Hristiyan mezheplerine göre Hz. İsa'nın doğumu hakkında net bir tarih üzerinde tam bir fikir birliği yoktur. Bunun temel sebebi, İncil'de Hz. İsa'nın doğum tarihine dair kesin bir bilgi verilmemiş olmasıdır. Ancak çeşitli Hristiyan mezhepleri ve tarihçiler arasında bazı yaygın görüşler vardır.
1. Batı Kiliseleri yani Katolik ve Protestanlara göre Hz. İsa'nın doğumu genellikle 25 Aralık olarak kutlanır. Bu tarih, 4. yüzyılda Roma İmparatorluğu'nda kabul edilmiş ve Noel (Christmas) bayramı olarak gelenekselleşmiştir. Sebebi ise 25 Aralık, o dönemde Roma'da Güneş tanrısı Sol Invictus'un (Yenilmez Güneş) festivaliydi. Hristiyanlık yayılınca, Hz. İsa'nın doğumu bu tarihe denk getirilerek bir anlamda bu pagan geleneği Hristiyanlaştırılmıştır.
Ayrıca, bazı Hristiyan geleneklerine göre, Hz. İsa'nın 25 Mart'ta yani bahar ekinoksunda "mucizevi şekilde" ana rahmine düştüğü düşünülmüş ve bu tarihten dokuz ay sonra doğduğu varsayılmıştır.
2. Doğu Kiliseleri yani Ortodokslara göre Hz. İsa'nın doğumu genellikle 6 Ocak veya 7 Ocak tarihlerinde kutlanır. Sebebi Doğu Hristiyanları, Hz. İsa'nın doğumunu "Epifani Bayramı" (Theophany) olarak adlandırırtarih tarih hem doğumu hem de vaftizini anmak için kullanılır. Gregoryen ve Jülyen takvimleri arasındaki fark nedeniyle bu tarih bazen değişiklik gösterebilir. Örneğin Rus Ortodoks Kilisesi'nde Jülyen takvimine göre 7 Ocak olarak kabul edilir.
3. Bazı Alternatif Görüşler
Bazı Hristiyan araştırmacılar ve tarihçiler, Hz. İsa'nın doğumunun kesin tarihinin bahar (Mart-Nisan) ya da sonbahar (Eylül-Ekim) aylarında olabileceğini savunur. Bu görüş, Luka İncili'nde çobanların koyun otlattığı anlatımlardan yola çıkarak geliştirilmiştir, çünkü kış aylarında çobanların koyun otlatması olağan dışı görülür.
Özetle Katolikler ve Protestanlara göre 25 Aralık, Ortodokslara göre 6-7 Ocak, Farklı görüşlere göre de İlkbahar ya da sonbahar ayları Hz. İsa’nın doğum tarihi olarak kabul edilir.
Bu tarihlerin her biri teolojik ve kültürel anlamlar taşısa da Hz. İsa'nın doğum tarihi hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Milladi yılın 1 Ocak başlangıcı olarak kabul edilmesi, yaygın hegamonik gücün Batı dünyasında olması, medya gücünün de etkisiyle miladi yılbaşı “küresel bir yılbaşı” olarak kutlanmaktadır. Kapitalizm, tüm kesimleri etkisi altına alıp bu günlerde alışveriş ve tüketim çılgınlığı oluşturarak ortak din/ideolojik hayat çatısı altında din ve ulusları birleştirmekte, Başta Gazze olmak üzere tüm mazlumların çığlıklarını bastırmaktadır.
saitali_02@hotmail.com