Komutan Yahya Sinvar’ın Şehadeti

Sait Ali Ekinci

20-10-2024 14:51

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla
Hepimizin bildiği gibi, şehadet, İslam’ın yüce değerlerinden biridir. Allah yolunda canını feda eden bir mü’minin ulaştığı en yüksek mertebe, şehitliktir. Rabbimiz Kur'an-ı Kerim’de şöyle buyurur:
"Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis, onlar diridirler; Rableri katında rızıklanmaktadırlar."
(Ali İmran, 169)
Bugün, İslam ülkeleri liderlerinin ihaneti ve uluslararası sistemin çabasıyla Siyonistler tarafından orantısız güç dengeleriyle insanlık dışı bir şekilde Allah yolunda şehit düşen Komutan Yahya Sinvar’ın hayatına ve mücadelesine odaklanıyoruz. O, Filistin topraklarının özgürlüğü için canını ortaya koyan, ümmetin izzetini korumak için mücadele eden, zalime karşı dimdik duran mücahit bir komutandı.
Yahya Sinvar’ın şehadeti, bizlere bir kez daha şunu hatırlatıyor: Müslümanlar, adalet ve özgürlük yolunda hiçbir zaman zalime boyun eğmez. Yahya Sinvar, hayatını Allah yolunda mücadeleye adamış, halkının bağımsızlığı ve onuru için büyük bedeller ödemiş bir liderdir. Onun şehadeti, bizlere bir görev yüklemektedir. Bu görev, Allah yolunda mücadeleden geri durmamak, zalimlere karşı hakkı ve adaleti savunmaya devam etmektir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurmuştur: "Cennet kılıçların gölgesi altındadır."
(Buhari, Cihad 21)
Yahya Sinvar da cennetle müjdelenmiş mücahitlerden biridir inşallah. Şehitler, sadece canlarını feda etmekle kalmaz, aynı zamanda arkalarında bıraktıkları mücadele ruhuyla da insanlara cesaret verirler.
Değerli Müslümanlar,
Yahya Sinvar’ın şehadeti, bize şu önemli dersleri öğretmektedir:
1.    İmanla Mücadele Etmek: Yahya Sinvar, tüm hayatını imanının gereği olarak, zalimlere karşı mücadele etmekle geçirmiştir. Bizler de imanımızın bir gereği olarak haksızlığa karşı durmalı, adaletin yanında olmalıyız.
2.    Vahdet: Sinvar’ın mücadelesi, yalnızca Filistin halkı için değil, tüm Müslümanlar için bir birlik ve beraberlik mesajıdır. Ümmetin her ferdinin omuz omuza vermesi, zalimlere karşı en büyük güçtür. Vahdet, mezhep holiganlığı yaparak değil Allah yolunca cihad ederek yapılır. Bunun en güzel örneğini tüm liderlerini şehit olarak kazanmış olan Hamas’ın çizgisinde görebiliriz.
3.    Sabır ve Şükür: Şehitlik, sabrın ve şükrün en yüce örneğidir. Şehitler, Allah yolunda sabreder ve mükafatlarını Allah’tan beklerler. Bizler de her zorluğa sabredip şükretmeli, Allah’ın rızasını kazanma yolunda gayret göstermeliyiz.
Yahya Sinvar, bu dünyadan ayrılmış olabilir; ama onun mücadelesi ve bıraktığı miras bizlere emanet. O, Filistin’in özgürlüğü ve ümmetin izzeti için mücadele eden yiğit bir komutan olarak tarihteki yerini aldı. Hasta yatağında değil elinde silahıyla, cihadın tam ortasında hayatını rahmeti rahmana emanet etti. Bizler de onun davasını yaşatmak, şehitlerin izinde yürümek zorundayız. Bu minvalde kamuoyu oluşturma, medya nöbetine sadakat gösterme, mali destek sağlama, bilinç oluşturma çabalarına destek vermeliyiz.
Şunu unutmayalım: Şehitler ölü değildir, onlar Allah katında diridirler. Ve şehadet, biz Müslümanlar için bir son değil, aksine ebedi kurtuluşun bir başlangıcıdır. Onlar kurtuldu, biz kaldık. 
Allah’tan dileğimiz, bizleri de şehitler gibi imanla dolu, adaletin ve hakikatin savunucusu kullarından eylesin. Komutan Yahya Sinvar ve tüm şehitlerimize rahmet eylesin, onları cennetle mükafatlandırsın. Bizleri de onların yolundan ayırmasın.
Amin!

saitali_02@hotmail.com

 
DİĞER YAZILARI Onlar Çocuk, Çocuk 01-01-1970 03:00 Norveç’te Bir Öğretmenler Odası 01-01-1970 03:00 Teşekkürler İyi İnsanlar 01-01-1970 03:00 İrancılık ve İsrailcilik Karşısında Müslüman 01-01-1970 03:00 Norveç’te Öğretmen Öğrenci Veli İletişimi 01-01-1970 03:00 Firavundan Yana Olmak Mı? 01-01-1970 03:00 Batının Amel Defteri: Epstein Dosyaları 01-01-1970 03:00 Müslüman Kürtler Nerede Durmalı? 01-01-1970 03:00 Biraz Benim, Biraz Da Senin Hikayen 01-01-1970 03:00 Kandillere Farklı Bir Yaklaşım 01-01-1970 03:00 Çünkü Bizim Hocamız da Adıyamanlı 01-01-1970 03:00 Dünya Kupası, Deprem ve Gazze 01-01-1970 03:00 Bir Okul Müdürünün Karşısında Böyle Mi Durulur? 01-01-1970 03:00 28 Şubat’ın Gölgesinden Bugünün İmtihanına 01-01-1970 03:00 Cahiliye Zihniyetinin Modern Yüzü 01-01-1970 03:00 Nefret Yönetilebilir Mi? 01-01-1970 03:00 Bilgi Kaynakları Neden Önemli? 01-01-1970 03:00 Irkçılık, Milliyetçilik ve Ümmetçilik 01-01-1970 03:00 GLOBAL SUMUD FİLOSU 01-01-1970 03:00 Kurallar ve Kuralsızlıklar 01-01-1970 03:00 Yetim Çocuğun Hikâyesi: Afganistan 01-01-1970 03:00 Soykırımcı İsrail'in Katlettiği Şehit Gazeteci Meryem Ebu Dakka 01-01-1970 03:00 Norveç’te Bir Mezuniyet Töreni 01-01-1970 03:00 Demokrasi: Doğuda Aşiretler, Batıda Şirketler 01-01-1970 03:00 Ötekilerin Haklarını Savunan İki Türk: Önder ve Göktaş 01-01-1970 03:00 Camiler Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar ve Yanlış Bilinen Doğrular 01-01-1970 03:00 6 Şubat Depreminin Bazı Dersleri 01-01-1970 03:00 Ona Acıdığım İçin Zulmettim 01-01-1970 03:00 Türkiye'deki Müslümanlar Olarak Gazze’deki Kardeşlerimize Destek Olmak 01-01-1970 03:00 Müslümanlardan Allah Razı Olsun 01-01-1970 03:00 Yılın Başı ve Hz. İsa’nın Doğumu Üzerine 01-01-1970 03:00 Sözüm Müslümanlara! 01-01-1970 03:00 İrademizi Terbiye Etmek İçin 01-01-1970 03:00 Ülkemizde Din Eğitimi 01-01-1970 03:00 Hocama Sorularım 01-01-1970 03:00 Sahte Din Ve Sahte Bilim Nasıl Olur? 01-01-1970 03:00