Adıyaman Haber
HV
14 MAYIS Perşembe 15:11

Ahlak Enflasyonu Tavan Yaptı

İsmail Erdil
İsmail Erdil
Giriş Tarihi : 23-04-2026 13:41

 

Markete giriyorum, içerideki hava ağır. Bir tezgahın önünde duruyorum; domatese bakıyorum, domates bana bakıyor. Sadece bakışıyoruz, alamıyorum. Ama artık mesele domates falan değil; mesele, o etiketi oraya yapıştıran elin titremeyişi. Eskiden cüzdanımız hafiflerdi (boşalırdı), şimdi ruhumuzdan da bir şeyler kopup gidiyor. Sessizce. Kimse fark etmeden.
‎​Biz ne ara birbirimizin kuyusunu kazar olduk? 
‎AHLAK ENFLASYONU diyorum ben buna. Rakamların yukarı tırmanması bir şekilde matematikseldir, günü gelir onu bir yere oturtursun. Ama vicdanların bu kadar ucuzlamasını nasıl açıklayacağız? Aynı çorba ya, aynı su, aynı un... Bir sokakta 80 lira, öbüründe 200. Neyin kafası bu? Neyin hırsı? Serbest piyasa diyerek ağzını yayanlara sormak lazım: Serbestlik, önüne geleni çarpmak mıdır? Be vicdansızlar. 
‎​Adam tatlıcı. Maliyetini topluyorum, işçiliğini koyuyorum, kirasını en üstten hesaplıyorum; taş çatlasın 500 lira. Etikete bakıyorum: 1100. Be hey insaf bilmez, %100 üstü kâr neyin nesi? Berber bir tıraşa 400-500 çekiyor, oto yıkamacı aynı şekil 400-500 yapmış, eve bir usta çağırıyorsun 1000 liradan aşağı ağzını açmıyor. Ve diğerleri de...
‎​Bu artık ticaret değil; bu açık açık "Ben seni enayi yerine koyuyorum ve buna mecbursun." deme hali. Canımı yakan da bu işte. Pahalı olması bir yana, bile bile bir enayi yerine konma hissi midemi bulandırıyor. Şeffaflık yok. Samimiyet çoktan terk etti bu toprakları.
‎Tabii, bir de o meşhur savunma mekanizması var: Esnaf cephesi... "Kiralar arttı, elektrik el yakıyor, yarın bu malı bu fiyata alamam." Söylemi. Tamam, anladık. Korkuyorsun. Evin var, çocuğun var, borcun gırtlakta. Ama bu korku, kapıdan giren komşunu soyup soğana çevirmeni haklı çıkarır mı? Yarın daha da artarsa diye bugünden insanların canına okumak hangi kitabın neresinde yazar?
‎​Eskiden mahalle esnafı bizden biriydi. Kefil olurduk birbirimize. Yüzüne baktığımızda dürüstlüğü görürdük. Şimdi ise dükkana değil, sanki bir pusuya adım atıyoruz. Herkes birbirinin zayıf anını, bilgisizliğini, mecburiyetini kollar olmuş. Sonra o pis, pasaklı cümle dökülüyor dillerden: "Zaten herkes yapıyor."
‎​Benim bittiğim yer burası işte. Amcam derdi ki: "Herkes pisliğini yerse sen de mi yiyeceksin? Unutma, herkesin mezarı farklı olacak. Sen kendine yakışanı yap." Şimdi herkes aynı çukurda debeleniyor ama farkında değil. Herkes yapıyor diye yapılan her haksızlık, toplumsal bir intihardır aslında. Duygular karmakarışık. Bir bakıyorsun esnafa acıyacak gibi oluyorsun, sonra o etiketi görünce öfken tepene çıkıyor. Bu bir etik yorgunluk. Bu bir ruhsal çöküş. 
‎Çözüm mü? Denetimle mi düzelir bu işler? Yoksa esnafın vicdanına bırakalım romantizmiyle mi?
‎​Geçin bunları, geçin. İnsan yarınını göremezse bugünü yağmalar, bu bir gerçek. Ama yağmalarken de insanlığını geride bırakmazsın be kardeşim. Enflasyon parayı eritir, ahlak enflasyonu ise insanı eritir. Bitirir.
‎​Para bir şekilde geri gelir. Piyasalar bir gün durulur. Fiyatlar elbet dengelenir. Peki ya o kırılan güven? Yılların komşuluğunu, esnaflığını üç kuruşluk fırsatçılık rüzgarına savuranlar yarın kimin yüzüne bakacak? Bu gemi batıyor ve biz, yan kamaradaki adamın malını nasıl talan ederiz diye bakıyoruz. İşin aslı bu. Birimiz boğulurken diğeri yüzebileceğini mi sanıyor?
‎​Yazık. Gerçekten yazık. Kırılan o güveni hiçbir kâr marjı, hiçbir döviz kuru onaramayacak.

ismailerdil02@gmail.com

YORUMLAR
Gaffar 3 hafta önce
Bu tür paylaşımlarla duygu yüklü olduğunuzu düşünüyorum. Paylaşımın ve insanlığın yok olduğu günümüzde önümüze ışık tutuyorsunuz kaleminizden mürekkep ruhunuzdan adab ı muaşeret kaybolmasın. Saygılarla
Marka Flower Çiçekçi