Adıyaman Haber
HV
07 EKİM Çarşamba 01:14

Besni Neden Geriliyor? Elimizde Bu Kadar Değer Varken…

Mehmet Emin Danış
Mehmet Emin Danış
Giriş Tarihi : 06-10-2026 11:05

 

Bana göre Besni'nin en büyük problemi potansiyelsizlik değil, potansiyelin yeterince organize edilememesi.

Besni'yi yalnızca nüfus rakamları üzerinden değerlendirmek, ilçenin bugün yaşadığı değişimi anlamaya yetmez.

Bir tarafta tarihi, kültürü, eğitimi, tarımı, gastronomisi ve üretim geleneğiyle son derece güçlü bir Besni var. Diğer tarafta ise nüfusunu korumakta zorlanan, özellikle gençlerini eğitim ve iş imkânları nedeniyle başka şehirlere gönderen ve geçmişte sahip olduğu bazı ekonomik değerleri kaybeden bir ilçe gerçeğiyle karşı karşıyayız.

İşte benim dikkat çekmek istediğim mesele tam olarak burada başlıyor:

Bunca değere sahip bir Besni neden olması gereken yerde değil?

Bu soruyu sormak karamsarlık değil; Besni'nin geleceğine sahip çıkma çağrısıdır.

BESNİ'NİN ELİNDEKİ DEĞERLERİ BİR DÜŞÜNELİM

Besni, Güneydoğu Anadolu ile Akdeniz arasında önemli bir geçiş noktasında bulunuyor. Verimli toprakları, güçlü tarımsal üretimi ve kendine has ürünleriyle önemli bir ekonomik potansiyele sahip.

Besni üzümü, Besni kavunu ve bölgenin önemli Antep fıstığı üretim merkezlerinden biri olması, ilçenin tarımsal kimliğinin başlıca unsurları arasında.

Fakat Besni'nin potansiyeli yalnızca tarımla sınırlı değil.

Besni mutfağı da başlı başına bir değer. Besni Tavası, üzümü, pekmezi, pestili ve yöresel yemekleriyle ilçenin gastronomi açısından değerlendirilmesi gereken ciddi bir zenginliği bulunuyor.

Dünyanın farklı bölgelerinde şehirler tek bir ürününü, yemeğini veya üretim geleneğini markalaştırarak turizm ve ticaret alanında önemli ekonomik değerler oluşturabiliyor.

O halde bizim de sormamız gerekiyor:

Besni'nin sahip olduğu bu değerler neden aynı ekonomik hikâyenin parçaları haline gelemiyor?

DÜNYADA TEK EĞİTİM BAYRAMI BESNİ'DE

Besni'nin en önemli farklılıklarından biri ise eğitim alanındaki güçlü geleneği.

Dünyada başka bir örneği bulunmadığı ifade edilen Eğitim Bayramı'nın Besni'de gerçekleştiriliyor olması, ilçenin eğitime verdiği önemin en güçlü göstergelerinden biri.

Bu gelenek, sıradan bir etkinlikten çok daha fazlasını ifade ediyor.

Besni'nin hayırseverleri, eğitim kurumları, öğretmenleri ve eğitimcileriyle oluşturduğu güçlü bir eğitim kültürü var.

Bir ilçenin en büyük sermayesi yalnızca toprağı veya fabrikası değildir.

İnsandır.

Üstelik Besni, Ali ve İbrahim Erdemoğlu kardeşler başta olmak üzere Erdemoğlu Ailesi'nin yanı sıra çok sayıda hayırsever iş insanına sahip. İlçenin gelişimine yönelik birçok projenin hayata geçirilmesinde ekonomik kaynak açısından önemli imkânlar bulunuyor.

Böyle bir tablo karşısında şu soru daha da anlamlı hale geliyor:

Eğitime bu kadar önem veren, hayırseverlik geleneği bu kadar güçlü olan Besni'de yetişen gençler neden geleceklerini çoğu zaman başka şehirlerde arıyor?

Bu sorunun cevabını bulmak zorundayız.

