28 Şubatta sınandığımız imtihanda elenenler oldu, alnının akıyla başaranlar oldu. O dönemde kamu görevlisi olup Cuma namazına açıktan gitmek bile bazıları için riskli sayılırdı. Cuma namazına gitmenin meziyet! olduğu günümüzde ise başka şeylerle sınanır olduk. Mal, makam, şöhret, rekabet ve ihtiraslar.
28 Şubatta sınavını iyi verenler ya da o günlerde henüz öğrenci oldukları için zor günleri görmemiş olanlar bu günlerin rehavetiyle kendisi gibi düşünmeyen, kendisine el pençe durmayan ama kendisi ile aynı Camide, aynı safta namaz kılan aynı dinden, imandan olan din kardeşlerini 28 Şubatçılardan daha fazla ezer oldu.
Elindeki kamu gücünü din kardeşine karşı bir sopa olarak kullanır oldu. Camide elini açıp "Beni Affet Allah'ım" diye yalvardığınız Allah ile "Adaletli olun... Bir kavme/gruba olan kininiz sizi adaletsizlikten alı koymasın... Allah emaneti ehline vermenizi, liyakatli olmanızı emreder...Hakkı ayakta tutan adil şahitler olun..." buyuran Allah'ın aynı Allah olduğunu düşünemiyor mu?
Katolikler, Ortodokslara öyle zulmettiler ki Ortodokslar Müslümanları kendi dindaşları olan Katoliklere tercih etmişlerdi. Bu gün de ezilen Müslümanlar, gayri Müslimlerin idaresini (sözde) Müslümanların idaresine tercih etse hakkı değil mi? Nas ve Felak Suresini okurken "İnsanların şerrinden Allah'a sığınırım. Yarattıklarının şerrinden Allah'a sığınırım." diyoruz Bu günkü mealiyle bir de "Kendini Müslüman sananların şerrinden Allah'a sığınırım."
saitali_02@hotmail.com

























