Gazeteci Meryem Ebu Dakka, İsrail'in dün Han Yunus'taki Nasır Tıp Merkezi'ne düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybetti.
Maryem, “Gazze’ye Umut Olalım” isimli derneğimizin de destek verdiği mutfak projesinde, El Cezire aracılığıyla Gazze’deki kıtlık ve insanlık dramını dünyaya duyurmaya çalışan gazetecilerden biriydi. Orada, hem mutfakta çalışanlarla hem de yardım alan insanlarla röportajlar yapıyor, yaşananları tüm çıplaklığıyla aktarıyordu.
Ne yazık ki bugün Gazze’de hiç kimsenin yaşam hakkına saygı gösterilmiyor. İşgal rejimi, kadın, çocuk, yaşlı demeden bombalarını yağdırmaya devam ediyor. Artık sıradanlaşan haberlerde her gün onlarca insanın hayatını kaybettiği, en az bir o kadarının da yaralandığı veya sakat kaldığı bildiriliyor.
Hatırlayacaksınız; 7 Ocak 2015'te Fransa'da yayımlanan Charlie Hebdo dergisine düzenlenen silahlı saldırı, dünya gündemine bomba gibi düşmüş, 12 kişi hayatını kaybetmiş, pek çok kişi yaralanmıştı. Bu olayın ardından başta Fransa olmak üzere tüm dünyada milyonlarca insan sokağa çıkmış, devlet ve hükûmet başkanları art arda “terörle mücadele” mesajları yayımlayarak “Fransa'nın yanında” olduklarını ilan etmişlerdi. Saldırganlar kısa sürede etkisiz hâle getirilmiş, ancak Müslüman oldukları gerekçesiyle pek çok ülkede Müslümanlara yönelik nefret suçları işlenmişti.
Bugünse, İsrail’in neredeyse iki yıldır planlı bir şekilde sürdürdüğü soykırımda 50 binden fazla insan katledilmiş, yüz binlerce insan yaralanmış, 2 milyondan fazla insan yerinden edilmiş ve evsiz bırakılmış durumda. Hayatını kaybedenler arasında 300’e yakın gazeteci de var. Aynı devlet başkanları derin bir sessizliğe bürünmüş durumda. Fransa’ya gösterilen desteğin milyonda biri dahi Gazze için gösterilmedi. İsrail’e yönelik sembolik kınamalar dışında somut hiçbir adım atılmadı.
Demek ki demokrasi, özgürlük ve insan hakları kavramları yalnızca Batılılar için geçerli. Katliamı gerçekleştirenler İsrail ve onun destekçileri olunca, dünya “görmezden, duymazdan, konuşmazdan” gelmeyi tercih ediyor.
Artık herkesin haykırması gerekiyor. Çünkü Gazze’deki zulmü dünyaya duyuran gazeteciler teker teker katlediliyor. Haber alma hakkımız engelleniyor. Yaşanan soykırım sansürlenmeye çalışılıyor. Hepimiz Dün Şehit edilen Meryem gibi Enes El Şerif gibi haykırmaya, onların yere düşen mikrofonlarını devralmaya çalışmalıyız. Yoksa unutulan zulüm tekrarlanır.
saitali_02@hotmail.com