HALICILIKTAN BUGÜNE…

Besni'nin geçmişi bu soruyu daha da önemli hale getiriyor.

Bir dönem bölgenin halıcılık ve kilim sektörünün önemli merkezlerinden biri olan Besni, bu alanda ciddi bir ekonomik ve kültürel birikime sahipti.

Halı ve kilim yalnızca birer ürün değildi.

Kadın emeğiydi, aile ekonomisiydi, istihdamdı, ustalıktı ve kültürdü.

Besni'nin adını farklı coğrafyalara taşıyan ekonomik değerlerden biriydi.

Bugün ise bu sektörün geçmişteki canlılığından söz etmek giderek zorlaşıyor.

Bu bize şehirlerin yalnızca nüfus kaybetmediğini gösteriyor.

Şehirler ekonomik kimliklerini de kaybedebilir.

Bir sektör geriler, bir meslek unutulur, bir üretim geleneği zayıflar ve bir ürün markalaşamadan kaybolursa bunun etkisi yalnızca ekonomik olmaz; şehrin sosyal dokusuna da yansır.

BESNİ'NİN SORUNU SADECE İŞSİZLİK Mİ?

Bugün Besni'de küçük sanayi, Organize Sanayi Bölgesi, tarım, hayvancılık, ticaret, gastronomi ve turizm açısından değerlendirilebilecek tarihi-kültürel değerler bulunuyor.

Buna rağmen şu soruların cevaplarını aramak zorundayız:

Neden nüfusumuz istediğimiz ölçüde büyümüyor?

Neden gençlerimiz Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa, Kahramanmaraş ve büyükşehirlere gidiyor?

Bunu yalnızca “Besni'de iş yok” diyerek açıklamak mümkün değil.

Belki iş var ama istenilen nitelikte değil.

Belki ücretler yetersiz.

Belki kariyer imkânları sınırlı.

Belki eğitimli gençler kendi mesleklerine uygun çalışma alanı bulamıyor.

Belki kadınların çalışma hayatına katılımı yeterli düzeyde değil.

Belki gençlerin ilçede kalması için sosyal ve kültürel imkânlar yeterince güçlü değil.

Bunların her biri ayrı ayrı araştırılmalı.

Çünkü mesele artık yalnızca iş yaratmak değil, insanı ilçede tutabilecek bir yaşam ve gelecek ortamı oluşturmak.

MESELE SADECE FABRİKA KURMAK DEĞİL

Bir ilçenin kalkınmasını yalnızca fabrika sayısıyla ölçmek eksik bir değerlendirme olur.

Bir fabrika açılır, insanlar çalışır ve üretim gerçekleşir. Ancak çalışanların bir bölümü Besni'de yaşamıyorsa veya birkaç yıl sonra daha iyi imkânlar için ilçeden ayrılıyorsa, oluşturulan istihdamın nüfusa ve şehir hayatına etkisi sınırlı kalır.

Bu nedenle Besni'nin artık “istihdam yaratma” ile “insanı ilçede tutma” arasındaki farkı konuşması gerekiyor.

Genç bir insan için iş kadar konut, eğitim, sağlık, sosyal hayat, kültür, spor, ulaşım, kariyer ve gelecek umudu da önem taşıyor.

BESNİ MARKALARINI NEDEN BÜYÜTEMİYOR?

Besni üzümünü, kavununu, Antep fıstığını, pekmezini, pestilini ve yöresel mutfağını düşünelim.

Tarihimizi ve Eğitim Bayramı'nı düşünelim.

Bunların her biri tek başına ekonomik değer oluşturabilecek unsurlar.

Peki, bunları tek bir Besni markasının parçaları haline getirebiliyor muyuz?

Gastronomi turizmi oluşturabiliyor muyuz?

Üreticiyi doğrudan tüketiciyle buluşturabiliyor muyuz?

Yöresel ürünlerimizi ulusal ve uluslararası pazarlara taşıyabiliyor muyuz?

Eğitim Bayramı'nı Besni'nin eğitim kimliğiyle bütünleşen daha geniş bir kültür ve turizm değerine dönüştürebiliyor muyuz?

