayıda meselesi ve hayata geçirilmesi gereken önemli yatırımları var. Sulama projelerimiz, barajlarımız, sanayi yatırımlarımız ve ulaşım altyapımız bunların başında geliyor.
Gölbaşı-Besni-Tut-Adıyaman Merkez-Kahta güzergâhını kapsayan demiryolu projesi de şehrimizin geleceği açısından büyük önem taşıyor. Bu projenin tamamlanması, yalnızca ulaşımı kolaylaştırmakla kalmayacak; sanayi, ticaret, tarım, turizm ve istihdam açısından da yeni fırsatlar oluşturacaktır.
Öte yandan mevcut organize sanayi bölgelerimizin gelişmesi, Örenli ve Kuyulu Yeşil Organize Sanayi Bölgelerinin tamamlanarak faaliyete geçmesi, Adıyaman'ın ekonomik geleceğini değiştirebilecek önemli adımlardır.
Benim üzerinde durduğum temel hedeflerden biri, mevcut organize sanayi bölgelerimizin büyümesi ve planlanan yeni sanayi yatırımlarının hayata geçmesiyle birlikte Adıyaman’da uzun vadede ulaşılacak 75 bin kişilik istihdam kapasitesine varmasıdır.
Bu hedefin önemli dayanaklarından biri, Örenli Organize Sanayi Bölgesi için öngörülen 20 bin, Kuyulu Yeşil Organize Sanayi Bölgesi için öngörülen 30 bin kişilik istihdamdır. Mevcut organize sanayi bölgelerinin gelişmesi, diğer yatırımların devreye girmesi ve demiryolu projesinin tamamlanmasıyla oluşacak ekonomik hareketlilik de bu hedefin tamamlayıcı unsurlarıdır.
Elbette bunlar bugün gerçekleşmiş istihdam rakamları değil, yatırımların tamamlanmasına ve üretime geçmesine bağlı uzun vadeli hedeflerdir. Ancak doğru planlama, güçlü yatırım iradesi ve kararlı bir çalışma ile bu hedeflere ulaşmak mümkündür.
Peki, önümüzde böyle bir potansiyel varken önceliğimiz yeni idari sınırlar oluşturmak mı olmalı, yoksa elimizdeki ekonomik potansiyeli harekete geçirerek üretimi ve istihdamı artırmak mı?
Bence önceliğimiz bellidir: Önce mevcut yatırımlarımızı tamamlamalı, üretim kapasitemizi artırmalı ve şehrimizin ekonomik gücünü büyütmeliyiz.
Çünkü yeni bir il kurmak tek başına işsizliği azaltmaz, sanayiyi geliştirmez, sulama projelerini tamamlamaz ve demiryolunu şehrimize getirmez. Bunları gerçekleştirecek olan; yatırım, üretim, planlama ve ekonomik kalkınmadır.
KAHTA'NIN İL OLMASI YALNIZCA İKİ ŞEHRİN AYRILMASI DEĞİLDİR
Kahta’nın il olması ihtimalini değerlendirirken gözden kaçırılmaması gereken bir başka önemli konu da bu değişikliğin Adıyaman’ın diğer ilçeleri üzerindeki olası etkileridir.
Kahta’nın il statüsüne kavuşması durumunda Samsat, Sincik ve Gerger ilçelerinin de yeni idari yapılanma kapsamında Kahta’ya bağlanması ihtimali gündeme gelebilir. Elbette bu konuda kesinleşmiş bir karar veya açıklanmış nihai bir idari düzenleme bulunmuyor. Ancak böyle bir ihtimalin doğurabileceği sonuçları bugünden değerlendirmek gerekir.
Böyle bir değişiklik gerçekleşirse mesele yalnızca Adıyaman merkez ile Kahta’nın ayrılması olmaktan çıkar. Adıyaman’ın coğrafi bütünlüğü, nüfus yapısı, ekonomik ilişkileri, kamu hizmetlerinin dağılımı ve geleceğe yönelik kalkınma planları da yeniden şekillenir.
Samsat, Sincik ve Gerger’in de farklı bir idari yapıya bağlanması, bu ilçelerimizin Adıyaman merkezle olan mevcut ilişkilerini ve ortak kalkınma planlarını etkileyebilir. Adıyaman’ın yıllardır birlikte oluşturduğu ekonomik ve sosyal bütünlükte önemli bir değişim yaşanabilir.
Ayrıca yeni bir il kurulması, yeni kamu kurumlarının ve idari birimlerin oluşturulmasını gerektirir. Valilik, emniyet, adliye, müdürlükler, hizmet binaları, personel, araç, bakım, işletme ve diğer idari giderler yeni bir kamu harcaması alanı oluşturacaktır.
Bütün bu giderleri tek tek sıralamaya veya bugünden kesin bir maliyet hesabı yapmaya gerek görmüyorum. Ancak şu soruyu sormak gerekir: Yeni idari yapılanmanın oluşturacağı mali yük, bölgeye sağlayacağı ilave ekonomik ve sosyal faydayla karşılaştırıldığında gerçekten gerekli ve verimli midir?
Elbette kamu hizmetlerine erişimin kolaylaşması ve yerel yönetim kapasitesinin güçlenmesi önemli kazanımlardır. Fakat bu kazanımların, mevcut kaynakların daha verimli kullanılması ve ortak kalkınma hedeflerinin korunmasıyla da sağlanıp sağlanamayacağı araştırılmalıdır.
YENİ BİR İL YERİNE BÜYÜKŞEHİR HEDEFİ
Benim Adıyaman ve Kahta için üzerinde düşünülmesini önerdiğim alternatif, ayrışmak yerine birlikte büyümek ve uzun vadede büyükşehir hedefini gündeme almaktır.
