Çin'in Uluslararası Arenada Yükselişi ve Süper Güç Olma Süreci

İbrahim Akkaş

11-08-2026 10:00

 

Çin’in uluslararası arenada yükselişi, 1978 yılında lider Deng Xiaoping tarafından başlatılan "Reform ve Dışa Açılma" politikalarıyla başlamıştır. Bu politikayla birlikte nüfus yoğunluğunun yüksek olmasından dolayı ucuz iş gücünden yararlanmak isteyen pek çok şirket, önceden seçilen bölgelerde fabrika açarak ülkenin hızla kalkınmasına katkı sağlamıştır. Çin yönetimi "dışa açılım" politikasında vahşi kapitalizme geçişe de izin vermemiş, devlet planlaması sürmüş, dışa açılacak ve yatırım yapılacak bölgeler önceden belirlenerek önce altyapı inşa edilmiş, sanayi kurulması bu planlamayı izlemiştir. Çin’in küresel dünyaya açılmasıyla beraber ilk olarak üretilen mallar ve ürünler kopyalama ya da fason üretim işlemi yaparken zamanla Çin, taklit ve fason üretimden kendi teknolojisini geliştiren bir ülke konumuna geçmiştir. Böylece Çin, "dünyanın fabrikası" haline gelmiştir.

Ülke, ekonomi ve teknoloji alanındaki gelişmelerle birlikte birçok alanda söz sahibi olmaya başlamıştır. Bunlardan bazıları şunlardır: Bunlardan bazıları lityum batarya üretimi, güneş enerjisi, nadir toprak elementleri işleme teknolojisi ve elektrikli araç üretimidir. lityum batarya ile ilgili olarak yıllarca bu işin lideri Japonya'ydı. Bugün dünyadaki bataryaların yaklaşık %70'inin üretimini Çin yapmaktadır. Aynı şekilde güneş enerjisi kurulu gücü (güneş paneli kapasitesi) bakımından dünyada Çin 1. sırada yaklaşık 1.000 GW'ın üzerinde kurulu güce sahiptir, ABD ikinci sırada 250 GW, Hindistan 3. sırada 120 GW kapasiteye sahiptir. Çin, tek başına dünyanın en büyük güneş enerjisi üreticisidir ve kurulu güneş paneli kapasitesi bakımından diğer tüm ülkelerin önündedir. Dünya genelindeki yeni güneş paneli kurulumlarının önemli bir kısmı Çin'de gerçekleşmektedir. Bu nedenle güneş enerjisi alanında açık ara lider konumdadır.

Nadir toprak elementlerini işleme ve rafine etme kapasitesinde Çin, dünya payının yaklaşık %85-90'ına sahip olarak birinci sırada yer almaktadır. İkinci sırada Malezya, 3. sırada Estonya yer almaktadır. Nadir toprak elementleri bakımından Çin’in 1. sırada yer alması, elektrikli araçlar, rüzgâr türbinleri, telefonlar ve savunma sanayisi için kritik bir tedarikçi konumuna gelmesini sağlamıştır.

Elektrikli araç (EV) üretiminde ülkelerin sıralamasında Çin 1. sırada, ABD 2. sırada, Almanya 3. sırada yer almaktadır. Çin, elektrikli araç üretimi, satışları ve batarya üretiminde dünyada 1. sıradadır. Ayrıca BYD dünyanın en büyük elektrikli araç üreticileri arasında yer alırken, CATL elektrikli araç bataryalarında dünya liderlerinden biridir.

Yine Çin’in söz sahibi olduğu alanlar: 5G ve telekomünikasyon, yapay zekâ (AI), yüksek hızlı tren teknolojisi, drone teknolojisi, elektronik üretimi (telefon, bilgisayar vb.), e-ticaret ve dijital ödeme sistemleri, uzay teknolojileri ve uydu sistemleri, robotik ve otomasyon, rüzgâr türbini üretimi, nadir toprak elementleri işleme teknolojisi, akıllı şehir teknolojileri, yüksek gerilim elektrik iletim sistemleri; bu alanlarda Çin dünyada söz sahibidir.

Tüm bu gelişmeler, Çin'in sadece ekonomik değil, aynı zamanda teknolojik ve siyasi açıdan da güçlü bir ülke olduğunu göstermektedir. Çin'in süper güç konumu, sembolik olarak Dede Korkut hikâyelerindeki isim verme geleneğine benzetilebilir. Dede Korkut hikâyelerinde çocuklara doğdukları anda isim verilmez. Bir kişinin isim alabilmesi için yiğitlik göstermesi, önemli bir başarı kazanması veya toplum için faydalı bir iş yapması gerekir. Bu başarının ardından bilge kişi Dede Korkut, çocuğa uygun bir isim verirdi. Bu benzetmeye göre Çin'in tartışmasız bir süper güç olarak kabul edilmesi için uluslararası sistemi derinden etkileyecek tarihî bir başarı ortaya koyması gerekmektedir. Her ne kadar bazı uzmanlar ABD'nin hâlâ en güçlü küresel aktör olduğunu savunsa da Çin, günümüzde dünya siyasetini ve ekonomisini etkileyen başlıca süper güçlerden biri olarak kabul edilmektedir.

ibrahimakkas_02@hotmail.com

DİĞER YAZILARI Yeni Dünya Düzeni 01-01-1970 03:00 Sokağın Dilinden Ekonomi 01-01-1970 03:00 Türkiye-Ermenistan İlişkileri: Dünü ve Bugünü 01-01-1970 03:00 ABD Müttefik mi? Düşman mı? 01-01-1970 03:00 Kuralsız Bir Dünyaya Doğru 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da İstihbarat Oyunları ve Türkiye 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Güç Dengesi Çin’e Kayarken 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da İsrail İran Savaşı 01-01-1970 03:00 Adıyaman İli Ekonomisinin Sorunları Ve Çözüm Önerileri 01-01-1970 03:00 Beşeri Sermaye ve AR-GE’nin Ekonomiye Katkısı 01-01-1970 03:00 Transatlantik Birliğinin Yıkılışı 01-01-1970 03:00 İslam Felsefesinde Fakirlik 01-01-1970 03:00 Kürt Sorununa Tarihsel Bakış 01-01-1970 03:00 Ülkemizin Döviz Tasarrufu Problemi 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret ve Enflasyon 01-01-1970 03:00 Satranç Oyunu ve Ortadoğu 01-01-1970 03:00 Donald Trump Geliyor: Emniyet Kemerleri Bağlansın 01-01-1970 03:00 Yapay Zeka Çağı ve Türkiye 01-01-1970 03:00 II. Çözüm Süreci Mi? 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Deliğe Yamalı Vergi: Kredi Kartı Vergisi 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Brics’e Üye Başvurusu Doğru Mudur? 01-01-1970 03:00 Hukuk ve Demokrasi 01-01-1970 03:00 Kemal Sunal Klasikleri ve Günümüz Türkiye’si 01-01-1970 03:00