Bu soruların her biri aslında aynı noktaya çıkıyor:

Elimizde değer var. Fakat bu değerleri ortak bir kalkınma modeline dönüştürebiliyor muyuz?

POTANSİYEL VAR, FAKAT ORGANİZASYON EKSİK

Ben Besni'de kullanılmayan ciddi bir potansiyel görüyorum.

Burada artık daha açık konuşmamız gerekiyor.

Besni'yi kalkındırmakta görev üstlenen seçilmiş ve atanmış yöneticilerin başarısını yalnızca yaptıkları çalışmaların sayısıyla değil, ilçenin mevcut imkânlarını ne ölçüde harekete geçirebildikleriyle değerlendirmeliyiz.

Bir makamda bulunmak veya bir görevin sorumluluğunu taşımak tek başına yeterli değildir.

Önemli olan, o görevin verdiği imkânları azami ölçüde kullanabilmek, kurumları ortak hedef etrafında birleştirebilmek ve sonuç üretebilmektir.

Bugün Besni'nin ihtiyacı da tam olarak budur.

Tarımı sanayiyle, sanayiyi eğitimle, eğitimi istihdamla, gastronomiyi turizmle ve kültürel mirası ekonomik değerle buluşturabilecek ortak bir irade ve uzun vadeli bir plan.

Bence sorun potansiyelsizlik değil.

Potansiyelin yeterince organize edilememesi.

BU YAZININ AMACI SUÇLAMAK DEĞİL, HESAPLAŞMAK DA DEĞİL

Bu yazıyı herhangi bir kişiyi veya kurumu hedef göstermek için kaleme almıyorum.

Ama sorunlarımızı görmezden gelmenin de Besni'ye fayda sağlamayacağına inanıyorum.

Yetkililerin, iş insanlarının, eğitimcilerin, sivil toplum kuruluşlarının, akademisyenlerin, gazetecilerin ve bütün Besni sevdalısı aydınların bu mesele üzerinde düşünmesi gerekiyor.

Artık şu soruların cevabını birlikte aramalıyız:

Nüfusumuz neden azalıyor?

Gençlerimiz neden gidiyor?

Gidenlerin ne kadarı geri dönüyor?

Hangi sektörlerde büyüme sağlayabiliriz?

Hangi mesleklerimizi kaybediyoruz?

Gençlerimize hangi yeni iş alanlarını açabiliriz?

Sanayi ile eğitim arasında nasıl daha güçlü bir bağ kurabiliriz?

Tarım ürünlerimizi nasıl markalaştırabiliriz?

Gastronomimizi nasıl turizme dönüştürebiliriz?

Kızılin’den turizm açısından nasıl faydalanırız?…

Eğitim Bayramı'nı Besni'nin ekonomik ve kültürel markalarından biri haline nasıl getirebiliriz?

Bunlar artık ertelenmemesi gereken sorular.

BESNİ'NİN KAYBEDECEK ZAMANI YOK

“Eskiden halıcılık vardı.”

“Eskiden kilim vardı.”

“Eskiden ticaret daha canlıydı.”

“Eskiden herkes Besni'de kalıyordu.”

Geçmişi hatırlamak önemli ama yalnızca geçmişe bakarak geleceği kuramayız.

Asıl soru:

Yarın ne yapacağız?

Kaybettiğimiz ekonomik değerlerin bir bölümünü yeniden canlandırabilir miyiz?

Yeni sektörler oluşturabilir miyiz?

Gençlerimize yalnızca iş değil, gelecek sunabilir miyiz?

Besni'nin tarımını, sanayisini, eğitimini, gastronomisini ve turizmini aynı kalkınma planında buluşturabilir miyiz?

Bence artık bu soruların yüksek sesle sorulmasının zamanı geldi.

BESNİ'Yİ YENİDEN DÜŞÜNMELİYİZ

Besni'nin elinde pek çok ilçenin sahip olmadığı değerler var.

Bu değerlerin tamamını bir araya getirdiğimizde, yalnızca bölgesinde değil, çok daha geniş bir coğrafyada örnek gösterilebilecek bir kalkınma modeli oluşturabilecek potansiyelimiz bulunuyor.