Adıyaman’ın mevcut ilçeleriyle idari ve ekonomik bütünlüğünü koruyarak gelişmesi, sanayi yatırımlarını artırması, ulaşım ağını güçlendirmesi ve istihdam kapasitesini büyütmesi hâlinde gelecekte çok daha güçlü bir şehir hâline gelmesi mümkündür.
Öngördüğüm 75 bin kişilik istihdam hedefinin gerçekleşmesi, yalnızca çalışan sayısının artması anlamına gelmeyecektir. Yeni iş imkânlarıyla birlikte nüfusun artması, göçün azalması, şehre yeni ailelerin yerleşmesi, konut ve hizmet sektörlerinin gelişmesi, ticaretin canlanması ve sosyal hayatın hareketlenmesi de beklenebilir.
Bu ekonomik gelişmenin sağlayacağı nüfus artışı ve şehirleşme süreciyle Adıyaman’ın uzun vadede 800-900 bin nüfus seviyelerine ulaşmasını bir hedef olarak görüyorum. Böyle bir nüfus ve ekonomik kapasiteye ulaşılması, büyükşehir olma hedefinin de daha ciddi biçimde değerlendirilmesine imkân sağlayabilir.
Elbette büyükşehir olmak yalnızca nüfusun artmasıyla gerçekleşecek bir durum değildir. Bunun hukuki, idari, mali, altyapısal ve kurumsal şartları vardır. Bu nedenle büyükşehir hedefi bugünden başlayarak planlanmalı; nüfus artışı, belediye hizmetlerinin kapasitesi, ulaşım, altyapı, çevre düzeni, eğitim, sağlık ve ekonomik gelişme birlikte ele alınmalıdır.
Burada önemli bir ayrıntıyı da gözden kaçırmamalıyız: Kahta’nın ve muhtemel olarak Samsat, Sincik ve Gerger’in Adıyaman’dan ayrılması, Adıyaman’ın nüfus ve ekonomik büyüklüğünü doğrudan etkileyecektir. Dolayısıyla Adıyaman’ın büyükşehir olma hedefi açısından da bu ayrışmanın sonuçları dikkatle hesaplanmalıdır.
Bir tarafta mevcut ilçeleriyle bütünleşerek nüfusunu, üretimini ve ekonomik gücünü artırmaya çalışan bir Adıyaman; diğer tarafta idari sınırları değişmiş, ortak kalkınma planlarını yeniden oluşturmak zorunda kalabilecek bir Adıyaman olacaktır. Bu iki ihtimalin gelecekte ortaya çıkaracağı sonuçları karşılaştırmadan karar vermek doğru olmaz.
Benim önerim, Adıyaman ve Kahta’nın birbirinden eksilerek değil, birlikte güçlenerek büyümesidir. Büyükşehir hedefini de bu ortak kalkınma anlayışı içinde, hukuki ve ekonomik şartları dikkate alarak değerlendirmeliyiz.
AYRIŞMAK YERİNE ORTAK GELECEĞİMİZİ BÜYÜTELİM
Kahta’nın il olma isteğine saygı duyuyorum. Kahta’nın gelişmesini, büyümesini ve daha fazla yatırım almasını elbette isterim. Ancak Kahta’nın gelişmesi için Adıyaman’dan ayrılması şart mıdır? Adıyaman’ın büyümesi için Kahta’nın ayrı bir il olmasına gerek var mıdır? Bu soruları samimiyetle tartışmalıyız.
Bugün Adıyaman’ın da Kahta’nın da ihtiyacı olan şey daha fazla üretim, daha fazla yatırım, daha fazla istihdam ve daha güçlü bir ekonomik yapıdır. Bu hedeflere ulaşmak için birbirimizle rekabet etmek yerine güçlerimizi birleştirmeliyiz.
Öncelikle sulama ve baraj projelerimizi tamamlamalı, demiryolu projemizi hayata geçirmeli, mevcut organize sanayi bölgelerimizi geliştirmeli, Örenli ve Kuyulu Yeşil OSB’lerimizi üretime kazandırmalıyız. Gençlerimize iş imkânı sağlayacak, insanımızın doğduğu yerde yaşamasına ve geleceğini burada kurmasına imkân verecek ekonomik zemini oluşturmalıyız.
Yeni bir il kurmanın getireceği idari ve mali yüklerle birlikte, ayrışmanın Adıyaman’ın nüfusuna, ekonomik gücüne ve uzun vadeli büyükşehir hedefine etkilerini de hesaba katmalıyız.
Belki bugün il olmayı konuşuyoruz ama asıl konuşmamız gereken, on yıl, yirmi yıl sonra Adıyaman’ın ve Kahta’nın nasıl bir ekonomik ve sosyal yapıya sahip olacağıdır.
Benim tercihim; yeni idari sınırlar çizerek birbirimizden uzaklaşmak değil, ortak yatırımlarla birbirimize güç katmak, üretimi ve istihdamı artırmak, geleceğe birlikte yürümektir.
Çünkü şehirleri büyüten yalnızca unvanları ve idari statüleri değildir. Şehirleri büyüten üretimdir, yatırımdır, istihdamdır, güçlü altyapıdır ve ortak hedefler etrafında birleşebilen insan iradesidir.
Ayrışmayı değil kalkınmayı, yeni sınırları değil ortak geleceğimizi konuşalım. Adıyaman ve Kahta olarak birbirimizden eksilerek değil, birbirimize güç katarak büyüyelim.
m.emindanis@hotmail.com