Adıyaman Haber
HV
14 ARALIK Pazar 03:59

Bir Okul Müdürünün Karşısında Böyle Mi Durulur?

Sait Ali Ekinci
Sait Ali Ekinci
Giriş Tarihi : 01-12-2025 10:02

 

Vazife nedeniyle beş yıldır Norveç’te ikamet etmekteyiz. Dört çocuğumuzun okula gitmeleri nedeniyle buradaki eğitim sistemiyle diyalog kurmak durumunda kalıyoruz.

Son olarak anaokulunun müdürünün canla başla çalışması, güler yüzlü ve mütevazı iletişimi dikkatimi çekmektedir. Tanıştığımızda okul müdürü olduğu söylenmese ve Vigilo (Türkiye’deki e-Okul) programında müdür olduğu yazmasa müdür olduğuna kırk şahit getirmeniz gerekir. Okula gelip gittiğinizde hangisi müdür, hangisi öğretmen, hangisi temizlik personeli gerçekten ayırmak çok zor. Müdüre Hanım yeri geliyor çocukları kucağına alıyor, altını değiştiriyor, kapı girişindeki çöplerin temizlenmesine eşlik ediyor. Mesaisi dolup çıkan öğretmenlerin yerine sona kalan çocukların başında bekliyor. Bir sınıftan diğer sınıfa, o koridordan bahçeye, okulun her tarafına Hızır gibi yetişiyor. Onun en az uğradığı oda müdür odası desek yanılmayız. Gerçekten ben hâlâ okul müdürünün odasını bilmiyorum. Elinde bir tane tablet var; herhangi bir yere oturup bir şeyler yazıyor, kalkıp işine kaldığı yerden devam ediyor. O tabletin iş amaçlı olduğunu da tevafukken öğrendim. Çocuğu almaya giderken Vigilo’dan toplu mesaj geldi. Mesajı okuyup içeri girdiğimde Müdüre Hanımın tablet başında olduğunu, bizim çocuğun sınıfındaki herhangi bir masada oturduğunu gördüm. İşi bitince tableti rafa kaldırdı ve çocuklara yardım etmeye devam etti.

Aynı tevazuyu önceki yıl kızımın okuluna gittiğimde de görmüştüm. Okulun bahçesinde müdürün odasının neresi olduğunu sormak için etrafıma bakınıyordum. Hizmetli veya dışarıdan gelen işçi gibi tahmin edeceğim birisi bana yaklaştı. “Hoş geldiniz.” dedi. Ben de teşekkür ettikten sonra “Müdür nerede?” diye sordum. Şaka gibi, “Müdür benim.” demesin mi? Ona derdimi anlattım, beni saygıyla dinledi ve yardımcı oldu.

Yıllar önce Türkiye’de bir ortaokulda 3-4 tane erkek öğrenci, kendi okulunun müdürünü okulun bahçesinde görüp ona bir şey sordular. Müdür çocuklara, “İlk önce bir okul müdürünün karşısında nasıl durulacağını öğrenin bakalım!” dedi. Çocuklara ceketlerinin düğmesini ilikletti ve sonra sorularını cevapladı.

Şimdi merak ediyorum. “Bir kavmin efendisi, onlara hizmet edendir.” hadisini Avrupalı yöneticiler mi okumuş? Yoksa burnundan kıl aldırmayan yöneticilerimiz mi? Makama zorla, baskıyla, mobbing yaparak saygı bekleyen amirciklerimiz mi saygıyı hak ediyor yoksa bu yabancılar mı? Bir makama geldikten sonra sosyal medyadan bir liste dolusu kişiye teşekkür etmeyi borç bilen “atanmış tosuncuklar” mı haktan, hukuktan bahsetmeli; yoksa hak ettiği düşünülen makama getirilen ve kimseye minnet borcu olmayan adanmışlar mı?

Yani kendisine bir şey sorulduğunda ilk önce karşısındakinden kendi makamına, itibarına saygı bekleyip “Bir müdürün karşısında nasıl durulacağını öğretmek” mi; yoksa gelen kim olursa olsun önce muhatabının karşısında saygıyla duran müdürler mi daha insan?

saitali_02@hotmail.com

YORUMLAR
Aslı üşümez 2 hafta önce
Harika bir yazı olmuş ve güzel bir konuya parmak basılmış
Yakup 2 hafta önce
Burada bizim kültürümüzdeki
Zeynep 2 hafta önce
Diline kalemine sağlık kıymetli abim