Bu nedenle Besnililere sesleniyorum.

Besni'nin gelişmesinden fayda sağlayacak komşu ilçelere sesleniyorum.

Besni'nin varlığından güç alarak bölgesel kalkınma için atağa geçme potansiyeline sahip Adıyamanlılara sesleniyorum:

Elimizde bütün bu değerler varken nüfus kaybediyorsak, artık dönüp “Neyi eksik yapıyoruz?” diye sormamız gerekiyor.

Belki Besni'nin yeni bir yatırımdan önce yeni bir kalkınma fikrine ihtiyacı var.

İnsanı merkeze alan, gençleri ilçede tutan, üretimi markalaştıran, eğitimi ekonomiye bağlayan, tarımı sanayiyle buluşturan, gastronomiyi turizme dönüştüren ve geçmişteki üretim kültürünü geleceğin ekonomik modeliyle yeniden buluşturan bir fikir…

Çünkü mesele yalnızca Besni'nin nüfusunun kaç kişi olduğu değildir.

Asıl mesele şudur:

Besni, sahip olduğu bütün bu değerlerle birlikte neden olması gereken yerde değil?

Bu soruyu bugün sormazsak, yarın daha zor sorabiliriz.

Ben bu yazıyla bir tartışma başlatmak ve Besni sevdalısı herkesi bu sorunun etrafında düşünmeye davet etmek istiyorum.

Çünkü Besni'nin gerilemesini kader olarak kabul etmek zorunda değiliz.

Besni'nin geçmişi bize üretmeyi öğretti.

Eğitim geleneğimiz bize geleceği düşünmeyi öğretti.

Şimdi ikisini yeniden bir araya getirme zamanı.

Ve önümüzde bunun için önemli bir fırsat var.

24-27 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenmesi planlanan Besni Eğitim Bayramı'nda yetkililerin, eğitimcilerin, iş insanlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve Besni sevdalılarının bir araya gelmesi; yalnızca bir bayram programının değil, Besni'nin geleceğine ilişkin ortak bir arayışın başlangıcı olmasına vesile olabilir.

Belki de bu kez Eğitim Bayramı'nda yalnızca geçmişte eğitime yaptığımız katkıları konuşmayalım.

Besni'nin geleceğini de birlikte konuşalım.

