Adıyaman Haber
HV
16 HAZİRAN Salı 06:00

Yetim Çocuğun Hikâyesi: Afganistan

Sait Ali Ekinci
Sait Ali Ekinci
Giriş Tarihi : 02-09-2025 08:44

 

Bir çocuk vardı…
Küçük yaşta babasını kaybetti, annesinin gözyaşlarıyla büyüdü. Ne zaman başını kaldırsa, yabancı eller onun saçlarını okşar gibi yapıp elinden ekmeğini, cebinden harçlığını alıyordu. O çocuk, Afganistan’dı.
Daha oyun çağındayken üstüne tankların gölgesi düştü. Bir gün Sovyet postalları ezdi sokaklarını, ertesi gün coniler geldi. Her gelen, “sana yardım edeceğim” dedi ama aslında her biri oyunları bozarak, yuvaları yıkarak, aileleri dağıtarak bıraktı. Yetim çocuk oyuncak gibi kullanıldı, itilip kakıldı, darbeler yedi, savaşa sürüklendi. Çocukluğu hiç yaşamadı, sürekli kan, barut ve gözyaşıyla tanıştı.
Diğer yetimlerin aç gezmesi gibi, Afganistan da aç kaldı. Toprakları zengin madenlerle dolu olmasına rağmen, karnını doyuramadı. Çünkü zalimler gelip o madenleri gasp etti; geriye enkazı kaldı. Halkı ekmeğini bulamadı, anneler çocuklarını doyuramadı. Çocuğun ayağında ayakkabı yoktu, ama başkaları onun toprağından çıkarılan zenginliklerle saraylar yaptı.
Okula gitmek istedi, öğrenmek istedi. Ama her defasında kalemi elinden çekip aldılar. Zalimler okulları bombaladılar, hocalarını öldürdüler. Kız kardeşlerine okullarda kirli eller uzandı. Bir yetimin defteri nasıl karalanırsa, Afganistan’ın da hayatı, umudu, geleceği karartıldı. Cahil bırakılan Afganistan değildi; Afganistan hakkında topyekûn insanlık cahil bırakıldı.
Ama yıllar geçti… O yetim çocuk, dayak yiyerek, aç kalarak, hor görülerek büyüdü. Gözyaşlarıyla sulanan topraklarında artık bir delikanlı ayakta duruyor. Zalimler ve işbirlikçileri çekip giderken, arkasında yıkık evler, yoksulluk ve derin yaralar bıraksa da.
Şimdi o delikanlı, yaralı da olsa kendi ayaklarının üzerinde durmaya çalışıyor. Yüzü sertleşmiş, gözleri kararlı. Artık kimsenin oyuncak etmek istediği bir çocuk değil. Kendi yolunu çizmek, kendi kararını kendisi alan bir duruşla. Onun önünde hâlâ uzun ve çetin bir yol var; çok çalışacak, dosta umut, düşmana korku verecek. Yüreğinde içten içe filizlenen bir umut da var: içeride hür, dışarıda bağımsız.
Afganistan, artık emin sokakların, güvenilir caddelerin, korkusuz evlerin ülkesidir. "Artık birilerinin oyuncak etmek istediği bir çocuk değil. Kendi yolunu çizen, kendi kararını kendisi alan bir duruşla. Belki de asıl soru şudur: İnsanlık, özellikle de Müslümanlar bu yetim delikanlının omzuna kardeşçe elini uzatacak mı, yoksa yine yalnız bırakacak mı?
Not: Yazı kaleme alındıktan sonra Afganistan'da deprem meydana geldi. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara ve tüm kardeş Afganistan halkına şifalar diliyorum.

saitali_02@hotmail.com

YORUMLAR
Fatih Pala 9 ay önce
Güzel konu.

Önemli tespitler.

Sahiplenici yakınlık.

Umut verici bir yekinme.



Teşekkür ederiz üstat.
Marka Flower Çiçekçi