m.emindanis@hotmail.com

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI 30 Bin İşsiz İçin 30 Bin Kişilik Fırsat: Kuyulu OSB Işıldayan Gençlik Türkiye’nin Ufkunu Aydınlatıyor 17 Değil, 170 Yıl da Geçse "Bekleyeceğiz!" Görmezden Gelinen İyilik: Bir Fidan Meselesi İğne Kendimize, Çuvaldız Topluma… Farkında mısınız depremden gazeteciler de etkilendi! Besni’de “Çınarlara Vefa” Projesi Gönülleri Isıttı Biz'in anlamını bilenler; Sıra bize gelmedi mi? Kadınlar Günü Mesajları ve Samimiyet Artık, Savaş Değil Sağduyu Kazanmalı!.. Bebeğine Aptamil ve Bebelac Veren Anneler Dikkat! Artık, Savaş Değil Sağduyu Kazanmalı!.. Deprem Konutu Almayan Yerinde Dönüşümcüler Ne Olacak? Allah Ali Yerlikaya ve Ekibinden Razı Olsun! Acıları Hatırlayalım Ama Acımızı Deşmeyelim Şiir Severler İçin Bir Deneme: ÖZLEM Depremin Etkisi Psikolojimizi Bozdu; Tedavi olmalıyız! Bir Uğruna Onlara Karıştık, Onlardan Olduk! Bakalım Sayın Erdoğan'a Taleplerimiz İletilecek Mi? Adıyaman Tarımda Deneme Pilot Bölgesi Haline Geldi! Vay, Besni Sana Ne Olmuş? LAY LAY LOM... GÖZÜMÜ YOL ÇEKİYOR... BURAK (NESİMİ) BİNZET... Bir Süre Yazmayacağım... Batsın Gastronomi Turizminden Adıyaman'ın Beklentileri Üzerine... Lider tamam da, ya kadro? AGSD'nin Çalıştayında Biz Bize Konuştuk... Hesabım Cennete Kaldı Mesele Parayla Alakalı Değil... Görülen Köy Yakındır... Benim Bir Fidanım Var... Değiştirilmiş Fıkra... Ziyaret Programlı Adaylık… Bölge Müdürünün Vedası Kullanılmış Düşünceler Kimse Kimsenin Gazeteciliğini Yargılamasın... İyiliğin ve Kötülüğün Ölçüsü Tekrar; Samsat'ın Su Bekleyen Tarlaları... Miras... Uyarı-Yorum... Şu Projenin Güzelliğine Bakın! Dündü... Vazgeçmek İstiyorum... Duydum ki sebep arıyormuşsunuz… Sayınlarımız, Sizi Katipleriniz Yok Ediyor Zararlı Alışkanlıklarla Mücadeleye Siz de Katılın... Fatma Şahin ve Hilmi Güler nasıl yapıyor? Doğamızı Korumak İnsanlık Görevimizdir!.. Ve Kuraklık Kapımıza Dayandı! Aklımızla Oynuyorlar Göbeklitepe'yi Kimler Kurdu? Memleket Dediğin Doğaüstü Bir Olay Olayların Zaman Kipiyle Yorumu... Hesap Çay Adıyamanlıların Bankalarda 48 Milyar Lira Faizli Parası Varmış... Kadir Abim Gibi... İnsanlığı Uygarca Katlediyorlar! Bilenleri kıskanıyorum... Elimizdekilerin Kıymetini Bilmek Gerek İnsanlar Niye Böyle Açgözlü Davranıyor? Bugün Endişeliyim!... Dönmeyeceğinizi Mi Sandınız? Karadeniz-Akdeniz Yolunun Önemi.. Gelmeyin Le Gelmeyin... Patpatla Trafiğe Çıkılmaz! Tıkladığımız Yerden Tıklanıyoruz.. Neden Fındığı Biz Üretirken, Parayı Başkası Kazanıyor? Gelmeyin Le, Gelmeyin!.. Adıyaman’da İntihar Girişimleri Yine Artmaya Başladı! Efsanelerin Krallığı, Nemrut.. Sokak Köpekleri Neden Saldırganlaştı? Nerede Hata Yaptık Diyen Hocama... Afet Durumunda Sakin Olunmalı! Tüm Valiliklere Açık Dilekçe... Yolcu, Güle Güle (Kahtalı Mıçe) Vakıf Deniz Suyunun Çekilmesinin Depremle İlişkisi... Yolcu, Güle Güle! (Kahtalı Mıçe) Ünye, Dünkü Çocuklarını Andı... Adıyamanın Tadı-Tuzu Gitti! Karadeniz’deki Küçük Kuş Türlerini Kaybettik Kruvaziyer Gemiler Ordu’dan Vaz Mı Geçti? Ezdirmemek Bu Mu? 6 Şubat'ı Anmak Başka Depremleri Önlemez! Birlikte Kazanılan Unvan: Spor Şehri Ordu! Şen Olasın Demekle Şenlenecekse.. Ordu’nun Kaç Milletvekili Var? Geleceğin Başkanı Emir Sina Argan… Suç Mu? “Dinden Beslenen Şah ve Şeyh/Sultanlar” Bir Gün Çıktım Sokağa Uygularsanız Formül Basit Bazı Fidanlar Geç Büyür Ama Meyvesi Tatlı Olur… Nemrut Dağı Turizmine Zam Konusunda... Öyle Bir Zaman Ki, Düşman Başına... İş Ahlakında Geldiğimiz Duruma Bakın! Belediyeler Milli Kalkınmanın Temeli Olmalıdır! Sumak Tadında Adıyaman’da Biz Hep Uzağa Bakarız Kobilerimizi Ortak Projelerde Birleştirelim 2023 Seçiminin Bir Başka Önemi...
Marka Flower Çiçekçi